logo

“Ağıdı yakılmamış katliam Maraş”

      ‘Maraş Olayları’nın 41’nci yıldönümü nedeniyle, Kestel Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Cem Evinde anma düzenlendi.

     Kestel Hacı Bektaşı Veli Kültür Merkezi Başkanı Türkan Çiftçi açıklamasın da şunları söyledi: “Yakın tarihimizin en acımasız, insanlık adına en utanç verici kitlesel katliamlarından birisi de Maraş katliamı olmuştur. Üzerinden 41 yıl geçti. Katliamda, resmi rakamlara göre 114, tanıkların ifadesine göre 200 canımız katledilmiş, 1000’nin üzerinde kişi yaralanmış, 552 ev, 289 işyeri talan edilmiş, yakılıp, tahrip edilmiştir. Katliamdan sonra Alevilerin %80’ni kenti terk etmiştir. Bugün burada  41 yıl önce yapılan zulmü  katliamı anmak için toplandık; elbette bu günü sadece anma ile tanımlamak yeterli değildir.Bugün, aynı zamanda hatırlamak, yüzleşmek ve sahip çıkmaktır.  Bin kez kırdılar dallarımızı bin kez budadılar  yine çiçekteyiz.

Dersim 38’i hatırlayalım Çorum’u, Sivas’ı, Kerbela’yı hatırlayalım. Kırdılar dallarımızı ama bizler yine çiçekteyiz, yine meyvedeyiz.  Kaybettiğimiz her bir canımızı hatırlayalım anılarını yaşatalım. Ama unutmayalım ki, Maraş ne ilk nede son.

     Her bir katliam, her bir acı içinde geçmişinde izlerini taşır. Tüm bu acılarla yüzleşmeliyiz. Yolumuza felsefemize  kurumlarımıza sahip çıkmalıyız; cemevleri inanç derneklerimiz  toplumsal merkezlerimizdir.  Buraların anlamı ve varlığı bir arada olmaktan sen ben değil  biz olmaktan geçiyor..

     Ne Sivas’ı unuttuk ne dersimi ne Maraş’ı  nede kerbela’yı  varlığımız birlik ve beraberliğimizle mümkündür.Tarihsel olarak yapılan bu katliamları ve zulümleri, yapanları, yaptıranları nefretle kınıyoruz.”dedi.

      Açıklamadan sonra davetli olarak maraş anmasına katılan  araştırmacı gazeteci Turan Eser Maraşta yapılan katliam ile ilgili bir sunum yaptı; Maraş Katliamın Unutmayacağız, Unutturmayacağız. Çünkü Bazı Yaralar Kabuk Bağlamaz.

Tarih bazen ağlatır. Çünkü ağlatan tarihler yaralıdır. Yarası kabuk bağlamamıştır. Tarih bazen insanlığa yaşatılan en acılı hikayelerin yaşandığı coğrafyadır. Maraş işte böyle coğrafyadır. En vahşice ve insanlık dışı katliamın yaşandığı yerdir.

Maraş Katliamı kalbimizde taşıdığımız 41 yıllık yaradır.

Maraş 41 yıl önce, hem insanlığın firar ettiği, hem de insanileşmenin kendisini inkar ettiği karanlık bir şehirdi. Maraş, devletin, Türk İslam Senteziyle kurduğu kirli ittifakın adıydı. Maraş, 111 insanın katledildiği, binlercesinin yaralandığı ve on binlerce sürgün edildiği yaralı şehirdi.

Maraş, cami ibadetinde “Oruç ve namazla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır” fetvalarıyla beyni uyuşturulmuş dindar ve kindar nesillerdi.

41 yıl önce Maraş’ta neden bir katliam gerçekleştiğini, bugünün genç kuşakları fazla bilmez.

Hatırlatmak ve anlatmak lazım.

Hatırlatmak toplumsal hafızımızda ki tarihsel gerçekleri güncellemeye, bugünün gençlerine o karanlık dönemi anlatmaktır.

Tıpkı bu topraklarda yüzleşemediğimiz ve hesaplaşamadığımız diğer katliamlar gibi..

Neden Katliam, Neden Maraş ?

Katliamlar bu topraklarda imhanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın ve insanlığa karşı suçların adıdır. Osmanlıdan devir alınmış bir gelenektir.

Maraş katliamını tesadüfen “galeyana” ve “tahrike” kapılmış bir güruh eylemi değildir. Devlet ve NATO aklının planlı ve organize bir provokasyon örgütlenmesiydi. “Burada Aleviler oturuyor” diye önceden “fişlenmiş kişiler” ve “işaretlenmiş evlerin” varlığı ve saldırıların bu fişlenme ve işaretler üzerinden yayılması, organize devlet işi olduğunun kanıtıdır.”diye konuşan Turan Eser’in slayt gösterisinden etkilenen bazı vatandaşların gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü.

Share
1327 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?