logo

2 Temmuz Sivas katliamı lanetlendi

25 yıl önce yaşanan Sivas katliamının anma günü için dün Setbaşından Heykel’e doğru yüründü. 25 yıl önce yapılan katliam, katılımcılar tarafından lanetlendi. Burada yapılan basın açıklamasında aynen şöyle denildi.

Sivas Katliamının üzerinden 25 yıl geçti. Acılarımız ve adalet arayışımız hala devam ediyor. 2 Temmuz 1993 tarihinde; 33 insanımızın, alkışlar ve sevinç naraları eşliğinde, ateşe verilerek katledildiği Madımak katliamının üzerinden 25 yıl geçti. Bu katliam ne hukuken ne de vicdanen aydınlatılıp samimi bir yüzleşme ile aklanmadı. Sivas katliamı davası zamanaşımı bahanesi ile düşürüldü ve “hayırlı uğurlu olsun” dendi. Bizler, “Sivas Katliamında yitirdiklerimizin anılarına sahip çıkmaya devam edeceğiz. “Madımak Utanç Müzesi” oluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Sivas katliamı ile samimi bir yüzleşme gerçekleşinceye kadar da adalet arayışımızı sürdüreceğiz.
Acılarımız sadece Sivas ile sınırlı değil;
Dersim katliamı, 1 mayıs 1977 katliamı, Maraş katliamı , Çorum ve Gazi, Roboski ve Gezi katliamlarını, Suruç ve Ankara gar katliamlarını, Sivas 93’ ü unutmadık unutmayacağız! unutmak ihanettir.
Değerli dostlar;
Maalesef yıllardır aynı şeyleri söylemeye devam ediyoruz. Ülkemiz, insan hak ve hürriyetlerinin hiçe sayıldığı, hak, hukuk ve adaletin askıya alındığı, hukukun birkaç kişinin çıkarlarını korumaktan başka bir fonksiyonunun kalmadığı; “karanlık bir dünya” hayali ile inşa edildiği bir döneme girmiş olması kaygı vericidir. Ülkemizin Yasama, yürütme ve yargı sistemi tek bir elde toplanıp, tekleştirilmiş bir sistem haline gelmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin artık hiçbir anlamı yoktur, hiçbir işlevi yoktur. Aslında AKP’nin de hiçbir anlamı yoktur. Anlamı olan tek yer; israf sarayı ve sarayın çevresidir. Ülkemiz de artık yargı bağımsızlığı diye bir şey yoktur. Yandaş savcı ve hâkimler vardır.
Değerli canlar, yıllar geçti, yüzlerce gazeteci tutuklanmış, belediye başkanları tutuklanmış, milletvekilleri tutuklanmış, akademisyen, öğretmen, binlerce kamu personeli işinden uzaklaştırılmıştır. İnsanlar çeşitli bahanelerle gözaltına alınarak, tutuklanarak topluma gözdağı verilmeye, korku ile toplum sindirilmeye çalışılmaktadır. Ama adalet ise tozlu rafta beklemeye devam etmektedir. Terörle mücadele etme ile temel hak ve özgürlükler birbirine karışmış durumdadır. Bizler; Cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği, barışı, emeği, eşitliği, özgürlüğü ve adaleti bir bütün olarak kazanmak için mücadele etmeye kararlıyız. Bizler, demokratik, bağımsız, eşitlikçi, özgürlükçü, “başka bir Türkiye” özlemi gerçekleşinceye kadar “Adalet” arayışımızı ve mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız.
Değerli dostlar;
24 haziran seçimleri ülkemiz açısından yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Herkes şunu bilsin ki bu ülke 81 milyonun ülkesidir. seçimi kazananlar bu ülkeyi yönetme yetkisi almıştır. Seçimi kazananlar milletin efendisi değil, insanlar da köleleri değil. Seçim ile ülkeye hizmet etme sorumluluğu iktidarlara verilir. Millet iradesine saygı duymak demokrasinin erdemidir. Bizler bu çerçeveden bakarak ülkemize yeni dönemin hayırlı olmasını diliyoruz. Biz aleviler meydanlarda verilen vaatleri hafızamıza not ettik, bundan sonraki süreçte atılacak adımları takip edip sonuçlarını fiili olarak görmek istiyoruz. Acaba bu ülke ayrımcılığa son verip adaletin tesis ettiği bir ülke olacak mı? demokrasi gelişecek mi? eğitim sistemi düzelecek mi? kamu kurumları liyakate mı, yoksa yeni cemaatlere mi teslim edilecek? Cemevleri ile ilgili verilen sözlerin sonucu ne olacak? zaman bizlere bunu gösterecek. Umudumuz bu kaygıların yaşanmaması; kucaklaşan ve barışan, bütünleşen, adaletin oluştuğu bir ülke hayalidir. İnanıyoruz ki bunları başardık mı ülkemiz deki her türlü terörü de yenmeyi başaracağız.
Yaşasın adalet, yaşasın eşitlik ve özgürlük sevdamız, yaşasın haklı mücadelemiz!
Yaşasın halkların kardeşliği!

Etkinlik düzenleme Komitesi adına
Ali ÖZTÜRK
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Bursa Şube Başkanı

Share
178 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+6 = ?