logo

11 Temmuz 2020

AH ŞU DANIŞTAY YOK MU


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Sevgili dostlar; iktidarın demeyelim de AKP Genel Başkanı sn. Erdoğan’ın aldığı birçok karar, görevde oldukları sürece Danıştay’dan geri döndü ve asrın liderimiz Danıştay’a ve üyelerine söylemediği söz ve etmediği hakaret kalmadı.

     Kısaca bazılarını hatırlayalım, mesela türban’la ilgili alınan karar için “Bu iş senin işin değil, diyanetin işi kınıyorum” demişti.

     Yine, TSK da türban kararı için ise; “Bu Danıştay savcıları eski Türkiye’den kalma” demişti.

      Andımızı kaldıran yönetmelik iptali için, “iyi niyetli değiller, cübbelerini kiraya veren hukukçular” demişti.

     İzmir limanının özelleştirilmesine engel olunca, “Bu işin hesabını kim soracak” demişti.

     Galata Port ihalesi durdurulunca, “Ben böyle yargıya nasıl güveneyim” demişti.

     Hatta, “Danıştay karar mercii ise, ben burada niye oturuyorum” diyebildi. Yani hukuk devletini yok saydı, denetlenmeyeceksin istediğin kararı alıp, uygulayacaksın öyle mi, sonrada hukuk ve adalet diyeceksin.

     Şimdi bu kadar eleştirdiği Danıştay’a topu atıyor. Ayasofya’nın cami yapılması işine “Danıştay karar verecek” diyor, devam ediyor “Biz hukuk devletiyiz, bu nedenle Danıştay’ın kararını bekliyoruz, buradan çıkacak karara göre adımlarımızı atacağız” diyor AKP’nin sn. Genel  Başkanı.

     Yılmaz Özdil, köşesinde şöyle demiş; “Türbanla ilgili kararı Diyanetin vermesi doğruysa, Ayasofya’nın cami yapılması ile ilgili kararı niye Danıştay veriyor” içinizde bunu anlayabilen var mı bende anlayamadım” dostlar,işinize gelmedi mi topu ayağınızdan çıkarıyorsunuz ki bu konu ile ilgili Danıştay;’a gidilmesine hiç gerek yoktu tamamen Cumhurbaşkanının yetkisinde istese bu kararı hemen alabilirdi.

     Sonunda Danıştay kararını açıkladı C.Başkanı karar verir bitti.Bunun bir benzeri de HDP’nin PKK terörüne destek verdiğini söylüyorlar doğruda, peki buda yetkilerinde olduğu halde niye kapatmıyorlar neden diye sormazlar mı adama.Şimdi buyurun cenaze namazına ne olacak göreceğiz falan diye düşünmeyin hiçbir şey olacağı yok,sıkıştıklarında temcid pilavı gibi önümüze defalarca getirilen bu olay bir süreliğine rafa kalkacak,cesaretleri varda yapabilirlerse hiç doğru bulmadığım halde alınlarında öperim ama şunu çok iyi biliyorlar Ortadoks dünyası ayağa kalkar ve buna izin vermezler.Şöyle bakalım Müslüman olmayan herhangi bir ülkede bir camiyi kilise yapmaya kalksalar ayni tepkiyi biz vermez miyiz haklı olarak.Bunlar gündem değiştirmekten başka bir şey değil.

     Bu konuda son olarak hala ne yaptığı veya yapmaya çalıştığı anlaşılamayan sn.Devlet Bahçeli Ayasofya’dan çan sesi duyulmayacak dedi sn. Bahçeli sanırım çok yaşlandı burada 500 yıldan fazla bir zamandır çan sesi duyulmuyor sn. Bahçeli arada bir oralardan geçsen iyi olacak.

     CÜBBELERİNE DÜĞME DİKTİRMEYENLER

     İtalya’nın faşist lideri Mussolini, “Avukatlar olmasa İtalya’yı daha mükemmel yönetirdim” demiş,şuna benziyor öğrenciler olmasa Milli eğitimi yönetmek ne kolay olurdu diyen zamanın bir bakanının söylediği gibi.

     Emperyalist güçler yıllardır ele geçirmek istedikleri ülkelerde böl, parçala, yönet sistemini kullanıp başarılı olmuşlardır. Osmanlı’yı da böyle parçalamadılar mı, Allah’tan Atatürk gibi dehanın arkasında toplanan kuvayi milliye ruhu buna izin vermedi ve bizi esaretten kurtardı, neyse konumuza dönelim barolara yani hukuk sisteminin olmazsa olmazları avukatlarımıza. Bu günkü iktidarın anlayışı bize kimse karşı çıkmasın,dayanışma olmasın, biat etsinler bizde istediğimiz gibi at oynatalım bunun aksine kimse iddia edemez.

     Fakat, bu avukatlar ordusu buna izin vermiyor, her yerde karşılarına çıkıyor davalar açıyorlar, müdahil oluyorlar daha doğrusu engel oluyorlar. O zaman ne yapmak lazım, bunları bölüp, parçalamak güçlerini zayıflatmak lazım. Çünkü, bu anlayış buraları bir türlü ele geçiremiyor hepsi tahsilli okumuş çocuklar, en büyük sıkıntı ise yasaları, kanunları biliyorlar, bakın neler yapmışlar hadleri olmadan.

–Kanal İstanbul ile ilgili 14 baro dava açmış.

–Soma’da köle gibi çalıştırılan kaybettiğimiz, iktidarın ölümleri fıtrattır dediği 301 madencimizin davalarına 7 baromuz müdahil olmuşlar.

–Diyanet tarafından aşağılanan ve hedef gösterilen eşcinsellere arka çıkmışlar utanmadan

–Denetimsiz tarikat yurtlarında yanarak ölen ve Ensar vakfı gibi yerlerde tecavüze uğrayan çocuklarımızın için davalar açıp, müdahil olmuşlar.

–Salda gölü,Kazdağları, Cerattepe ve buna benzer birçok yerde doğa katliamına dur demişler, kadın cinayetlerini de buna ekleyebiliriz.

     Dostlar şunu anlarım, 80 Baronun yarısı bu çıkacak yasaya tepki koyar, yarısı savunur. Eyvallah kardeşim.  Ama içinde AKP’de görev yapmış avukatlarında olduğu 80 Baroda bu işe karşı çıkıyor, bir oturup düşünün bu insanlarında bir fikrini alın bu kadar zor mu Allah aşkına evet bu ben anlayışı ve bu düşünceyle zor.

     Bu baroların bu yaptıkları yetmiyor gibi, birde ne yaptılar biliyorsunuz? Ankara’ya yürüdüler iyi mi, halbuki benimde şu anda hakaret davası nedeniyle tarafıma dava açılan Metin Feyzioğlu, ağabeylerinin arkasına takılıp saraya gidiverseler hiçbir sorun kalmayacak.

     Dostlar şaka bir yana, her kes aklını başına toplasın böyle ülke yönetilmez, yeteri kadar bölünüp parçalandık, düşman edildik, milli duygularımızı kaybediyoruz, bu nedenle herkesin korku imparatorluğundan saklanmaya çalıştığı ,biat ettiği, yalakalığın tavan yaptığı bu dönemde sahipsiz millete sahip çıkmak için mücadele eden bu yürekli insanlara ve barolarımıza sahip çıkalım.

     Kalın Sağlıcakla…

Share
4869 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...
  • DEPREM VE YAĞMACILIK

    13 Kasım 2020 Yazarlar

             İnsan özünde iyi midir kötü müdür sorusu, felsefenin sağlam tartışma alanlarından biri. Bu soruya belki herkes yaşadıkları üzerinden zaman zaman farklı cevaplar verebilir. Ülkemizin gerçeği olan deprem, her tekrar ettiğinde insanların enkaz altından canlı çıkmasına, hayatlarına geri dönebilmelerine dair umudumu 1999 depreminden kalan yağma hikayeleri gölgeler. Bu yağmacıların varlığı da insanın özünde iyi falan değil rezil bir yaratık olduğu fikrine iter beni.      &...
  • Suçlu onların batıl cahiliye düzenidir

    13 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir aydan fazla zamandır Tunceli ili Ovacık ilçesinin Yaka tarla köyündeyim. Köyde elektrik olmadığı için Elektrik ihtiyacını güneş paneli aracılığıyla karşılıyoruz. Bir kaç gündür hava yağmurlu olduğu için elektriksiz kaldık, onun için telefon, televizyon gibi araçlarımız devre dışı olmuş durumda ve Türkiye’deki önemli olaylardan haberdar değilim.      İzmir’de deprem olduğunu duydum. Fakat, ne derece bir tahribat yarattığı, can ve mal kaybı konusunda bilgim yok. Önemli oranda...