logo

09 Ocak 2018

BİR SORU


Alpaslan Türkeş, “Başbuğ” oldu. Başbuğ kelimesi tarihten, geçmişten günümüze gelen, toplumda olumlu ve etkili anlamı olan kelimedir. Başbuğ unvanı ile halk etkilenip oy alınmak istendi.
Başbuğ, eski Türklerde baş, başkan, komutan demektir.
Süleyman Demirel, baba oldu. Tansu Çiller, ana-bacı oldu. Tayyip Erdoğan, reis oldu. Ümmetin lideri oldu.
Başbuğ, baba, ana-bacı, reis kelimeleri, toplumda olumlu, etkili anlamı olan kelimeler, kavramlardır. Vatandaşın oyunu almak için bu unvanlar kullanılıyor.
“Bir soru”nun cevabı, bu kavramların “hangi kavramların yerine” konulduğunu bilmektir.
Kapitalizmde, serbest piyasada, demokraside “emek-sermaye, sol-sağ, siyasi partiler yelpazesi” bir bütündür. Her şey bir bütünün parçasıdır. Vatan-millet payda, vatandaş pay, herkes vatandaş ve pay’dır. Devlet, vatanı ve milleti ile bir bütündür. Devlet, millet “vatandaşların” örgütlenmesini anlatır. İşsizlik, fakirlik “devlet” örgütlenmesinin dışında kalmaktır.
Milli irade, bütün vatandaşların ortak iradesini anlatır. Milli irade, Meclis’e milletvekilleri ile yansır. Meclis’te uzlaşma ile alınan kararlar milli iradedir. Çoğunluk oyu, azınlık oyu milli iradenin parçasıdır.
“Emek-sermaye, sol-sağ, siyasi partiler yelpazesi” ve milli irade, uzlaşma kavramlarını arka plana çekmek için, ön plana “başbuğ, baba, ana-bacı, reis” kavramları çıkarıldı.
Kapitalizmin, demokrasinin kuralları görmezliğe gelindi.
Bir tarafta “açlık, işsizlik, fakirlik” var. Bir tarafta sefa sürenler var. Gelir adaletsizliği var.
İş, meslek olarak “işçiler, köylüler, memurlar” toplumun çoğunluğunu oluşturur. Oyları bir partide toplasalar, Meclis’te çoğunluğu sağlarlar. Emek-sermaye, sol-sağ bütünlüğü dikkate alınırsa, emekçi olan “işçiler, köylüler, memurlar” oylarını bir partide toplar. Ama işçiler, köylüler, memurlar, sermaye partilerine oy verdiği için Meclis’te sermaye-sağ partiler çoğunluk oluşturuyor. Emek-sol partiler azınlık oluşturuyor.
Partilerin ve parti yöneticilerinin sözleri ile davranışlarının birbirini tamamlaması gerekir. Pragmatizme göre teori ve pratik bir bütündür. Birbirini tamamlar. Pratiğe dönüşmeyen teori faydasızdır. Yalan, pratiği olmayan teoridir.
İşsizliği, fakirliği, açlığı sona erdirmek için “işçi, köylü, memur” vatandaşların oylarını emek-sol partilere vermesi gerekir.
İsveç’te Sosyal Demokrat Parti, “Halkın Evi” sloganını kullanıyor. “İşçiler, köylüler, memurlar” bu slogana oy veriyor. Hak, hukuk, adalet gerçekleşiyor, uygulanıyor.
Bursa’da, Nilüfer Belediyesi’nin hizmet merkezi olan binanın adı “Halk Evi” adını taşıyor.

Share
173 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...
  • DEPREM VE YAĞMACILIK

    13 Kasım 2020 Yazarlar

             İnsan özünde iyi midir kötü müdür sorusu, felsefenin sağlam tartışma alanlarından biri. Bu soruya belki herkes yaşadıkları üzerinden zaman zaman farklı cevaplar verebilir. Ülkemizin gerçeği olan deprem, her tekrar ettiğinde insanların enkaz altından canlı çıkmasına, hayatlarına geri dönebilmelerine dair umudumu 1999 depreminden kalan yağma hikayeleri gölgeler. Bu yağmacıların varlığı da insanın özünde iyi falan değil rezil bir yaratık olduğu fikrine iter beni.      &...
  • Suçlu onların batıl cahiliye düzenidir

    13 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir aydan fazla zamandır Tunceli ili Ovacık ilçesinin Yaka tarla köyündeyim. Köyde elektrik olmadığı için Elektrik ihtiyacını güneş paneli aracılığıyla karşılıyoruz. Bir kaç gündür hava yağmurlu olduğu için elektriksiz kaldık, onun için telefon, televizyon gibi araçlarımız devre dışı olmuş durumda ve Türkiye’deki önemli olaylardan haberdar değilim.      İzmir’de deprem olduğunu duydum. Fakat, ne derece bir tahribat yarattığı, can ve mal kaybı konusunda bilgim yok. Önemli oranda...