logo

16 Haziran 2026

Biraz düşünelim 


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

     Değerli okuyucular, 

     Kıymetli dostlarım. 

     Herkes memleketine dönseydi Bursa’nın nüfusu kaç olurdu? 

     Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir cümle var:“Bu şehir artık yaşanmaz hale geldi…” 

     Sadece Bursa için değil, İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de de aynı serzeniş yükseliyor. Trafik, kalabalık, gürültü, stres, betonlaşma…İnsan bazen kendi sesini bile duyamıyor. 

     Geçtiğimiz günlerde biri ortaya ilginç bir soru attı:“Herkes memleketine dönseydi Bursa’nın nüfusu kaç olurdu?”  aslında mesele sadece nüfus değil.

     Bu soru bize başka bir şeyi düşündürüyor: Biz neden doğup büyüdüğümüz yerlerden koptuk?

      Eskiden insanlar toprağa daha yakındı. Sabah kuş sesiyle uyanır, komşusuna selam vermeden güne başlamazdı. 

      Şimdi ise aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirinin adını bilmiyor. Asansörde göz göze gelmemek için telefon ekranına bakıyoruz. 

      Şehir büyüdü ama insan küçüldü sanki. 

      Belki de artık biraz durup düşünmenin zamanı geldi. 

     Her şeyi artık bütünüyle değiştiremeyebiliriz. Ülkenin bütün sorunlarını tek başımıza çözemeyiz. 

      Ama düşünerek kendimizi değiştirebiliriz. 

       Daha sakin olabiliriz. Daha anlayışlı olabiliriz. Sokakta gördüğümüz birine gülümseyebiliriz. Markette kullandığımız alışveriş arabasını yerine geri koyabiliriz. Trafikte korna yerine sabrı tercih edebiliriz.      

     İyilik de kötülük gibi bulaşıcıdır. Bir insanın sakinliği, başka bir insanın huzuru olabilir.Bir tebessüm bazen bir günün bütün yükünü hafifletebilir. 

     Belki de yeniden toprağa dönmemiz gerekiyor.

     Köylerimize…Doğduğumuz yerlere… Toprakla temas eden insanın ruhu değişiyor çünkü. Bugün yediğimiz birçok şey bile doğallığını kaybetmiş durumda.

    Hayvanlar betonların arasında, stres altında büyüyor. 

     Stresin sadece insana değil, canlıya da geçtiğini artık bilim söylüyor. Huzursuz ortamda yetişen bir canlının sağlıklı olması ne kadar mümkün?

      İnsan da aynı aslında. Sabah akşam stresin içinde yaşayan bir toplumun mutlu olması kolay değil. 

     Bu yüzden belki de biraz yavaşlamalıyız. Biraz toprağa dokunmalı,Biraz gökyüzüne bakmalı,Biraz da insan olduğumuzu hatırlamalıyız. Çünkü hayat sadece yetişmekten, koşuşturmaktan ibaret değil. Bazen durmak da gerekir. 

     Belki herkes memleketine dönmez , dönemez. Ama herkes biraz insanlığına dönebilir. 

     Belki de bugün bizim ihtiyacımız olan şey… 

     Kendini bilen bir nesildir. Ne komplekse kapılan… Ne de hamasetle avunan…Köküyle barışık ama dünyayı da okuyabilen bir nesil… 

     Biraz düşünelim değerli okuyucularım ve üzerimize düşen sorumluluklarımızı fark ederek, gereğini yapalım. 

    Bakın o takdirde ne kadar huzurlu ve verimli olacağınıza şaşıracaksınız. 

      Gününüz neşeli geçsin. 

      Sağlıcakla, Sevgiyle kalın.

Share
1662 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...
  • Yolsuzluklar Karşısındaki Sessizlik

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         Bir ülkenin ekonomik dinamikleri, sadece rakamlar ve grafiklerden ibaret değildir; aynı zamanda o ülkedeki adalet, şeffaflık ve liyakat anlayışının da bir aynasıdır. Son yıllarda Türkiye'de en çok tartışılan, toplumun farklı kesimlerinde derin yankı uyandıran konuların başında hiç şüphesiz "kamu kaynaklarının kullanımı" geliyor. Geniş kitlelerin geçim mücadelesi verdiği, enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük yaşamı zorlaştırdığı bir dönemde, gözler doğal olarak gücü elinde bulunduran siyasi iradeye ve onun etrafınd...
  • DUMLUPINAR’DAN CUMHURİYET’E; BU MİLLETİN İRADESİ YIKILMAZ

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         Dumlupınar sadece bir meydan savaşı değildir.      Dumlupınar; bir milletin esareti kabul etmediğinin, vatanından vazgeçmediğinin ve kendi geleceğine sahip çıkacağının dünyaya ilanıdır.      26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da büyük bir zaferle sonuçlandı. Bu zaferin başında ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardı.      O gün mesele yalnızca düşmanı topraklardan çıkarmak değildi. Mesele, Anadolu’da bağımsız ve egemen bi...
  • KRİZİN SEBEBİ NEDİR?

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         1) Sorun nedir ?      2) Sorun niye oluşur ?      3) Sorun nasıl çözülür ?      Her gün şikayet ettiğimiz yaşantımızla ilgili, bir çok soruna çare bulabilmek için yukarıdaki üç soruya cevap bulunması gerekiyor.      Birinci sorudan başlayarak kendi açımdan cevap vereceğim.      Birincisi, yaşantımızı zorlaştıran hadislere sorun deniliyor.      İkincisi, tabiat olaylarından kaynaklana...