logo

Basın Özgür Mü..? (Ramazan KESTANE)


24 Temmuz Basın Özgürlüğü günü ve sansüre direnişin 104. yılında, iktidar ve muhalefet tarafından yine mesajlar verilirken, Basının önündeki engellerin bir bir kaldırıldığı anlatıldı durdu.
Basının önündeki hangi engeller kaldırıldı, varsa bunu bilen gelsin bana da söylesin. Başbakanımız değimliydi, Gazetecileri köpek yerine koyarak“Tasmanızdan sizi kurtardık”, “Taraf olmazsanız bertaraf olursunuz” diyerek, Kasımpaşalı ağzıyla tehditler savunan…
24 Temmuz Basın Özgürlüğü Günü ve sansüre direnişin 104. yılında, 95 gazeteci ve 35 dağıtımcı Temmuz ayına hapiste girdi.
Henüz taslak aşamasındayken, basılmamış eser sahiplerini, Ergenekon düzmecesi adı altında cezaevlerine koyan AKP hükümeti değil miydi..?
Bakın; Sayın başbakanımız basın bayramı dolayısıyla yayınlamış olduğu mesajında ne diyor, “”Yasaklarla mücadeleyi, hak ve özgürlüklerin önünü açmayı ilke edinen hükümetimiz, basın özgürlüğünün teminatı olan ifade özgürlüğü üzerindeki engelleri tek tek kaldırmıştır. Önümüzdeki süreçte de bu konuda aynı hassasiyeti göstermeye, hak ve özgürlükleri geliştirmeye yönelik adımlar atmaya, sorunlara çözüm üretmeye devam edeceğiz” koca bir yalan…
Eleştirilmeyi dahi kabullenemeyen zihniyetlerin, bugün basın özgürlüğünden bahsetmeleri gazetecilerle dalga geçmekten başka bir şey değildir.
Tarihte, Sansürün Kaldırılma olayı nasıl olmuş..
1908’in yaz ayları 2. Abdülhamit için zor geçiyordu.. Selanik’ten yayılan İttihatçı isyanını ne Şemsi Paşa bastırabilmişti ne Müşir Osman Paşa. Binbaşı Enver Bey ve adamları dağlardaydı.. Ayaklanmanın 40. gününde Abdülhamit geri adım attı.. Bir başka açıdan da ileriye doğru atılmış bir adımdı bu: 24 Temmuz 1908’de 2. Meşrutiyet ilan edildi.
Osmanlı Matbuat Cemiyeti adıyla örgütlenmiş gazetecilerin büyük bölümü meşrutiyeti sevinçle karşıladılar. Sansürün karşısına dikilebileceklerdi artık. 1876’dan kalma sansür kararnamesini uygulatmayacaklardı. Yani sansür memurları yayından önce gazeteleri kontrol edemeyecekti..
Meşrutiyetin ilan edildiği günün gecesinde İKdam gazetesinin sahibi Ahmet Cevdet ile Sabah Gazetesi sahibi Mihran Efendiler, gazete provalarını görmek için gelen sansür memurlarını aynı sözlerle geri çevirdiler: gazeteler hürdür, sansür yasaktır.
25 Temmuz 1908 sabahı dağıtılan gazeteler farklıydı artık. Uzun yılların ardından ilk kez sansür memurlarının değil gazetecilerin tercihlerine göre basılmışlardı. Özgürce yayımlanan gazetelere halkın ilgisi de büyük oldu. Bazı gazeteler satışlarını 2 binlerden 5 binler düzeyine çıkardı. Fiyatı 10 kuruş olan İkdam karaborsada yarım liraya kadar alıcı bulabildi. Bir ay içinde 200 yeni gazete için yayın hakkı alındı.
24 Temmuz bir anlamda gerçek gazeteciliğin patlama yaptığı gündü. Bu nedenle 24 Temmuz Cumhuriyet Dönemi’nde Türk basınından sansürün kaldırılması ve basın bayramı olarak ilan edildi. Daha sonra kutlamalar “geleneksel gazeteciler günü” adı altında yapılmaya başlandı.
Türkiye’deki basın kuruluşları zaman zaman 24 Temmuz 1908 öncesini hatırlatan dönemlerden geçtiler ve geçiyorlar ama 24 Temmuz simge olarak önemini hiç kaybetmedi.
Dip Not: Kestel Belediye Başkanı Yener Acar, Basın Bayramı nedeniyle gazetemize güzel bir not eşliğinde orkide çiçeği göndermiş, bu duyarlılığından dolayı kendisine teşekkür ederiz.
Kalın Sağlıcakla…

Share
190 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?