logo

02 Ağustos 2020

ÇOK ŞÜKÜR AÇILDI


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Yazıldı, çizildi, konuşuldu ve üç yılda bir gündeme getirildi, nihayet açıldı, herkes kurtuldu. Çünkü, hepimizi gerçekten yordu bu Ayasofya işi, burada anlayamadığım bir buçuk yıl kadar önce AKP Genel Başkanı sn. Erdoğan, “Ayasofya’yı ibadete açılsın diyenler, dünyayı tanımıyor, burayı camiye çevirmenin faturası çok ağırdır, ben bir siyasi lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim, önce Sultan Ahmet’i bir dolduralım” demişti. Geçen hafta ise ayni Erdoğan, açılışta “gayretlerimiz neticesinde hamdolsun Ayasofya cami oldu” dedi, bir buçuk yılda ne değişti yorumu sizlere bırakıyorum.

     İlahiyatçı üç yazar bu konuda şöyle açıklama yaptı; “Ayasofya’nın evrensel değerleri yok sayılarak camiye dönüştürülmesi sözlük anlamı barış olan islamın uzlaşma ve adalet mesajlarına darbe vurur nitelikte bir tercihtir” bu da onların fikri yorum onların.

     Bu mekanda yıllardır ezanımız okunup namaz kılınabiliyordu, tapusunda da cami yazıyor. Peki neyin açılışıydı bu, bunu da anlayamadık. Ayasofya ibadete değil, siyasete açılmıştır, buda benim düşüncem.

     Diyanetin başındaki kişinin açılışta hutbe konuşması, Atatürk’e açıkça bir saldırıdır, karalama kampanyasıdır. Bir kez daha Cumhuriyetimizin değerleri yok sayılmıştır, aklıma şu geliyor; Katolik dine mensup dünyanın bir çok ülkesinde yüzlerce camimiz var bunu sn. Erdoğan’da dile getirmişti, şimdi bu ülkeler misilleme olarak bu camileri kiliseye çevirmeye kalkabilirler nasıl bir tepki koyarız bilemiyorum ama hazırlıklı olalım.

     Bu konuyu bir daha şükürler olsun dile getirmeyeceğiz son olarak bu konu ile ilgili bir açıklama var, bu kişi Sakarya üniversitesinde tarih profesörü E.Sofuoğlu bakın ne diyor.

     Ayasofya’nın ikon ve mozaiklerinin sökülmesini istiyor, camide fahişe olur mu diyor. Acı olan çocuklarımız bu cahillerden eğitim alıyor, buranın bir kültür mirası olduğunu ve her yıl yüz binlerce turistin gelip ziyaret ettiğini bilmiyor, bilmek istemiyor.

     LOZAN 97 YAŞINDA

     Ülkemizin tapu senedi olan bu anlaşmanın yıl dönümlerinde Osmanlı hayranı yandaş medyayı hüzün basar ve bir sürü yalanlar söylemek zorunda hissederler kendilerini.

     Mesela Lozan’da yabancı ülkelere çok toprak kaptırdık gibi, o zaman nereleri kaptırdığımızı bir açıklasanıza be cahiller. Aksine, Türkiye Lozan anlaşmasında bir karış toprağını kaybetmemiştir.

     AKP Genel Başkanı sn. Erdoğan, “Lozan anlaşması devletin tapusudur, inanç, cesaret ve fedakarlık zaferidir, diplomasi ve uluslar arası hukuk alanında tescillidir” demişti. Yine anlayamadık sonradanda, “Birileri bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalışıyor, zafer mi bu” dedi!!!!

     Emeği geçen başta Atatürk ve İsmet İnönü, olmak üzere hepsini sevgi ve saygıyla anıyoruz.

     BU KADARI’NA GERÇEKTEN PES

     Söylediği söz şu, “salgının tepe noktasını görmediğimizi düşünüyorum” bu söylemi yüzünden hakkında soruşturma açıldı. Uludağ Üniversitesi Profesörü sn. Kayıhan Pala, hakkında neden halkı yanlış bilgilendirip paniğe yol açtığı için. Dostlar, ayni şeyleri sağlık bakanı ve bilim kurulu üyeleri nerdeyse her akşam söylüyor ve bu gün için hala geçerli bir durum bu. Mesele o değil tabi, sn. Pala, çok iyi dostumuz olduğu için rahatlıkla söylüyorum çok değerli ve yürekli bir bilim insanı. Ama, hata yaptı. CHP’den milletvekili adayı oldu sen misin olan biat etmessin öyle mi sonuç bu, bir şey çıkacağından değil, tamamen bir karalama olayı.

     Sn.Pala’ya açılan soruşturma halkın doğru, bilimsel gerçek bilgiye ulaşma hakkına, bilim insanının akademik özgürlüğüne yapılan bir saldırıdır, şiddetle kınıyoruz diye açıklama yaptı 44 tabip odası ve CHP, kesinlikle kınıyoruz.

     Sevgili hocam arkanda yüz binler var bunu unutma.

     Kurban bayramını kutlar sağlık ve mutluluk içinde nice bayramlara ulaşmanız dileğiyle

     Kalın Sağlıcakla…

Share
4007 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...
  • DEPREM VE YAĞMACILIK

    13 Kasım 2020 Yazarlar

             İnsan özünde iyi midir kötü müdür sorusu, felsefenin sağlam tartışma alanlarından biri. Bu soruya belki herkes yaşadıkları üzerinden zaman zaman farklı cevaplar verebilir. Ülkemizin gerçeği olan deprem, her tekrar ettiğinde insanların enkaz altından canlı çıkmasına, hayatlarına geri dönebilmelerine dair umudumu 1999 depreminden kalan yağma hikayeleri gölgeler. Bu yağmacıların varlığı da insanın özünde iyi falan değil rezil bir yaratık olduğu fikrine iter beni.      &...
  • Suçlu onların batıl cahiliye düzenidir

    13 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir aydan fazla zamandır Tunceli ili Ovacık ilçesinin Yaka tarla köyündeyim. Köyde elektrik olmadığı için Elektrik ihtiyacını güneş paneli aracılığıyla karşılıyoruz. Bir kaç gündür hava yağmurlu olduğu için elektriksiz kaldık, onun için telefon, televizyon gibi araçlarımız devre dışı olmuş durumda ve Türkiye’deki önemli olaylardan haberdar değilim.      İzmir’de deprem olduğunu duydum. Fakat, ne derece bir tahribat yarattığı, can ve mal kaybı konusunda bilgim yok. Önemli oranda...