logo

29 Mayıs 2021

ATATÜRK’Ü ANLAMAK


İbrahim Sanalp
ibrahim@kestelyore.com

     Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.

     Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur.

Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu verir. Bir insan, bu üç aitlik duygusunu üzerinde hisseder. Aitlik duygusu, bütüne ait olma ve bütünün parçası olma duygusu olur.

     Ümmet, peygamber ve din kavramlarıyla beraber yaşayan topluma denir. Ümmet kelimesi hem topluluk hem kişi belirtir. Cümle içinde anlam kazanır. Millet, vatan ve anayasa kavramlarıyla beraber yaşayan topluma denir. Millet, vatandaşlardan oluşur. Milletin vatandaşı olunur. İnsanlar bir araya gelir, toplumu oluşturur. İnsan, toplumun bireyi olur.    Toplum bütün, birey parça olur. Ümmetin, ümmeti olmak, milletin, vatandaşı olmak, toplumun, bireyi olmak: Üç ayrı aitlik duygusu belirtir.

     Atatürkçü, Kemalist, Cumhuriyetçi, Halkçı, Milliyetçi, Demokrat, Vatansever, Bağımsız, Özgür, Solcu unvanlarını benimseyen kişi: Atatürk’ü anlamayan bu üç cümleyi kullanmaz.  Kullananları uyarır. Yanlış olanı anlatır.

     Anlamak, yapılanlardan, yaşananlardan ders almaktır. İnsan, yapılanı, yaşanılanı alışkanlık haline getirerek, ders aldığını belirtir. Anlamamak, alışkanlık haline getirmemek, ders alınmadığını gösterir.

     Laiklik, din işleri bilgisi ve devlet işleri bilgisinin ayrılmasıdır. Din işleri bilgisinin ayrı, devlet işleri bilgisinin ayrı kullanılmasıdır. Din işleri bilgisinin, devlet işleri bilgisinin dışında kullanılmasıdır. Devlet işleri bilgisinin, din işleri bilgisi dışında kullanılmasıdır.

     Laiklik tanımı, laiklik, din işleri, devlet işleri kelimelerini içerir. Tanımda, cümlede anlam bütünlüğü olur. Kelime, tanım ve cümle içinde anlam kazanır. Tanımın içinde, din işleri bilgisinin ve devlet işleri bilgisinin ayrılması anlatılır. Din işleri bilgisi ve devlet işleri bilgisi, laikliğin içinde olur. Din ayrı, laiklik ayrı, olmaz.

     Laiklik, soyutlama özelliği olan kavramdır. Din işleri bilgisi ve devlet işleri bilgisi, farklı ve zıt iki kavram olur. İki farklı ve zıt kavram, çelişki oluşturur. Çelişki, bütün olur. Bütünün adı laiklik olur. Laiklik kelimesini kaldırınca, altından din işleri bilgisi ve devlet işleri bilgisi çıkar.

     İnsan, soyutlama özelliği olan kavramdır. Kadın ve erkek, farklı ve zıt iki kavram olur. İki farklı ve zıt kavram, çelişki oluşturur. Çelişki, bütün olur. Bütünün adı, insan olur. İnsan kelimesi kaldırılınca, altından kadın ve erkek çıkar. Kadın ve erkek için, “insan insana” tabiri kullanılır. Atatürk, toplumun kadınlar ve erkeklerden oluştuğunu belirtir.

     Atatürk, Türk Dil Kurumu’nu kurdu. Dilde sadeleşme çalışması yapıldı. Arapça ve Farsça dil kuralları, Türkçeden çıkarıldı. Türkçedeki yabancı kelimelere, Türkçe karşılık bulundu. Karşılığı olmayanlar için yeni kelime türetildi. Günlük yaşantıda kullanılan yabancı kelimeler kullanılmaya devam edildi. Türkçe, eğitim dili oldu. Yabancı dille eğitime, ilgi azaldı.   Atatürk’ü anlamak, kolaylaştı.

Share
86 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ekonomi kurmayları Bursa’da

    14 Haziran 2021 Yazarlar

          Esasen ben yazılarımda, genel bilgi ve ulusal ilgi konularından ziyade yerel ölçekte yazmak istiyorum. Gerçi yinede yerel kabul edilebilir bir konu. Özne Bursa idi.  Bursa’nın muhalefet gözünden bakılan ekonomik değerlendirilmesi ve çözüm önerileri anlatıldı.       Geçen hafta benim için özeldi. 4 ve 5 Haziran için önceden bilgilenmiştim, haberim vardı. Doğrudan Konularına hakim, uzmanlıkları bilinen iki akademisyen Prof. Dr. Hoca ve iki kıymetli Bürokrattan oluşan bir ekip olduğu...
  • Kurtuluş hak düzende

    14 Haziran 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım. Kestel YÖRE’nin bundan önceki sayısında, köşe yazarımız Mustafa Ülker, kardeşim yazdığı makalede güzel bir değerlendirme yazısı yazmış.      Tespitlerinin hepsine katılıyorum.      Zira, hepsi çok doğru sözlerdir.      Fakat eksik bırakmış, “niye eksik bırakmış” sorusuna gelince; sayın Mustafa Ülker, var olan gerçeklerin doğru bir analizini yapmış, iyi niyetli bir şekilde bu durumla ilgili fikirlerini dile getirmiş, Türkiye’de dik d...
  • ŞİKE KUMPASI VE FETÖ

    14 Haziran 2021 Yazarlar

                FETÖ illeti devleti devlet yapan tüm ayakları kanser haline getirmişti. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz yargıdır. Tüm ihanetlerini ve operasyonlarını yargı üzerinden gerçekleştirdiler. Son on yıla damga vuran, halkı kendi içinde ayrıştıran o dönem iktidarın da sonsuz destek verdiği bu örgüt birçok kirli operasyona imza attı. Balyoz, Ergenekon gibi kumpaslar güncelliğini yitirse de zaman zaman dönüp bu operasyonları hatırlamakta fayda var. Yargının silah olarak kullanılmasını, ba...
  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...