logo

28 Kasım 2020

Cevabı kendiniz bulun


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım.

     Dünyadaki bütün insanların kusurları vardır. Yani mükemmel insan yoktur.

     Kusursuz sandığımız ve kendimize idol seçtiğimiz kişilerin  bir çok hata ve kusurları vardır, zira hata yapmak insanın fıtratında vardır.

     Fakat kişinin kusurlu davranışı konusunda bilmemiz icap eden çok önemli bir durum var.

     Kişi yanlış davranışı; bile isteye, kasten mi yapıyor, yoksa istemediği halde bilinçsizliğinden veya gafletinden dolayımı yanlış veya hatalı işler yapıyor.

     İşin püf noktası budur.

     Şayet kişi kötü ameli bile isteyerek yapıyorsa doğru yoldan çıkmış, sapık yola girmiştir, haktan çıkmış, batıla düşmüştür. Bu yolu gönüllü olarak seçmiştir.

     Eğer kişi, istemediği halde kötü bir amel yaparsa sonra yaptığı yanlışın farkına vardığı zaman onunla yüzleşip öz eleştirisini yaparak, bir daha tekrarlamaz ise ve hatasını telafi ederse,  o kişinin tercihi hak yoldadır .

     Yukarda  kişiyi baz alarak,  Kötü ve iyi amel tespitimin birde toplumsal boyutu var. Yani bir toplumun kollektif olarak bile isteye iyi veya kötü davranış sergileme  olgusu vardır.

     Size bir örnek vererek konuya açıklık getireyim.

     12 Eylül1980  zulüm ve zorbalık askeri darbesinin hukukunu meşrulaştıran 1982 anayasasına toplum olarak %95 oy vermiştik. Yani Türkiye toplumu olarak zalimlerin bize zulüm yapmasını, kendi elimizle onayladık.

      Ülkemizi sömürücü zalimler için dikensiz gül bahçesi yaptık

     “Bizi istediğiniz gibi ezin sömürün” dedik.

     Avrupa da iç karışıklık çıkıp sosyal olaylar olduğu vakit adalete, eşitliğe ve barışa katkı sağlayan demokratik düzeni geliştirdiler.

     Onlar sorunlarını demokrasiyi geliştirerek çözdüler.

     Çünkü onlar devlet, millet, din, iman demagojisi yerine “önce insan” dediler, insanın mutluluğunu ve refahını esas alan anayasa yaptılar ve ona göre bir düzen kurdular.

     Daha doğru bir ifadeyle onlar tercihini adaletten, eşitlikten yana koydular. Biz, zulüm ve zorbalıktan yana koyduk.

     Bilmiyorum fazla söze hacet var mı. Gerekçesi ne olursa olsun Avrupa insanından %01 bile oy alma olasılığı olmayan 1982 anayasasına  biz %95 oy vermiştik ve hala o anayasa ile Türkiye yönetiliyor. Gelişmemize, ilerlememize vurulan bu zinciri bir türlü söküp atmıyoruz.  Ne iktidar partisinin ne de muhalefet partilerinin bu doğrultuda bir çabaları var. Hepsi durumundan memnun görünüyor. Biraz kendimizi Avrupalılarla kıyaslayalım .

     Ne dersiniz, bizim yaptığımız mı  doğru? Yoksa onların yaptığımı doğru? Biz mi doğru yoldayız? Yoksa onlar mı yolda?

     Biz mi hakka daha yakınız?

     Yoksa onlar mı hakka daha yakın?

     Size önerim bu soruları kendinize sorun ve cevabı kediniz bulun.

Share
3460 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...