logo

14 Aralık 2019

ÇORAP SÖKÜĞÜ BAŞLADI


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Sevgili dostlar; son günlerde yaşananları gördükçe ve söylenenleri duydukça bizi kimler yönetmiş ve yönetmeye devam ediyor, insan hayretler içinde kalıyor. “Ülkemiz bu iktidar döneminde, yolsuzluk ve vurgun ülkesine dönmüş demekten kendimi alamıyorum.” Yolları ayrılınca nasılda bir birlerine düştüler ve çorap söküğü gibi başladı olaylar, önümüzdeki günlerde çok daha ilginç suçlamalar olacak bu gün yaşananlar o günlerin habercisi bana göre, Ak partiyi birlikte kurup yol yürüdüğü bu arkadaşları, ayrılıp yeni bir parti kurmaya kalkmasalardı bu suçlamaların hiç birini yapmayacaktı sn. Erdoğan, buda bir gerçek.

     Ali Babacan, geçmişte Erdoğan’ın ekonomiden sorumlu bakanı ve başbakan yrd.

     Ahmet Davutoğlu, eski dış işleri bakanı ve başbakanı, Mehmet Şimşek maliye bakanı ve başbakan yardımcısı, Ömer Dinçer başbakanlık müsteşarı ve Milli Eğitim bakanı ve Abdullah Gül ise, kendinden önce Cumhurbaşkanı yaptığı kişi. Aman Allah’ım kadroya bak, ülkemizi Erdoğan, ile birlikte bu kişiler yönetiyordu, her şeyimiz onlara emanetti.

     Bu kişiler, yine altında Erdoğan’ın imzası ile İstanbul’da şehir üniversitesi kuruyorlar ve devlet bankası Halk banktan 417 milyon TL.(yani 417 trilyon lira) kredi alıyorlar, bu kredi dışında İstanbul’un en değerli yerlerinde arazi devirleri de yapılıyor, bir örnek Tekel’in İstanbul Cevizli’deki 8 parsel arazisi (değeri 300 milyon dolar TL.ye vurduğunda hesap makinası almıyor) 2009 da Erdoğan’ın talimatı ile özelleştirme idaresi başkanlığı tarafından Şehir üniversitesini kuran Bilim Sanat vakfına bedelsiz tahsis ediliyor, bu vakıfta arazi üzerindeki binaları yenilemek ve yeni binalar yapmak için Halk Bank’tan 300 milyon lira krediyi sorunsuz alıyor sanırım anlaşılmıştır, buraya kadar Erdoğan’ın her şeyden haberi var sonunda bu kişiler reisten ayrılıp, parti kurmaya kalkıyor ve Ak partiye de ciddi hasar verecekleri çok net ortada. Bunun üzerine Erdoğan, harekete geçiyor ve sazı eline alıyor bakın bu eski yol arkadaşları için neler dedi, geçen hafta inanılır gibi değil…

     Bunlar, Halk bankasını dolandırmaya çalışıyor, şu andaki borçları 417 milyon lira Abdullah Gül’ün kendisini arayıp siz arzu ederseniz bu işi çözersiniz dediğini söyleyebiliyor. sn. Gül haksız da değil, bir gecede kaç müteahhitin trilyonlarca lira borcu silinmedi mi haksızda değil bir yerde, bu sözler yakışmadı be sn. Erdoğan onlar Akp’den kopmasaydı bunların hiç biri ortaya çıkmayacaktı ki, bunların hepsi bilginiz dahilinde öyle değil mi.?

     Ahmet Davutoğlu’nun bu dolandırıcılık suçlamasında sonra söyledikleri çok önemli, “Şu anda görev yapanlar dahil Cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, yakınları ve avukatlarının mal varlıkları mecliste kurulacak bir komisyon tarafından araştırılıp açıklansın, ayrıca kamu bankaları hangi vakıf ve şirketlere ne şartlarda ne kadar kredi vermiş ortaya dökülsün” dedi. Yani, başka bir tabirle “Hodri meydan” dedi, başka bir deyişle, “Biz senin yaptıklarını biliyoruz” demeye getirdi.

     Anlayacağınız çarşı Pazar karıştı, iyi de oldu en azından bu işlerin nasıl yapıldığını öğrenmiş olduk, kamu arazileri bir kişinin talimatı ve bir kaç kişinin imzası ile kolayca dilediğin kişi veya kurumlara bedelsiz devredilebiliyormuş, şunu da çok iyi öğrenmiş olduk. Kamu bankaları bir telefonla milyonlarca lira krediyi anında verebiliyormuş. Vay benim esnafım 50-100 bin TL. bu bankalardan kredi alabilmek için nelere maruz kalıyor. Yazıklar olsun, önce sicili iyi olacak ayrıca iki kefil, ev, arazi, dükkan bir taşınmaz ipotek verilecek bir de krediyi alabilmek için kaç ay bekleyecek.

     Sözün bittiği yer….

     Kalın sağlıcakla…

Share
570 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...
  • TEK BAŞINA İKTİDAR

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

                Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor....
  • ÜÇE ÜÇ VE BİTMEYEN DENİZ

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

         6 Mayıs 1972 tarihi, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idam sehpasında hayatlarını kaybettiği gün olarak tarihe geçmiştir. Ne yapmışlardır, suçları neydi, gerçekten idam edilmeyi hak etmişler midir şöyle bir bakalım.      Öncelikle neyin savaşını verdiler ne için ölüme gittiler, M. Kemal Atatürk, hayranıydılar onun Emperyalizme karşı verdiği savaşın, mücadelenin sonuna kadar arkasındaydılar. Yani tam bağımsızlık mücadelesi tek hedefleriydi. Osmanlı’nın son zamanlarını hatırlayın ülkeyi İngiliz’le Yunanlılar...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK

    29 Mayıs 2021 Yazarlar

         Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.      Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu ve...