logo

02 Eylül 2019

AZ


İbrahim Sanalp
ibrahim@kestelyore.com

Az kelimesi miktar belirtir. Çok kelimesinin karşıtıdır. Atasözlerinde, şarkılarda yer alır. Az kelimesi kanaatkâr olmayı, tasarruf etmeyi anlatır. Az kelimesi, alfabenin ilk harfi ile son harfini barındırır.

Hayattan az beklentisi olanların, az hayal kırıklığına uğradığı belirtilir. Her şeyin eşit ağırlıkta tutulması düşüncesi ile bu durum oluşur. İnsan, ayağını yorganına göre uzatmış olur. Elinde bulunanlara göre hayal kurar.

Yüksek hedefler, kendine güven, yönlendirilme etkisinde oluşan ortamda, insan yüksek bir beklenti hisseder. Gerçeklerden kopar. Hayallere dalar. Az-az, adım-adım gerçeklerle uyumlu hayal kurmak gerekir.

Nasrettin Hoca fıkrasında, kışın çok soğuk, yazın çok sıcak olmasından şikâyet edilir. Hoca, bahara bir şey denmediğini belirtir. Bahar, az soğuk, az sıcak olan mevsimdir. Az olan ile çok olan arasında, az olan tercih edilir.

Her şeyin azı karar, çoğu zarar… Az veren candan, çok veren maldan…  Atasözleri, az sözcük ile çok şey anlatan özlü sözlerdir. Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz. Az tamah, çok zarar getirir. Bu sözler, atasözü örneği…

Azar-azar gözlerini kapat, bir şarkı dizesi… Az bana, az bana gönder / Sitemli sözleri yaz bana gönder, bir şarkıdan alıntı… “Ne kadar yol almışım. Ne kadar az… Yolun başındaymışım meğer… “ şarkı sözü… “Biraz kül, biraz duman, o benim işte!” şarkı sözü…

“Az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim.” Bir tekerleme örneği… “Azdan az, çoktan çok gider.” filmden bir konuşma…  Her şeyden azar-azar yiyerek kilo vermeyi başarmak, bir konuşma örneği…

Mutluluğun yedi adımı: Daha az düşün, daha çok yaşa! Daha az somurt, daha çok gülümse! Daha az konuş, daha çok dinle! Daha az yargıla, daha fazla kabul et! Daha az izle, daha çok yap! Daha az şikâyet et, daha çok takdir et! Daha az kork, daha çok sev!

İnsanca yaşamanın kuralı: Az yemek, az uyumak, az konuşmak, peygamberlerin telkini… “Az ye, az kalori al, çok yaşa!” sözü bir araştırma sonucu…

Fakirlik az, zenginlik çok anlamı taşır. Örgütsüz olmak az, örgütlü olmak çok özelliği taşır. Hayaller çok, gerçekler az; hedefler çok, gerçekleşen hedefler az olduğunda, başarısızlık söz konusu olur.

Başkasına saygı duymak, hayati değer taşıyan iletişimi devam ettirmeyi sağlar. Sevgi, karşılıksız olmalı… Çevremizdeki insanlarla karşılıklı istek ile iletişim kurulmalı… Gönüllü olmak, karşılık beklemeden iletişim kurmak, çalışmak, yardım etmek özelliği taşır.

Doğru malzemenin doğru yerde kullanılmasını anlatmak, tanıtımdır. Bir malzemeyi övmek, reklamdır.  Tanıtım ile reklamı dengeli yapmak, dinleyicide olumlu etki bırakır. Bilgi dağarcığımız, dolar.

Yabancı kavramı ile fikirsel, coğrafi, ekonomik her imkânın önündeki engeller de anlatılmış olur. Ulaşılabilir görülen imkânlara, yabancı etiketi ile engel oluşturulur.

İnsanlar, bahçe çitleri ile sınırlarını belirler. Ada, parsel gibi terimler, sınır belirtmek için kullanılır. Kamusal alan ile özel alan da belirli sınırların olduğunu anlatır. Bu alan sınırlarına uygun düşünce ve davranış sergilenir.

Fotoğraf sergileri, yaşanan değişimi görünür yapar. Fotoğraf, an’ın belirlenmesidir. Hayat, bakıldığı kadar geniş… İnsan, seçimleri ile beraber yaşamak, beraber üretmek, beraber paylaşmak duyguları yaşar. Bu beraberlik, aile sıcaklığına benzetilir. Biz bir aileyiz, denir. İşyeri, dernek, sendika, siyasi parti beraberliği, aile olmaya benzetilir. Aile kavramı, yakın olmayı anlatır. Anne, baba, çocukların beraber yaşamasını anlatan aile kelimesi, en küçük topluluk ismidir.

Haksızlığa uğramayı vurgulamak için, “Utanmıyorsanız, fırıncıya söyleyin de ekmek vermesin! Önce ekmekler bozuldu.” sözleri söylenir. Bu sözler, kuralsızlığı, keyfiliği de hatırlatır. Emek, çalışmak, üretim, paylaşım, tasarruf-yatırım: Geleceğin avuçlarımız içinde olmasıdır. Kurallara göre yaşanarak gerçekleşir.

Karikatür, düşüncenin çizgilerle anlatımıdır. Az söz kullanılır. Çok düşünce anlatılır. Karikatür, doğrunun iz sürücüsüdür. Karikatür, neşe, umut, kahkaha, düşünme, hareket etme demektir. Her türlü sanat eserinin oluşmasında, mimari düşünüş ve kompozisyon prensibi yatar.

Vatan, anayasa kavramları ile beraber yaşanması sonucu, millet olunur. Dini bilginin ibadet kuralları ve peygamber kavramı ile beraber yaşamak sonucu ümmet olunur. Millet kavramı, bütün vatandaşları kapsar. Ümmet kavramı, inanan vatandaşları kapsar. Devlet, vatanı ve milleti ile bir bütündür, denir. Dini inanç, kişisel hak olmuştur. Bütün dinler, demokraside eşit olmuştur. Bütün bilgi türleri, eşit olmuştur.

Günümüzde, üretim, tüketim, paylaşım konularında mücadele var. Emek-sermaye bütünlüğü, serbest piyasayı oluşturur. Emekçilerin öncelikli olarak sendika ve kooperatiflerde örgütlenmesi ve küçük tasarrufları ile serbest piyasaya girmesi gerekir. Daha sonra sendika ve kooperatif örgütlenmesi ile siyasi parti örgütlenmesi yapılması gerekir.

Share
441 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Pirim vermeyelim

    13 Ağustos 2022 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; “Kestel Yöre”nin geçen sayısında Ramazan Kestane, “CHP ve ön seçim” başlıklı  köşe yazısı yazmıştı, gayet isabetli bir tespitler yaptığı için kendisini tebrik ediyorum.      Kimi CHP’li arkadaşları anlamakta zorluk çekiyorum.  CHP de ön seçim olsa ne olacak. Türkiye’nin bu gün karşı karşıya olduğu çok ciddi sorunların hangisi çözülecek, anlamış değilim. Türkiye toplumunun büyük bir kesimi, işsizlik ve pahalılık mağduruyken, insanlar kuru soğana muhtaç durumdayken, halkı bu dertten kurtarmak i...
  • KİBİR ABİDESİ

    13 Ağustos 2022 Yazarlar

         Bir Belediye başkanı düşünün ki, Esnafı rahatsız, köylüsü şikayetçi…      “Kibir abidesi” lakabını yakıştırmışlar.      Yandaşları ve kalemşörleri hariç, kimse ulaşamıyor kendisine…      Sadece esnaf, köylü değil ki; Partisinin yöneticilerinden bile rahatsız olanlar var.      Hele geçmiş yönetimler, alayı istemiyor..      Bir insan bu topraklarda doğar, büyür de neden kısa bir süre içerisinde istenmeyen ad...
  • SIĞINMACILAR

    12 Ağustos 2022 Yazarlar

                Ülkemizde on milyon civarında sığınmacı yaşadığı tahmin ediliyor. Normal bir ülkede tahmin edilmeyip, kayıtlara göre rakam verilmesi gerekirdi elbette ama bizde böyle. Her gün bir kamyonun kasasından sağa sola kaçışan genç erkekleri izliyoruz. Bunlar iyiniyetli midir, ne yer ne içerler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının güvenliği, yaşam hakkı, sosyal yaşantılarının güvencede olması, mal ve ırz güvenliklerinin korunması ile böylesine bir akının ne derece uyuştuğuna seçmenler k...
  • İKİNCİ ABDÜLHAMİT

    03 Ağustos 2022 Yazarlar

    Her şey bilgi bütünlüğü ile ilgili olur. İkinci Abdülhamit de bilgi bütünlüğü ile ilgili olur. Bilgi bütün olur. Bilgi, dini bilgi ve dünya bilgisi olarak ikiye ayrılır. Dini bilgi, dünya bilgisini, kutsayıp kabul eder. Dini bilgi içinde, kutsanmış dünya bilgisi vardır. Feodal sistemde, dini bilgi, dünya bilgisini denetler. Denetleme, fetva ile yapılır. Kapitalist sistemde, bilgi bütünlüğü vardır. Bilgi, ikiye ayrılır. Dini bilgi ve dünya bilgisi, bilgi bütünlüğü olur. Dini bilginin ibadet kuralları için fetva verilir. Dünya bilgisi için fe...