logo

CHP İÇİN LAİKLİK RAPORU

     Çalışma planı, çalışma takvimini belirtir. Yapılacak çalışmalar sıralanır. Çalışma raporu, yapılan çalışmaların uygulanmasını anlatır. Laiklik konusunda, çeşitli gruplar üzerinde yaptığım incelemeleri, yaptığım tespitleri, anlatmaya çalışacağım.

     Birinci olarak, CHP’de “Bilim Kurulları” var. Laiklik deyip, bilimi anlatıyorlar. Laikliğin içindeki bilimsel bilgiyi-parçasını- slogan haline getiriyorlar. Atatürk’ün, “Hayatta en hakiki mürşit, bilimdir, fendir” sözünü slogan halinde tekrar ediyorlar. Laikliğin içinde, dini bilginin ibadet kurallarının olduğunu, görmezliğe geliyorlar.

     İkinci olarak, Veli-Der, Bursa Eğitim-Sen, Bursa ADD: Laikliğin köken anlamını, laikliğin kavram anlamının yerine koyuyorlar.  Laikos-ruhban zıtlığı nedeniyle, laiklik ayrı, din ayrı olur, diyorlar. Antik Yunan’da, “toplum, laikos-halk- ve ruhban bütünlüğü” olur. Burada toplum bütün, laikos-halk- ve ruhban parça özelliği taşır. Roma’da oluşan laikliğin kavram anlamında: Din bir güneş olur. Devlet bir güneş olur. Her iki güneş, toplumu aydınlatır. Dante, “İlahi Komedya “ isimli eserinde, laiklik konusunu anlatır. Roma’da çok tanrılı putperestlik yerine, tek tanrılı Hıristiyanlık kabul edildi. Din değişti, devlet devam etti. Din ve devlet arasındaki farklılık, dinin ve devletin ayrı-ayrı örgütlenmesi anlayışını getirdi. Din, kilise ve manastırlar ile örgütlendi. Devlet, senato, maliye, ordu, devlet hukuku mahkemeleri gibi kuruluşlar ile örgütlendi. Bu durum, laikliğin kavram anlamını oluşturdu. Laikliğin kavram anlamında: Laiklik, din ve devlet işlerinin ayrılması olur. Laiklik tanımının içinde, din ayrı, devlet ayrı olur.

     Laik hukuk, denilmesi: Laikliğin bilim olarak slogan haline getirilmesi arasında benzerlik var. Roma devlet hukuku, denilmesi gerekir. Devlet örgütlenmesi içinde, devlet bilgisi ile oluşturulan hukuk, demek gerekir. Türkiye devlet hukuku, demek gerekir.

     Üçüncü olarak, Aydınlar Ocağı: Gelenekçilik adı altında, “devlet dine müdahale edip, dini bilginin okullarda öğretilmesi için, eğitimde düzenleme yapar” anlayışını dile getirmektedir. Kapitalist sistemde, bireyin istekleri esas alınır. Din-inanç- bireyseldir. Farklılıkların eşitliği oluşur. Toplumda hoşgörü oluşur. Bireyin dinini-inancını- öğrenmesi için müfredat içinde bilgi verilmesi, öğretmen temini gerekir. Bireysel özgürlüğü kabul etmeyen bir anlayışla: Devlet yönetimi tarafından bütün öğrenciler için hazırlanan dini bilgiler verilmesi, bir kuralsızlık olur.

    Gelenekçiliğin değer dalı, tarikatlar olur. Tarikatçılar, her türlü sorununu, dini bilgi ile çözmeyi önerirler. Kur’an içinde bütün bilgiler var, denilir. Bilginin, dini bilgi ve devlet-dünya- bilgisi olarak ayrılması kabul edilmez. Tebliğ görevi ile hemen düşüncelerinin doğruluğunu anlatırlar.

    Aydınlar Ocağı ve tarikat etkisindeki kişiler: Din insana aittir, laiklik devlete ait olur, düşüncesini belirtirler. Arkasından, din ayrı laiklik ayrı olur, denir. Laiklik tanımı içindeki: din ayrı, devlet ayrı olur, bilgisi değiştirilir. İnsan, inanır veya inanmaz, bu yüzden, din insana aittir, laiklik devlete aittir, denir.

    Dördüncü olarak, CHP il ve ilçe merkezlerine gelişlerinde dini selamlaşma yapanlar var. Merhaba, iyi günler demeleri belirtildiği zaman: Dini selamlaşmanın inanç özgürlüğü olduğunu, belirtirler. Burada, kurala uymak ya da uymamak söz konusudur. “selamın aleyküm- ve aleyküm selam demek, bir kuralsızlık olur.

    Max Weber, kuralsızlığın topluma zarar verdiğini belirtir. Sistemin, bir kurallar bütünlüğü olduğunu, belirtir. Max Weber, dini bilginin, devlet-dünya- bilgisini kutsallaştırıp kabul etmesini incelemiştir.

     Kuralsızlığın en tipik örneği, Süleyman Demirel, olur. “Bismilla’rama’nirahim” sözü ile besmele çekerek, devlet kurumlarında açılış yapardı. Süleyman Demirel tipindeki kişiler, CHP’ye doluşmuşlar. Sosyal Demokrat-Ortanın solu- kişi, din ayrı, devlet ayrı diye belirtir. Din ayrı, laiklik ayrı demez.

Beşinci olarak, “Laik ve Bilimsel Eğitim Platformu” var. Laik ve bilimsel eğitim, demekteler. Laikliğin parçası olan devlet işlerinin içinde bilimsel bilgi var. Burada bilimsel kelimesi, ikinci defa tekrarlanmış olur. Laik eğitim demek, yeterli olur. Laik kelimesinin yanına bilimsel kelimesinin getirilmesi, bir algı cümlesi özelliği olur. Yapılan konuşmalarda, laik ve bilimsel eğitim, denilip bilimsel bilgi anlatılıyor. Laikliğin içindeki din işlerinin içinde: Dini bilginin ibadet kuralları olduğu görmezliğe geliniyor. Diyanet, dini bilginin ibadet kuralları ile sınırlı olarak görev yapar. Falih Rıfkı Atay, Çankaya isimli eserinde, bu durumu belirtir.

     İmam Hatip Okullarını, Diyanet’i: Tarikatçılık olayı yönünde eleştirmek gerekir. Dini bilginin ibadet kuralları içinde: Tarikat örgütlenmesi yoktur. Tarikat örgütlenmesi, feodal toplum özelliğidir.   Tarikat örgütlenmesinde, mürit-mürşit bağlılığı var. Müridin bireysel iradesi yoktur. Mürit, mürşidin sözleri ile hareket eder. Bu durum, vatandaşa anlatılmalı…

Share
3687 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?