logo

19 Eylül 2022

Amerika’da yollardayım


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

     Kıymetli Okuyucular, 

     Değerli Can Dostlar. 

     Yazılarımda yerelde kalmak, yerele matuf konuları irdelemek, düşüncelerimi paylaşmak istediğimi biliyorsunuz. Ancak bazen farklı temalara değinmek zorunda oluyorsunuz. Bölgeden uzaklaşınca farklı şeyler de hayal ediyorsunuz. Karşılaştırma yapıyorsunuz. Bende bir müddet için Kestel’den uzaklaşınca, hasbıhalimi paylaşayım istedim. Düşüncelerimi, gördüklerimi yazacağım. Mümkün olduğu kadar kıyaslamalar yapacağım. 

     Gezmek, seyyahat edebilmek gerçekten çok kıymetli bir aktivite olarak herkesin bildiği ve önemsediği bir olgudur. Ancak her kişinin yapabilmesi çeşitli gerekçelerle mümkün olmuyor. Buna madden veya manen birçok farklı sebepler sayılabilir.

       Bazen her türlü imkanı olanlar bile, bir takıntı bulup seyahatlerden kaçınabilirler. Seyahat etmeyi yorgunluk, zaman kaybı, ne gerek var, veya lüzumsuz masraf diyerek es geçerler. Kayıpta olduklarını kabul etmezler. Kanaatimce her imkan kullanılmalı ve fırsata dönüştürülerek değerlendirilmelidir. 

      Şunu dikkatlere sunmadan geçemem. Bizim dünyamızın inanç önderi Peygamberimizin beyanı diye öğrenmiştim. “Seyahat ediniz, sıhhat bulunuz” diye tavsiyede bulunmuş.  Veya bizim toplumun önderleri “Tebdil-i mekanda ferahlık vardır” veciz sözü ile geniş manada seyahati önermişlerdir. Aynı benzerlikle “Çok okuyan mı, çok gezen mi bilir” yine kafamızda cevap veremediğimiz bir sorudur. Gerçi ben her gün en az 20 sayfa kitap okunmasından yanayım. Ancak gezmeyi de çok kıymetli görüyorum. Olmazsa olmazımdır. Özellikle kültür, coğrafya veya doğa gezileri en çok sevdiklerimdir. 

      Yine bir seyahate 30-40 gün İçin yelken açtım. Tebdil-i ülke, hatta tebdil-i kıta yaptım. Yazımı yere ayak basınca çektiğim fotoğrafla da zenginleştirmeyi denedim. 

    12 Eylül, Pazartesi İstanbul-Sabiha Gökçen hava alanından başlayan aktarmalı üç buçuk saatlik uçuşumuz ile, Amsterdam-Schiphol hava alanında iki saatlik bir aktarma molası vererek Newyork’a devamla uçtuk. Tabii olarak batıya Güneş’e doğru Amsterdam-Newyork arası uçunca yedi saatlik uçuş, sanki bir saat gibi oldu. Schipholden havalandığımızda saat öğlen ikiyi gösteriyordu. Newyork JFK havaalanına indiğimizde ise saat on beş elli idi. 

Yarım gün kazanmış olduk. Yani siz Kestel de geceye başlamışken, biz Newyork’a inmiş olduk. Henüz Akşam olmamıştı. 

      Kardeşim bizi alandan aldı. Konaklama mekanına 27 km lik şehir içi mesafeyi, bir saat onsekiz dakikada gidebildik. Yolda, Manhattan de sakin bir alanda çektiğim fotoğrafı paylaştım. 

    Görünen o ki, burada da enflasyon azmış, benzin pahalılaşmış (!!!!) özel araç trafiği azalmış. ( ha ha haa !!!)             

     6-7 milyon nüfuslu dünya kenti, Newyork ta  üç adet uluslararası, 30 km lik çevre dairesinde de 14 adet çeşitli büyüklüklerde iç havaalanı olduğunu daha önceki seyahatlerimden biliyorum. 

    Biz hala Şehir içinde ki YUNUSELİ hava alanımızı iktidarın, TOKİ iştahı, ranta kurban etmemek için uğraşıyoruz.  Yenişehir Havaalanını da hala aktif olarak, kargo için bile verimli  kullanamıyoruz. 

      Buralardan gözlemlerimi aktarmaya devam edeceğim. Yeşilin, Newyork’ta gökdelenlerin arasında bile kaybedilmediğini görmek, Kestel meydanda taksi durağındaki kestiğimiz, kuruttuğumuz asırlık Çınarlarımızın üzüntüsünü çoğalttı. Yüreğimi acıttı, yaktı. Kestel hedeflerimi büyüttü. 

     Gününüz  neşeli  bereketli  geçsin.  

     Sağlıcakla kalın. Az kaldı, az kaldı. 

Share
598 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...