logo

Belediye, Fen işleri , Kontrol


Kestel Yöre Gazetesi
kestelyore@gmail.com

     Kıymetli okuyucular,

     Değerli Dostlar;

     B. F. K. derken Ne demek istediğimi anlayacaksınız.  Düşüncelerim veya söyleyeceklerim bazılarınızın hoşuna gitmeyebilir.  Ancak  şahsıma ait olan bu duygu ve düşüncelerimi paylaşırsam kendime saygı duyarım.  Bir filozof diyor ki : “Her zaman doğruyu söylemek lazım”  iki sebepten ötürü.   Birincisi; doğru  olana sahip çıkılması gerektiği için, ikincisi de doğruyu saklamak mümkün olmadığı, bir gün mutlaka herkes tarafından öğrenileceği için.

      Gelelim konumuza…. imar barışı, yani kanuna nizama uymayanların, başka bir değişle, devleti, yasal sorumlulukları yok varsayanların affedilmesi düzenlemesi. Ben, başından beri bu uygulamayı doğru bulmadım. Çünkü, bedel ödeyerek plan proje çizdirenler, ruhsat almak için bir sürü külfete girenler cezalandırılmış olmuyor mu? Başka bir deyişle belediyenin yapmış olduğu planlamayı görmezden gelerek, kendi küçük dünyasını büyütme adına başkalarının hakkına girenler affediliyor, af edildi  diye düşünüyorum. 

      Bir kaç örnek verelim, daha iyi anlaşılsın.  Siz planlı bir arazinize izin verildiği şekilde iki katlı bir konut yapmışsınız. Park problemini parseliniz içinde çözmüşsünüz.  Ve hatta 5 m geri çekilerek ön bahçe bırakmışsınız. Size izin verildiği şekle uymuşsunuz.  Ancak yan komşunuz da hiç alan boşaltmadan tüm tabanı kullanarak bir dükkan, üzerine de üç kat konut olarak ruhsat almadan bir yapı inşa etmiş veya ettirmiş. Komşunuz sizin otoparkınız gibi yer bırakmadığı için yolunuzu otopark olarak kullanıyor, yolunuzu daraltıyor. Yaklaşma mesafesine uymadığı için, Güneşinizi engelliyor. Hava koridoru oluşumunu engelliyor. Göz zevkinizi bozuyor. Kent siluletini bozuyor.  Yoğunluğu arttırıyor. Vs. vs… Siz şimdi buna resmiyet kazandırıyor affediyorsunuz. Komşum veya hemşehrim kendine rant devşirirken, Ben yasalara, yasaklara uyarak kimsenin, kamunun hakkına tecavüz etmeden, ruhsat iznime uygun uygulama yapıyorum.  Ben enayi miyim? Aptalmıyım? 

      Bir sanayi tesisi fabrika sahibi, fabrikasının yangın, patlama, koruma gibi riskleri bertaraf etmek için bıraktırılmış olan bahçe boşluğunu, bahçesini de yok ederek sundurma adı altında komşu fabrikasına kadar kapatıyor, yapılaşıyor. Yani kaçak yapı inşa ediyor. Fütursuzca, Korkusuzca…kontrol Ofisi ne işe yarar?

      Bir başka örnek, Diyelim herhangi bir köyümüz mesela Derekızık veya Burhaniye  olsun. Doğal ve tabii güzelliği koruma altına alınmış ve Tabii Doğal Sit alanı ilan edilmiş olsun. Yani hiçbir şekilde doğal ve koruma kurulu izni alınmadan yapı izni olmasın. Birileri de buralarda zevkli, zevksiz yapılar yaparak, doğal güzelliği talan etsinler. Göz zevkinizi bozsunlar. Böyle bir şey hoş karşılanabilir mi? Karşılanmalı mı?  İşte dediğimiz bu… Bunu yapanlarda ihtiyaçtan yapmıyor. Zaten var olan zenginliğini taçlandırıyor, zevkini tatmin ediyor. İmar barışı diyerek ihtiyaç dışında ve fazlalıktan yapılmış bu uygulamaları, kanun tanımamazlıkları üç beş oy uğruna veya boşalan devlet kasalarını doldurma adına görmezden geliyor affediyorsunuz. Bu yanlıştır. Hukuksuzluktur, Kul hakkıdır. Doğru da değildir.

      Varsayalım bir ihtiyaç olsun. Bir garip aile ağır kira yükünden kurtulmak için, İhtiyacı kadar, mütevazı bir uygulamada bulunmuş bir ihtiyaç gidermiş olsun. Oldukça fazla olan Proje ve Ruhsat masraflarından kaçmış olsun. Burada imar barışını anlarım, kabul de ederim.  Hoş da karşılarım. 

      B.F.K demiştik. Yani Belediye, Fen işleri, Kaçak Kontrol Ofisi ne iş yapar, görevleri nedir? Demek ki bizim resmi görevlilerimiz işlerini yapmamışlar.

       İmar barışına müracaat On milyon u geçmiş. İyi de kasalar dolmuş.  Ben buna iktidarın seçim rüşveti olarak bakıyorum. Böylesi bir uygulama Barış olamaz. Bir kere daha Devleti, Yasayı, Hukuku tanımayanlar ödüllendirilmiştir. 

        Gününüz keyifli bereketli olsun. Sağlıcakla kalın. 

Share
634 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BAĞIMSIZLIK BENİM KAREKTERİMDİR

    08 Eylül 2026 Yazarlar

         30 Ağustos 1922…      Bir ulusun kaderinin yeniden yazıldığı gün.      Anadolu’nun işgal altında olduğu, bağımsızlığımızın tehlikeye düştüğü, umutsuzluğun yüreklere çökmeye çalıştığı bir dönemde Türk ulusu, özgürlüğünden ve yurdundan vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya ilan etti.      Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, yalnızca bir ordunun kazandığı askerî zafer değildir. Bu zafer; tutsaklığı re...
  • İşgal ve Kurtuluş

    08 Eylül 2026 Yazarlar

    (11 eylül 2021’te yayınlanmış)                    Kadirşinas  Okuyucular,      Değerli Can Dostlar.      Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ziyadesi ile ilgilendirmelidir.         Çünkü, Yunan’lıların bölgemizde, birinci dünya savaşından sonraki, iki yıl iki ay iki gün süren işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, Bursa’mızın 11 Eylül de kurtuluşunu yaşa...
  • MAHALLE BASKISINDAN KURTULMALIYIZ!

    08 Eylül 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Günümüz Türkiye’sinde, çok acayip durumlarla karşılaşmak doğal olmuş. İnsanlarla, olguları  konuşmak imkansız denecek kadar zor bir konu olmuş. (Görünen köy kılavuz istemez) misalinde olduğu gibi, üzerinde hiç zorlanmadan mutabık olup anlaşacağımız  çok açık net konularda dahi anlaşamıyoruz ve her kafadan bir ses çıkıyor.      Zira, yaşanan olaylara bakış açımız olgulara göre değil, algılara göredir.      Olgu nedir ?     ...
  • KILIÇDAROĞLU’NDAN MEDET UMANLARA GELSİN..!

    07 Eylül 2026 Yazarlar

        CHP'nin başına butlan olarak getirilen ve AKP'ye hizmet ettiğinden kimsenin şüphesinin dahi olmadığı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine verilen görevi oldukça güzel bir şekilde yerine getirmeye devam ediyor...      Seçilmişlerin görevden alındığı, kimsenin itibar göstermediği atamalar ile yol yürümeye çalışıyor.      Hiç dikkat ettiniz mi, CHP'nin başına tekrar geldikten sonra, hiç iktidarı eleştirdi mi, asgarî ücretliden bahsetti mi, Ankara'da parkta görev yapan gazilerden veya şehit...