logo

Adalet olmayan yerde, hak hukuk olmaz

Bizim Kestel Gazetesi(önceki gazetemiz)nin Haber Müdürlüğünü yapan İlçemizin yakından tanıdığı ve işçi Mehmet Lakaplı Mehmet GÜLER, uzun zamandan beri ekmek mücadelesini vermek için Irak’ta bulunuyordu. Geçtiğimiz ay tatil için ilçemize gelip kafa dinleyen, dost ve arkadaşlarıyla hasret gideren GÜLER, Cuma günü yine Irak’a geri döndü. Gitmeden önce kendisine gazetemizde bir yazı yazmasını istediğimde, bu teklifimi severek kabul eden GÜLER, benim yazacağım bir konuyu gündeme getirmiş. Siyasi tecrübe ve deneyimi benden daha iyi olan Mehmet GÜLER’in yazısını noktasına dahi dokunmadan yayınlamak farz oldu. Bakalım ne yazmış GÜLER…
“Bir kişinin hakkını yemek, ona zorbalık yapmak her koşulda suçtur. Haksızlığı yasal yoldan yapmakta suçtur, yasadışı yoldan yapmakta suçtur. Yani insan hakkı yemenin hiçbir meşruluğu yoktur.
Çağımızda, dünyanın en dikta devletinde, anayasası ve yasaları vardır. Ama, o devletlerin yaptıkları haksızlık ve adaletsizliğe yasal kılıf uydurmaları, onların yaptıklarının meşru olduğunu kabul etmemiz mümkün değildir. Yani, demek istediğimin daha iyi anlaşılması için diyeceğim şudur: Şayet kanunlar kişilerin hakkını koruyorsa, hakkı sahibine teslim ediyorsa meşrudur. Ama, kişinin hakkını gasp ediyorsa, meşru değildir. Hukuk devletinde, hukukçunun görevi kanunları hakka hukuka göre uygulamaktır.
Eğer bir hukukçu, gerçekten bağımsız bir hukukçu ise, insan haklarını gasp etmeye sebep olan kanunu uygulamaz. Kesinlikle o kanunu uygulamaması gerekir. Zira, hukukçunun görevi hakkı, hukuku korumak ve adaleti sağlamaktır. Aksi taktirde haktan hukuktan söz etmenin anlamı yoktur.
Şimdi gelelim asıl konumuza, bir kişi çıkıyor her hangi bir yasal ve hukuki engel olmadığı için milletvekilliğine adaylığını koyuyor. 70 binin üzerinde vatandaşımızın oyunu alıyor. Milletvekili seçiliyor. Sonra çıkıyoruz diyoruz ki, Yasal nedenden dolayı, senin vekilliğin düştü. O kişinin yerine, ona rakip partiden başka bir kişiyi vekil yapıyoruz. Yapmayın beyler, hukuk devletinde böyle bir aymazlık, böyle bir sorumsuzluk olamaz. Bu durumun yasaya uygun olması hiçbir şey ifade etmez. Zira etik değildir, hukuki değildir, insani değildir.
Çünkü, bir kişinin hakkını yasaların arkasına sığınarak bir başkasına verilmesi kabul edilemez. Öte yandan, seçim sistemi arızalı olduğu için milli iradenin meclise yansımasının meşruluğu tartışmalıdır. Örnek, AKP %50 oy alıyor 325 milletvekili kazanıyor. Geriye kalan %50’nin kazandığı vekil ise, 225 oluyor. Normalde oylar eşit ise, vekiller de eşit olması lazım. Biliyorum ne diyecekler, istikrar sürsün diye yapıyoruz diyecekler. Kenan Evren’de öyle diyordu. Ne diyelim; minareyi çalan kılıfını hazırlıyor. Onlar alışmış yolsuzluğa. Elem kulem edip, ekonomide yaptığı gibi vatandaşın vekillerini de çalıyorlar. Merak etmeyin şımarıklık ve zorbalık yapanlar mutlaka hesap verecekler.
Bizler, Türkiye halkı olarak lokal(yerel) sorunlarımızı birleşerek, birlikte çözebiliriz. Başkalarının dayatmalarıyla değil, kendi öz gücümüzle, eşitlikçi ve özgürlükçü, gerçek bir demokrasiyi, devletimize yerleştirdiğimiz vakit, şimdi çok önemli saydığımız Kürtlerin meselesi de dahil bütün lokal(yerel) sorunlarımız kendiliğinden çözülecektir.
Yarınların Türkiye’mizde hakkın, hukukun, adaletin, her şeyden değerli olduğu bir ülke dileğiyle…”

Share
227 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?