logo

Artık DUR…


Kestel Yöre Gazetesi
kestelyore@gmail.com

     Terörün zirve yaptığı 90’larda delikanlıydım. Her bir şehit haberi geldiğinde yasa boğulur, ağlardık. Günlerce yas tutardık. Her evde matem havası olurdu. Şehidimiz bizim kutsalımızdı. Bu ülke için savaşırken şehitlik mertebesine ulaşıyorlardı.

     Zaman geçti askere çağırıldık. Fiziğimize, vatan sevgimize bakılıp bizi komando olarak Irak’a gönderilecek Barış Tugayı’na seçtiler. Her Türk asker doğar sözü boşuna söylenmemiş. İki ayda bizi çakı gibi asker yaptılar; ancak dönemin başbakanı, saygıyla anıyorum, rahmetli Bülent Ecevit Tezkereyi meclisten geçirtmedi ve biz Irak bataklığında boğulmadık. Tezkere geçmediği için komutanlarımız sonradan söylediler. Eğer Irak’a girseydik oranın sert kayalık koşullarında hiç birimizin hayatta kalamayacakmışız. Bizi oraya bir nevi bile bile ölüme göndereceklerdi. Ne olursa olsun biz oraya yine de vatanımız için gidecektik. Şehit olursak da vatanımız için şehit olacaktık.

      Sonra zamanla milli duygularımızla oynanır oldu. Öğrendik ki, Askerin içine yerleştirilen sözde askerler gerçekte teröristler PKK/PYD ile işbirliği yapar olmuşlar. Askerimiz boşuna ölür olmuş. Sonra çözüm süreci demişler, askerimizin elini kolunu bağlı bırakmışlar. Askerimiz terörist görünce başını çevirmek zorunda kalmış.

     Ne sebeple bizler Suriye’ye asker gönderip, evlatlarımızı şehit olmasına müsaade ediyoruz. Her şehit bir haneye acı sokuyor. Bir hanenin gelecek umutlarını bitiriyor. Şehitin paralı olması gönüllü olması ne fark eder? Acı aynı acı değil mi?

     Haziran ayı şehit sayımız 50’yi aşmış, Çok daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Evlatlarımıza yazık değil mi? Haberlerde yok.. Etrafta gördüğüm bir acı yok. Herkes günlük hayatında.. Acı şehitin yakınlarında var.. Ama ben çevremde hiç acı görmüyorum. Hayat tüm neşesi ile akıp gidiyor.

     Pardon hayat bazıları için Mursi’nın gıyabi cenazesini kılmakla geçiyor. Hem de yurt genelinde.. Ülkede ulusal yas ilan ediliyor. Mürsi ki, 8 yaşındaki kız çocuğu ile evlenmeyi uygun gördü. Mürsi ki, eş öldükten sonra son bir ilişkiye girmeye hak saydı. Ki bu iki durumda ülkemizde ciddi suçlarıdır. O Mursi ki, kadınların erkek cinsel organına benzediği için muz almalarını yasakladı. Sanırım artık aklımızla açık açık oyun oynanıyor. Sabrımız ölçülüyor..Şehit..şehit her gün şehit. Bu ülke evlatlarının, şehitlerin hiç mi önemi yok? Mursi kadar bile mi önemi yok? .. Bizim evlatlarımız bir Mursi etmiyor mu??? Acıyorum.. Çok canım yanıyor..

     Söylenecek çok söz var; ama her yitirilen canla beraber yavaş yavaş anlamsızlaşıyor.. Sözler karanlığa gömülüyor. Ama seçmen 23 Haziran’da yanlış yapılan yönetime “artık dur” dedi. Bu vakitten sonra da söylenecek tek sözümüz DUR!.. Tabiki hukuki ve meşru bir şekilde.

Share
254 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...
  • İşgal ve Kurtuluş

    11 Eylül 2021 Yazarlar

          Kadirşinas  Okuyucular,       Değerli Can Dostlar.        Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir.        Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yuna...