logo

03 Şubat 2020

Bozuk düzenin bedeli


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım;

     O kadar çaresizim ki, anlatamam. Ne yazacağımı, nasıl yazacağımı bilemiyorum. Kalpler taşlaşmış hissetmiyor, vicdan, merhamet yok olmuş. Gözler kör olmuş görmüyor, Kulaklar sağır olmuş duymuyor. İnsanlık kendi gerçekliğini inkar noktasındadır. Kişiler görmüyor, duymuyor, hissetmiyor. Herkes maddiyata odaklanmış durumda. Ey insanlık; ben diyorum ki, bu işin sonu yoktur. Bu açgözlülüğün, bencillik ve hırsın sonu felakettir, yokoluştur. Gayrı uyanın, aklınıza başınıza toplayın. Hepimizi sapıklığa, batıla götüren hırsımız ve egomuzdur. Bu illetten kurtulmaktan başka çaremiz yoktur. Daha çok kazanalım, mal, mülk, para, pul, mevki, makam sahibi olalım diye, birinci derecede ailemizden olan insanların nafakasına bile göz dikmişiz ve eziyoruz. Soygun da, vahşilikte, barbarlıkta, yalanda, dolanda, fitnede, fesatta sınır yok olmuş. Hiç akıl edip düşünmüyorsunuz; “Bu işin sonu nereye varacak?”

     Hesap gününde bu yapılanların hesabını nasıl vereceğiz. “Allah’ım bizi affet günahlarımıza bağışla” diye yalvarınca, bağışlanacağınızı mı sanıyorsunuz. Hak varken, batıl da olun. Doğru yol varken, sapık yola girin. Adalet varken, zalim olun. Ondan sonra Allah’tan af dileyin. Af dileyip yalvarmakla Allah’ı kandıracağınızı mı sanıyorsunuz. Sömürü, talan, zulüm, zorbalık, fitne, fesat, yalan, dolan üzerine kurduğunuz maddi ve manevi finans, kapitalist cahiliye düzeninizin insanlığı götüreceği yer felakettir.

      Yanlışın, kötünün sorumlusu, bozuk düzeninizdir. İlim, iyiyi, doğruyu yapmayı söylüyor. Siz yanlışı kötüyü yapıyorsunuz. Unutmayın, yaptığınız iyi veya kötü şeyler şimdiki geçici hayatta veyahut ahir zamanın ebedi hayatında karşılığını bulacaksınız. Benim size uyarım; Çağımızın cahiliye düzeni finans-kapitalizm sizi sapıtmış. Farkında olmadan günah işlemenize vesile oluyor. Yani, suçlu şu veya bu kurum,şu veya bu kişi değil.

     Suçlu çağımızın cahiliye düzenidir.

     Bu düzeni ortadan kaldırmadığımız müddetçe, hep beraber, her Allah’ın günü kötülük yapıp günah işlemeye devam ederiz. Bu anlamda, günahkar bir toplumun ilaha yalvarmasının manası da, faydası da yoktur.

     Anlayacağınız, depremler, savaşlar başka değişik nedenlerden dolayı bozuk düzenin vesile olduğu, mağduriyetleri tek tek yorumlamanın faydası yok. Bu düzen bizim günahımızın eseridir. Onu değiştirmezsek sonuçlarına katlanmaya devam edeceğiz. Onun için Elazığ depremiyle alakalı, duygu sömürüsü yapmanın sahtekarlığından vazgeçin. Türkiye’de fay hatları olduğunu, her an deprem olacağını bilmeyen bir Allah’ın kulu var mı? Dağdaki çoban da, Üniversitedeki profesör de biliyor. Madem hepimiz biliyoruz, neden depreme uygun yerleri seçip, ona göre konut yapmıyoruz, uygun malzeme kullanmıyoruz. Kendi amelimizle kurduğumuz bozuk düzenin bedelini geçici hayatta ve ebedi hayatta ödeyeceğiz. Bundan kurtuluş yok. Onun için Elazığ, depreminden dolayı geçmiş olsun da demiyorum, başsağlığıda dilemiyorum.

     Zira, mağdur insanlara hiçbir faydası olmaz. Aklınızı kullanın, düşünün mağdur olmayacağınız düzen kurun, sorun çözülür.

Share
1827 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KUL  HAKKI YİYORLAR

    10 Ekim 2026 Yazarlar

    Anayasayı geçtik, Hukuku, utanmayı geçtik, Demokratik kuralları geçtik, Demokrasiye atılan kazığı da geçtik bu kişiler birde bize dindarlık üzerinden ahlaki üstünlük taslıyorlar. Peki bu dindarlık bunlara millet iradesini çalmayın büyük bir haram, büyük bir günah olduğunu öğretememiş, Ak partili duymuyor, umursamıyor, tehditle, yargı kararı ile, valilik operasyonu ile, mahkeme operasyonu ile bir çok ilçeyi ele geçirdik, 86 milyon bizi izliyor, biz ne yapıyoruz demiyorlar. İnanç meselesi de çok sorgulanır hale geldi, inanç bu insanlara en...
  • Sabrın Ölçüsü 

    09 Ekim 2026 Yazarlar

         Değerli  Okuyucular,       Kadirşinas Dostlar.        Sabır, insanın sahip olduğu en kıymetli nimetlerden biridir. Yaratıcının bize verdiği bu nimeti yalnızca zorluklar karşısında dişimizi sıkmak için değil, hayatımızı ve ruh sağlığımızı korumak için de kullanmalıyız. Ancak zamanımızın, enerjimizin ve gücümüzün sınırlı olduğu gibi sabrımızın da bir sınırın vardır. Bu nedenle sabrı da ölçülü kullanmayı öğrenmeliyiz.       Her şeye, herkese ve...
  • Aynı tas, aynı hamam

    08 Ekim 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir ülke düşünün bağa, bahçeye, fidan dikmeye, bakliyat ekmeye elverişli bereketli toprağı  olsun, üç tarafında deniz olduğu için bol miktarda deniz ürünleri bulunsun, insanları çalışkan eğitimli ve becerikli olsun, bu ülkede  yaşanan kronik ekonomik ve sosyal krizlerden dolayı toplum mağdur olsun.       Türkiye de, insanların açlık ve yoksulluk sınırının üstüne çıkması için ne olması gerekiyor. Yani, neyimiz noksan anlamış değilim.     &nb...
  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...