logo

01 Haziran 2022

AÇIKLAMA


İbrahim Sanalp
ibrahim@kestelyore.com

“Laiklik, toplum ve devlet düzeninin, akla ve bilime dayalı olmasıdır. Din-devlet ayrımı ya da din ve vicdan özgürlüğü, bu bütünün birer parçasıdır. Laikliğin ortaya çıkışını zorunlu kılan iki temel neden var. Birincisi, farklı inançtan insanların, barış içinde bir arada yaşamalarını sağlamak… İkincisi, değişen koşullara, aklın ve bilimin ışığında, çözüm arama yolunu açık tutmak.” Ahmet Taner Kışlalı’nın verdiği bilginin, daha anlaşılır olması için açıklama yapmak gerekir.

Toplum ve devlet düzeni, dünya bilgisidir. Dünya bilgisi, akılla sorgulanarak öğrenilir. Dini bilginin ibadet kuralları, inanarak öğrenilir. Dünya bilgisi, dünyanın gözlem yapılarak incelenmesi sonucu öğrenilen bilgi olur. Dini bilgi için, aklı olanın dini vardır, denir. Burada akılsızlık, deli olma durumu olur. İnanmak için de akıllı olmak gerekir. İnanmakta, sorgulama yoktur.

“Din-devlet ayrımı ve din ve vicdan özgürlüğü” ibaresinde: Dini bilgi ve devlet-dünya- bilgisi ayrımı var. Din özgürlüğü, bütün dini inançların eşit olmasıdır. Eşitlik ve özgürlük birbirini tamamlar. Vicdan, bilgiyle oluşur. Kişi, bilgisiyle vicdanına göre, karar verir. Vicdanın oluşmasında, dini bilginin ibadet kuralları ve dünya bilgisinin kuralları, birbirini tamamlar.

Dini bilgi, kendi bilgisini, doğru kabul eder. Başka dini bilgileri ve dünya bilgisini doğru kabul etmez. Dini bilgi, dünya bilgisini, kutsayıp kabul eder. Din ve vicdan özgürlüğü, din-devlet bütünlüğünün parçası olur.

Laiklik, kültür-medeniyet- özelliği taşır. Bilgi bütünlüğü olur. Bilginin iki türe ayrılması olur. Din işleri bilgisi ve devlet işleri bilgisi, bir bütün olur. Bütünün adına, laiklik denir. Kültür-medeniyet- insanın ürettiği her şeydir. Kültür-medeniyet- ilkelden moderne doğru, yükselen bir eğri çizer. Her toplum, bu yükselen eğri üzerinde yerini alır.

Alet, makine yapan insan ya da toplum, modern olur. Alet, makine, dünya bilgisiyle yapılır. Dini bilginin ibadet kurallarına göre ibadet edilir.

Demokraside, insanlar, inançlar, düşünceler: Kurallara göre, eşit ve serbest olur. İnanç, düşünce kişisel olur.

Dünya şartları, değişkendir. Dünya bilgisi, değişen şartlara göre akılla sorgulanır. Gözlem yapılır. İnsan beyni, akıl içerir. İnsan, dünyanın parçasıdır. Dünya bilgisine, ilim, bilim, bilimsel bilgi denir. Akıl ve bilimle, dünya bilgisi, sorgulanır. Dünya bilgisi, dünyaya: Beş duyu ile doğrudan bakar.

Dini bilgiye göre fetva: İbadet kuralları için verilir. Diyanet ve vaizler, ibadet kuralları için fetva verirler. Devlet işleri ve dünya bilgisi için, fetva verilmez.  Dini bilgi dünyaya: Kutsal metinlerin sayfaları arasından, ayetlerin çizdiği çerçeve içinden bakar.

İbadet kurallarına göre, ibadet için giyinilir. Dünyaya uyum için, dünya bilgisi kurallarına göre, giyinmek ya da soyunmak gerekir. Değişen dünya şartları takip edilir. Dünya bilgisi, değişen bilgidir. Dini bilgi kalıplaşmış bilgidir.

ÜMMET VE MİLLET 20.05.21

Sözcü Gazetesi, 19 Mayıs 2021 tarihli sayısında, “Atatürk bizi ümmetten millet yaptı” ifadesini kullanmış. Ümmetin ve milletin tanımı farklıdır. İki kavram da kişiye ayrı ayrı aitlik duygusu verir. Sözcü Gazetesi, kaş yapayım derken, göz çıkarmış.

Ümmet, din ve peygamber kavramlarıyla beraber yaşayan topluma denir. Ümmetin sınırları, bütün dünya olur. Millet, vatan ve anayasa kavramlarıyla beraber yaşayan topluma denir. Milletin sınırları, vatan ve devlet olur. Ümmet, inananlara seslenir. Millet, bütün vatandaşlara seslenir.

İnsan, bütüne ait olmak ve bütünün parçası olmak duygusu hisseder. Ait olmak ya da aitlik duygusu hisseder. Toplum bütün, birey parça olur. Ümmet bütün, ümmet parça olur. Millet bütün, vatandaş parça olur. Aile bütün, aile üyesi parça olur. Toplum, ümmet, millet, aile kavramları: Ayrı ayrı ait olmak ya da aitlik duygusu verir. Kişi, aitlik duygularının toplamı olur. Ümmet kavramı, dini bilginin ibadet kurallarıyla devam ediyor.

Share
745 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANLAYAMADIM

    23 Mayıs 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,     Kıymetli dostlarım.     Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız Yollar, köprüler, binalar önemlidir.      Ancak; bir milletin geleceği; yollarıyla, köprüleriyle, binalarıyla değil… Nasıl insan yetiştirdiğiyle anlaşılır.      Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi ekonomi değildir aslında. Ekonomi bir şekilde düzelir. Daha büyük bir meselemiz vardır:  Nasıl bir insan yetiştirdiğimiz… Bu ...
  • Hava kirliliği Kestel’e has değil!

    22 Mayıs 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım.      Kestel de, sağlığımızı tehdit edecek boyutta hava kirliliği olduğu herkesin malumu, dolayısıyla bu olaya karşı halkta önemli oranda bir tepki var. Ama, bir Allah’ın kulu çıkıp hava kirliliğinin neden bu aşamaya geldiğini  nedenin ne olduğunu izah etmiyor, hal böyle olunca, hepimiz  kızgın bir şekilde kimlere ve nelere olduğunu  bilmeden tepki koyuyoruz.     Öncelikle bilinmesi gereken konu,  hava kirliliği sadece  Kestel’e has ve&...
  • RECEP – KEMAL – BAHÇELİ

    22 Mayıs 2026 Yazarlar

    CHP’de 13 yıl Gen. Bşk. lık yapmış başarılı olamazsam giderim demiş geldiğinde, bu süreçte 12 seçim kaybetmiş buna rağmen gitmemiş, kurultayda seçim kaybetmiş ve partisine kurultayda usulsüzlük yapıldı diyerek dava açmış, bunlar yetmemiş gibi bir video yayınlayıp birde kendi hesabından yayınlayan, o zamanda 10 bin civarında yorum vardı altında % 98 i kendisine hakaret içeriyor, partililer yeter düş yakamızdan diyor ama ısrarla devam, tam bir utanç vesikası, insanda gerçekten bir utanma duygusu arlanma olur ve Ak partinin aparatı olmanın dışınd...
  • ZOR GÜNLERDEN GEÇİYORUZ!

    13 Mayıs 2026 Yazarlar

         Tatiller elbette herkese faydalı ve yararlıdır. Yoğun iş stresinden biraz olsun uzaklaşmak, kafayı dinlemek ve zinde bir vücut ile tekrar göreve dönmek için olmazsa olmazlarımızdandır.      Bu yıl Mayıs ayı tatil sevenler için çok güzel geçerken, işverenler bakımından öyle değil.      Kapital sistem, boş yere insan bakmayı sevmediği gibi, çalışmayana ücret vermekte istemez.      O bakımdan tatiller uzadığında, ilk itiraz hep işverenlerden gelir. &n...