Son Dakika


Değerli okuyucular,
Kıymetli dostlarım.
Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.
Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.
Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.
Adalet yerle bir edildi. Hukuk iktidarın elinde siyaseten yargı sopası olarak kullanılır oldu. Enflasyon canavarı önlenemiyor. Ekonomistlerin ifadeleri ile sanayinin çöküşü yaşanıyor. İşsizlik artıyor. Gençlerimiz, maalesef istihdam artmadığı için işsiz kalıyorlar.
Üniversite mezunlarımız umutlarını yitiriyor dış ülkelere gitmenin çaresini arıyorlar. Asgari ücrete çalışanlar, yoksulluk sınırı altında kalmış olan Emekli insanlarımız, Çalışanlarımız çaresiz kalmışlar.
Çiftçilerimiz para kazanmadığı gerekçesiyle üretimden vazgeçmiş durumdalar.
Döviz baskı altında tutularak enflasyonla mücadele ediliyor. Fakat başarılamıyor. Bu yüzden ihracatımız da zora düşmüştür.
Eğitim yuvalarımız okullarımızda uyuşturucunun çok erken yaşlarda kullanımı önlemez hale gelmiş, polisiye vakalar artmıştır.
Burada, maalesef hepimizi üzen Kahraman Maraş’taki okul katliamından bahsetmeden geçemeyeceğim. Bir Emniyet müdürümüzün ve eğitimci eşinin yavruları olan çocuğumuz babasının beş adet tabancasını alıp okulunu basıyor ve kendi akranları olan on öğrenciyi ve onları korumaya çalışan bir öğretmenini, sonra da kendini öldürüyor.
Tabloya bakar mısınız, bir çok kez yönetim tarafından psikolojik takibe yönlendirilmiş bir öğrenci… . Evinde beş adet tabanca bulunan il emniyet müdürü Baba…
Evlatlarımızı yetiştirsin diye maaş ödediğimiz bir Öğretmen Anne….
Psikolojik takibe yönlendirdiği öğrenciyi takip etmeyen, edemeyen rehberlik sorumlusu…. . Ve şu anda düşünmekte, anlamakta istemediğim daha bir yığın sorumlu görevli…
Evet, evet… ANLADINIZ ve hepiniz bir sorumluluk payı çıkardınız. Yok öyle, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demek.
Bizim felsefemizde, kültürümüzde pekişmiş inançlar vardır. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir“ anlamı olan bir sorumluluktur. Yeni yeni duyduğumuz ‘kurtuluş yok tek başına, Ya hep beraber, ya hiç birimiz’ sloganıda yakın bir anlam taşımaktadır
Seksenaltı milyon hep beraber birlikte, aynı bayrak altında yaşıyorsak, aynı dili konuşuyorsak, bu ülkede huzur ve kardeşlik olsun istiyorsak, etrafımızdaki her olayı takip etmek ve üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmemiz gerekir.
Stratejik bir coğrafya da bulunan ülkemiz etrafında emperyal güçlerin oynadığı oyunları İyi anlamak zorundayız. Kaynatılan kazan Ortadoğu’da bölge valisi Tom Barrack’ın bölgede önerdikleri kabul edilemez, edilmemelidir. Komşumuz Suriye’nin üniter devlet yapısı kıymetlidir. İsrail’in Gazze’de Lübnan’da ve güney Suriye de işgalci tutumu engellenmelidir. İsrail , Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan ve ABD nin Akdeniz’de kurmaya çalıştıkları birliktelik dikkatle takip edilmesi gereken bir tehdit gibi görülüyor. Mavi Vatan olarak adlandırılan doğu Akdeniz de haklarımız kaybedilmiş görünüyor. En az benim kadar bu ülke sevdalısı olan siz dostlarım. ANLADINIZ, ANLADINIZ benim yüreğimde esen rüzgarlar, sizlerde Fırtınaya dönmüş sanki…. Tek başına kurtuluş yok. Hep beraber Demokrasi aşkıyla milli birlik ittifakı kurulmalı ve Otoriter tek adam yönetim sistemi terk edilmelidir.
Gününüz neşeli geçsin.
Sağlıcakla, Sevgiyle kalın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
30 Haziran 2026 Yazarlar
29 Haziran 2026 Yazarlar
28 Haziran 2026 Yazarlar
28 Haziran 2026 Yazarlar