logo

DANIŞMAN, ARKADAŞ ve KİM BU 2 AYYAŞ..?

Sürüsüne kurt dadanan çoban, köyün yaşlısına gidip koyunlarını kurda karşı nasıl koruyacağını öğrenmek için akıl danışmış.

Köyün yaşlısı ona, “Gece sürünün çevresinde ateşten bir halka oluştur. Kurt ateşten ürker, sürüye dalamaz” demiş.

Çoban, yaşlı adamın dediğini yapmış ama ertesi gece kurt ateşin üzerinden atlayıp, yine birkaç koyunu boğmuş.

Çoban yine yaşlı adama gitmiş.

Emmi, dediğini yaptım, ama kurt alevlerin üzerinden atlayıp, yine sürüye daldı, demiş.

Yaşlı adam bu defa; sürünün çevresine dikenli tellerden yüksek bir çit dikmesini önermiş.

Çoban bu çiti de yapmış, ama kurt bunu da aşıp yine sürüye dalmış, yine birkaç koyunu boğmuş.

Ertesi gün yine yaşlı adama gitmiş.

Dikenli tellerden yapılmış çitin de işe yaramadığını anlatmış ve “Şimdi ne yapayım emmi” diyerek yine akıl sormuş. Bu defa yaşlı adam gülmüş:

Evladım sende koyun kaldıysa, bende daha pek çok tavsiye var, demiş.

Böyle akıl veren, öneri getiren pek çok danışman vardır günümüzde.

Siz siz olun danışacağınız adamı iyi seçin derim.

Samimi olmak lazım…

Hani köyün birinde adamın birisinin ineği su içmek için kafasını küpün içine sokmuş. Fakat bir türlü dışarı çıkaramamış.

Adam da uğraşmış ineğin kafası çıksın diye ama nafile.

Konu komşu toplaşmış, her kafadan bir ses…

Kimisi şöyle yapalım diyor, kimisi böyle…

Fakat olacak gibi değil, ineğin kafası küpten çıkmıyor.

İçlerinden birisi demiş ki: “Yahu ne uğraşıp duruyoruz ki, köyün yaşlı bilgesini çağıralım.”

Köyün yaşlı bilgesi gelmiş, “Dediklerimi yapın” demiş.

“Önce ineğin kafasını kesin,” kesmişler.

“Şimdi de küpü kırın,” kırmışlar.

“Tamam, bu kadar” demiş yaşlı bilge.

Aslında bu gün siyaset üzerine yazacaktım. Ama, izlerin birbirine karıştığı, dün birbirine kurşun atanların bugün sarmaş dolaş olduğunu görünce midem kaldırmadı. Kimseye de ülke gündemini danışmadım. Çünkü geçen hafta danıştıklarım önce kesip sonra kırıyorlar. Yine de dayanamayacağım bir siyasetçinin, İzmir Belediye eski başkanlarından Osman Kibar’ın bir öyküsü ile yazımı bitireceğim.

Gittiği bir toplantıda karşılayıcılar uzun bir kuyruk oluşturmuş…

Osman Kibar baştan başlayarak, karşılayıcıları öpmeye başlamış…

Sıradakilerin hepsi erkek… Kuyruğun en sonunda bir genç kız var…

Osman Bey, erkekleri öpe öpe kızın önüne gelmiş.

Uzanmış tam öpecek, kız yanağını geri çekmez mi?

Osman Kibar:

Yahu kızım demiş, oldu mu şimdi?

Sırf seni öpebilmek için bu kadar adamın kıllı suratını öpmek zorunda kaldım…

Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Salı günkü (28 Mayıs 2013 günkü) grup toplantısında yaptığı konuşmada, “İki tane ayyaşın yaptığı yasa muteber oluyor da dinin emrettiği bir yasanın neden reddedilmesi gerekiyor” dedi…

İnsan sormadan edemiyor, Ey Eşbaşkan;

2 ayyaş dediğin kim?

2 ayyaş dediğin kişilerin yaptığı yasa hangisi?

Dinin emrettiği yasa hangisi?

Laik bir ülkede yasalar dinin emirlerine göre mi, çağın ve toplumun o günkü çağdaş ihtiyaçlarına göre mi olur?

Dinin emrettiği yasalara bu kadar bağlıysan; Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da, Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi kapsamındaki coğrafyada, milyonlarca Müslümanı emperyalist çıkarları için gözünü kırpmadan katleden ABD’nin bu emperyalist projesinde Eşbaşkan olmayı hangi dinin emirleri gereği kabul ettin..?

     Siyaset bu hafta da yazmayayım dedim. Fakat, Padişah Erdoğan’ın bu saçma sapan konuşmasına da sessiz kalmak istemedim der ve yazımı son olarak Hz. Mevlana’nın bir sözü ile noktalayacağım.

“Kiminle gezdiğinize, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü Bülbül güle; Karga çöplüğe götürür.”

Kalın Sağlıcakla…

Share
31 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?