logo

19 Şubat 2018

CHP 36.KURULTAYI


CHP 36. Kurultayı’nın sonuç bildirgesinin ikinci maddesi:
Cumhuriyet ve demokrasinin temeli olan laiklik ilkesinden taviz verilmeyecek, “ne dinin siyasallaştırılmasına ne de siyasetin dinselleştirilmesine” izin verilmeyecektir.
Bu ikinci maddenin, olması gereken biçimi:
Laiklik, dinişleri ve devlet-dünya işlerinin ayrılması yanında, dini bilgi ve devlet-dünya bilgisi bütünlüğüdür. Laiklik payda, din işleri ve devlet-dünya işleri paydır. Bayağı kesir sayısı özelliği vardır. Dinişleri ve devlet-dünya işleri farklı iki kavramdır. Bu iki farklı kavram, laiklik adıyla bir bütün oluşturur. Buna düalizm de denir. Bilginin ikiye ayrılmasıdır.
Devlet-dünya bilgisi ile devlet yönetilir. Dini bilginin ibadet kuralları ile ibadet edilir.
Dini bilgiye devlet-dünya bilgisi karıştırılmayacak. Devlet-dünya bilgisine dini bilgi karıştırılmayacak.
Siyaset, devlet-dünya bilgisi ile yapılacak.
Diyanet, dini bilginin ibadet kurallarının yerine getirilmesi için görevlidir.
Dini bilginin muamelat, ceza kuralları yerine devlet-dünya bilgisi ile hazırlanan kurallara uyulur. Diyanet’in dışında ayrı devlet kurumu kurulur.
Not:
Dini bilginin ibadet kuralları ile dua edilir. Dua ederek isteklerimizi dile getiririz. İsteğimiz, devlet-dünya ile ilgiliyse, isteğimizin yerine gelmesi için devlet-dünya bilgisi ve şartlarının dikkate alınması gerekir.
Cennete gitmek ve mahşer günü peygamberin şefatından faydalanmak için dua ediyorsak, mahşer gününü ve cennet ile ilgili bilgiler, dini bilgi olduğu için dikkate alınır. Devlet-dünya bilgisi dikkate alınmaz.
Aptes almak için su olan yerde su kullanılır. Su ile temizlik yapılır. Suyun olmadığı zaman ve yerde teyemmüm aptesi alınır. Su olmadan, inanarak aptes alınır, temizlik yapılır.
Bu iki örnek, dini bilgi ile devlet-dünya bilgisi farkını anlatır.

Share
580 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...