logo

21 Mayıs 2019

ÇOCUKLARIMIZ NE KADAR GÜVENDE..?


23 Nisan Çocuk bayramımızda bir kez daha anladık ki, çocuklarımız güvende değil.
İnsanları, hayvanlardan ayıran en büyük özellik ar, edep duygusu olduğuna göre, böyle arsızca bir olayı gerçekleştirenlere insan gözüyle bakmamız mümkün değil. Kaldı ki, hayvanlar bile hata yaptıklarında utanma duygusuna sahipler.
Sadece dürtüleri ile hareket eden bu canileri hayvanlarla bir tutmak bile onlara ödüldür.
Peki, bu durumda çocuklarımızı nasıl koruyacağız..?
Sınırımızdan kaçak yollarla giren, kimlikleri dahi belli olmayan milyonlarca insandan devlet nasıl çocuklarımızı koruyacak? Nasıl önlemler almalı ki, geleceğimiz kararmasın.
Devletlerin oluşumunda sosyal sözleşme teorisine ve Thomas Hobbes’e göre, insanlar güvenliklerini sağlaması adına belli özgürlüklerinden devlet lehine vazgeçerler. Çünkü, devlet olmadıkça herkes, herkese karşı. Bu sebeple, devletin en büyük görevlerinden birisi halkını korumaktır. Hal böyle iken kimin girdiği belli olmayan sınırımızdan başlayarak, öncelikle önlemler alınmalıdır. Sınır namussa, namusa sahip çıkma zamanıdır.
Aksi takdirde, toplumda günden güne artan linç kültürünün ne yazık ki bir gün önü alınamayacak boyutlara gelecektir.
Söylenecek çok söz var, dökülecek çok göz yaşımız var. Ancak, zaman bizim ağlamamızın değil, çocuklarımızın gözündeki yaşları silerek, acil önlemler alma zamanıdır.
Eminim ki, her aklı başında birey alınacak önlemlerde devletin yanında olacaktır. Acilen devlet yetkilileri, iktidarı ve muhalefeti ile bir olup, suçluların en ağır cezayı almaları adına gerekli yasal düzenlemeleri yapmalarıdır.
Gerekiyorsa sivil halktan gönüllü komisyonlar kurularak çocuklarımızın parklarda özgürce oynayacakları ortamı bir an önce sağlayalım.
Unutmayalım, her çocuk gelecektir. Ben Kestel Optik yöneticisi Ali Ekber Can olarak, çocuklarımız gülsün diye atılacak her adımda devletimin yanında olmayı kendime görev bilirim. Üç evladımın nezdinde tüm çocuklarımız gülsün diye devlet ile bir olarak artık susmayalım!..

Share
758 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...