logo

02 Mart 2022

Balgöç ve hissiyatım…


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

     Kıymetli Okuyucular. 

     Değerli Can Dostlar.

     İlçemizin nüfusu bugün için resmî kayıtlarda 72 439 kişi olarak görünüyor. Hadi ben de artış ve zaman kaybına bakarak yaklaşık 75 bin civarındadır diyeyim. Kanaatimce ilçemizin en az yüzde 40 ı Balkanlar’dan çeşitli zamanlarda gelmiş olan soydaşlarımızdır.

      Macır (Muhacir) soydaşlarımızın ilk göçleri 1877-78 (Hicri 1293) yılı Osmanlı-Rus harbinin  yansımasıdır. Sonrasında 1910 , 12 ve 14 lerde birinci Cihan harbinin ön savrulmaları, mübadele yılları, Lozan antlaşması süreci, 30 lü yıllar özellikle 1938 göçü ve 1952, 1977 de de kitleler halinde akın akın Anavatana gelmişlerdir. En güçlü, en yoğun olanı sonuncusu da 1989 zorunlu göçü olmuştu.

       Çok eminim bu büyük göçün her iki ülkede de ciddi travmaları, ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel sonuçları olmuştur. Çok kısa bir sürede sadece Bursa’ya şehrimize 340 binden fazla soydaşımız geldi.

Bir kısmı geri döndüler. Bir sanayici olarak düşüncem şudur. Bursamızda kalan çalışkan, üretken, teknik olarak iyi yetişmiş soydaşlarımız Bursa’mızın ekonomik hayatına, üretim gücüne güç kattılar. Bir büyük boşluğu doldurdular.

       Konumuza dönersek, 80 li yıllarda Bulgaristan’da iktidarda olan Todor Jivkov yönetimi soydaşlarımız üzerinde Asimilasyon politikalarını uyguluyordu. Türkçe konuşma yasağı, İsim değiştirme, kimlikleri kütüklerden silme, zorunlu iç göç uygulamaları, dini retoriklerde baskı ve yasaklar soydaşlarımızı bunalttı. Yer yer soydaşlarımız direnç gösteriyor, uygulamalara itiraz ediyorlardı. Bardağı taşıran eziyetler, Rodoplarda 24 Aralık 1984 te Kırcaali’de, Eğridere’de direniş gösterileri oldu 26 Aralıkta da Kestelimizinde kardeş ilçesi Killi’nin Yoğurtçular köyünde çaplı bir direnişe sahne oldu. Bu direnişi engelleyen Bulgar Askerlerinin ateşi sonucu iki soydaşımız ve Annesinin kucağında ki 18 aylık TÜRKAN BEBEK şehit edildi.

     Bu zulüm ve baskı üzerine daha önceleri Anavatana gelmiş olan güzel insanlar, 7 Ocak 1985 tarihinde merhum Mümin GENÇOĞLU önderliğinde “BALKAN GÖÇMENLERİ KÜLTÜR ve DAYANIŞMA DERNEĞİ”ni kurdular.

Balkanlardaki zulmün dünya kamuoyuna aktarılmasına da önderlik ettiler. Balkanlar’daki soydaşlarımızın yanlarında oldular, Ülkemizin ali menfaatlerine sahip çıkarak, birlik ve beraberliği sağladılar.

       Prof.Dr. Emin Balkan’ın başarılı on yıl sonunda kendi arzusu ile ayrıldığı Başkanlığındaki BALGÖÇ tek parça, yek vücut ve güçlü bir Sivil Toplum Kurumu idi. Halef başkan Prof.Dr. Yüksel Özkan Milletvekili olunca başkanlık en yaşlı üye Veli Öztürk’e bırakıldı. Pandemi sürecinde yapılamayan buluşmalar, programlar ve Genel Kurullar camiaya oldukça ciddi hasar vermiş oldu. Doğrusu Balgöç’ün ilçelerdeki şubelerindede benzer tablo oluştu. Birde buna kişisel beklentiler, ihtiras, kaprisler dahil olunca Camia da dağıldı. Acı ama gerçek…

      BALGÖÇ te etkili olanların toparlayıcı, birleştirici, samimi duruşu ile Balkan Göçmenlerinin sevgisini, saygısını kazanmış olan Prof.Dr. Emin Balkan tekrar göreve davet edildi. 13 Mart’ta Genel Kurul olacak. BALGÖÇ Genel Başkanı seçilecek. Emin Başkanı rica, minnet ikna edip davet edenler, şimdide karşısına adaylar çıkardılar. Camia mensuplarını böldüler, üzüyorlar. BALGÖÇ güç kaybediyor, kan kaybediyor.

     İlçemiz Kestelde ben Balgöç’ü Necdet Hamzaoğlu Başkan döneminde tanıdım. Killi-Yoğurtçulardaki Türkan çeşme anıtının yapılışındaki çabalarının bizzat şahidiyim. Açılışında da 2004 yılında, Kestel’i temsilen 5 bin kişiye hitap ettim. Hakeza Yeni mahalle Balgöç şube lokalinin yer tahsisi için  Belediye Meclis üyeleri olarak İsmet VİİZ bey, Selim YILDIZ bey ve ben Necdet başkana ciddi destek verdik. Katkımız oldu. Belediye başkanı Yener’in muhalefetini kırdık. Bilen biliyor, Başardık.

     Hissiyatım odur ki… Tevazu sahibi, Şahsi hesabı, beklentisi olmayan, Samimiyetinden şüphe etmediğim, birleştirici, bütünleştirici, tecrübeli aday Prof.Dr.Emin Balkan Başkan doğru, isabetli bir isimdir. İmkanı olanlar https://youtu.be/Z7C0v56zJqo da izlesinler. Camia ne arıyor? İhtiyaç nedir? görsünler.

     Göreceğiz bakalım. “Bey mi yaman, bizim Kızanlar mı yaman “

      Gününüz neşeli bereketli geçsin.

      Sağlıcakla kalın Mutlu olun.

Share
810 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...
  • KOLTUKTAR OĞLU

    01 Ağustos 2026 Yazarlar

         Biz, Kestel’de doğmuş büyümüş o dönemin gençleri olarak, işimiz hep spor yapmak oldu. Siyasete hiç bulaşmadık diyebilirim, mükemmel bir arkadaş grubumuz vardı, sevgi, saygı, dostluk hepsi vardı, kaybettiklerimiz oldu ışıklar içinde uyusunlar, onları hiç unutmadık bu grubun yaşları bu gün 60 ile 72 arasıdır. Gerçekten, Kestel de bizden sonra gelen nesile çok iyi örnek olduk diyebilirim, bu gün hala bir araya geldiğimizde sarılırken, kemik sesi gelir.        Bunları niye yazdım çok güzel ...
  • HAKETMEYENLER KOLTUKTA..!

    01 Ağustos 2026 Yazarlar

         Ülkemizde olduğu gibi, her yerde CHP’nin içi boşaltıldı.      Sarayın Butlancısı, Kılıçdaroğlu’nun kurultaya gitmeme kararı sonrası yaşanan gelişmeler ve istifalar sonucu ana mualefette bulunan CHP, beşinci parti durumuna düştü.      Kimileri için baba ocağından istifa etmek, evladından ayrılmak gibiydi.      Elli yıllık partililer, 40 yıllık partililer, Kılıçdaroğlu’nun ve onun çıkarcı gurubunun bitirdiği partiyi terk etmek zorunda kaldılar.  ...