logo

Bozuk düzenin bedeli

     Sevgili okurlarım;

     O kadar çaresizim ki, anlatamam. Ne yazacağımı, nasıl yazacağımı bilemiyorum. Kalpler taşlaşmış hissetmiyor, vicdan, merhamet yok olmuş. Gözler kör olmuş görmüyor, Kulaklar sağır olmuş duymuyor. İnsanlık kendi gerçekliğini inkar noktasındadır. Kişiler görmüyor, duymuyor, hissetmiyor. Herkes maddiyata odaklanmış durumda. Ey insanlık; ben diyorum ki, bu işin sonu yoktur. Bu açgözlülüğün, bencillik ve hırsın sonu felakettir, yokoluştur. Gayrı uyanın, aklınıza başınıza toplayın. Hepimizi sapıklığa, batıla götüren hırsımız ve egomuzdur. Bu illetten kurtulmaktan başka çaremiz yoktur. Daha çok kazanalım, mal, mülk, para, pul, mevki, makam sahibi olalım diye, birinci derecede ailemizden olan insanların nafakasına bile göz dikmişiz ve eziyoruz. Soygun da, vahşilikte, barbarlıkta, yalanda, dolanda, fitnede, fesatta sınır yok olmuş. Hiç akıl edip düşünmüyorsunuz; “Bu işin sonu nereye varacak?”

     Hesap gününde bu yapılanların hesabını nasıl vereceğiz. “Allah’ım bizi affet günahlarımıza bağışla” diye yalvarınca, bağışlanacağınızı mı sanıyorsunuz. Hak varken, batıl da olun. Doğru yol varken, sapık yola girin. Adalet varken, zalim olun. Ondan sonra Allah’tan af dileyin. Af dileyip yalvarmakla Allah’ı kandıracağınızı mı sanıyorsunuz. Sömürü, talan, zulüm, zorbalık, fitne, fesat, yalan, dolan üzerine kurduğunuz maddi ve manevi finans, kapitalist cahiliye düzeninizin insanlığı götüreceği yer felakettir.

      Yanlışın, kötünün sorumlusu, bozuk düzeninizdir. İlim, iyiyi, doğruyu yapmayı söylüyor. Siz yanlışı kötüyü yapıyorsunuz. Unutmayın, yaptığınız iyi veya kötü şeyler şimdiki geçici hayatta veyahut ahir zamanın ebedi hayatında karşılığını bulacaksınız. Benim size uyarım; Çağımızın cahiliye düzeni finans-kapitalizm sizi sapıtmış. Farkında olmadan günah işlemenize vesile oluyor. Yani, suçlu şu veya bu kurum,şu veya bu kişi değil.

     Suçlu çağımızın cahiliye düzenidir.

     Bu düzeni ortadan kaldırmadığımız müddetçe, hep beraber, her Allah’ın günü kötülük yapıp günah işlemeye devam ederiz. Bu anlamda, günahkar bir toplumun ilaha yalvarmasının manası da, faydası da yoktur.

     Anlayacağınız, depremler, savaşlar başka değişik nedenlerden dolayı bozuk düzenin vesile olduğu, mağduriyetleri tek tek yorumlamanın faydası yok. Bu düzen bizim günahımızın eseridir. Onu değiştirmezsek sonuçlarına katlanmaya devam edeceğiz. Onun için Elazığ depremiyle alakalı, duygu sömürüsü yapmanın sahtekarlığından vazgeçin. Türkiye’de fay hatları olduğunu, her an deprem olacağını bilmeyen bir Allah’ın kulu var mı? Dağdaki çoban da, Üniversitedeki profesör de biliyor. Madem hepimiz biliyoruz, neden depreme uygun yerleri seçip, ona göre konut yapmıyoruz, uygun malzeme kullanmıyoruz. Kendi amelimizle kurduğumuz bozuk düzenin bedelini geçici hayatta ve ebedi hayatta ödeyeceğiz. Bundan kurtuluş yok. Onun için Elazığ, depreminden dolayı geçmiş olsun da demiyorum, başsağlığıda dilemiyorum.

     Zira, mağdur insanlara hiçbir faydası olmaz. Aklınızı kullanın, düşünün mağdur olmayacağınız düzen kurun, sorun çözülür.

Share
773 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?