logo

26 Şubat 2023

Depremzedeler, depreme dayanıklı olmayan binalara yerleştirildi


Ramazan Kestane
ramazan@kestelyore.com

     Yıl…1999…

     Deprem kuşağında olan ülkemiz, Gölcük depremiyle büyük bir şekilde sarsılmış, Resmi raporlara göre 17.480 ölüm, 23.781 yaralanma olup, 505 kişi sakat kaldı. 285.211 ev, 42.902 iş yeri hasar gördü. 2010 yılında yayımlanan Meclis araştırması raporuna göre 18.373 kişi öldü. 48 bin 901 kişi ise yaralandı.

     O tarihlerde, Televizyonda yayınlanan Çarkıfelek programında leblebi gibi ev dağıtan Veli Göçer’in yapmış olduğu tüm evler yerle bir olmuş, bir sürü hayatlar bu enkazın altında kalmıştı.

     Ben de, o tarihlerde çıkardığımız gazete de şöyle bir başlık atmıştım.

     “Kestel’in Veli Göçer’i Musa Coşkun”dur.

     O yazıdan sonra bir daha da Musa Coşkun’la konuşmadık.

     Deyim yerindeyse; küs gitti bana.

     Çünkü, o da gerçeklerin yazılmasından yana değildi.

     O zamanlar neden böyle bir yazı yazdığımı şöyle açıklayayım.

     Kendisine hayırsever diyen hatta devlet nişanı ödülü olan Musa Coşkun’un ilçemizde yaptığı, kendi ismi ve sülalesinin ismini taşıdığı tüm okullarda hasar meydana geldiği gibi, yapmış olduğu inşaatlarda da oldukça büyük ölçekli maddi hasarlar vardı.

     Bu binalara örnek, Kestel Adliye binası, Hünerli iş hanı ve Musa Coşkun okulu arasındaki bir bina.

     Yine haftasını takip eden gazetemizde bu sefer yazacağım yazının başlığı, “Kestel Adliye binası depreme dayanıklı değil!” oldu.

     Ben, bu yazıyı kaleme aldıktan sonra, O dönemin başsavcısı şimdilerde Feto firarisi olan Selahattin Piştav, makam şoförü olan Tahir Duygu’yu makam aracıyla beni aldırmaya göndermiş, hakkımda yalan haberden dolayı soruşturma başlatılmasına vesile olmuştu.

     Aradan 10-15 gün geçtikten sonra, Uludağ Üniversitesinden gelen ekipler, Adliye binasının kirişlerinden karot testi için numune alırken denk geldim.

     Hemen sordum:

     “Nasıl bina, depreme dayanıklı mı..?”

     “Yok. Bu bina nasıl ayakta kalmış, hayret ettik. Aldığımız numune elimizde ufalanıyor.” demişlerdi.

     Daha sonrasında bir yazı daha yazmıştım.

     Bu sefer haklılığım ortaya çıkınca, Feto firarisi savcı da, istemeyerekte olsa sessiz kalmıştı.

     Buraya bir parantez açayım. (Adliye binasının alınması için Adalet Bakanlığı ile yazışmaları kendisi yapıyor, böyle bir binanın ihtiyaçlarını gidereceklerini söylüyordu.)

     Hatırladığım kadarıyla alt kattaki işyerleri hariç, 370 Milyon liraya bu bina Adalet Bakanlığına alınmıştı.

     Daha sonrasında, binanın çürük olduğu raporu gelince, adliye binasının alındığı kadar bir para daha harcanarak, kolonlara çelik sarma işlemi yapılıp, bina depreme karşı güçlendirilmişti.

     Şimdi tüm bunları neden anlattım.

     6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkez üssü olan bir deprem daha yaşadık. Her ne kadar ilimizden uzak olsa bile, acısını her daim kalbimizde hissediyoruz.

     Depremin yaşandığı bölgelerden ilçemize gelen depremzedeler nereye yerleştirildi dersiniz.

     Musa Coşkun’un yaptığı ve güçlendirilme yapılması gereken Öğretmenevine.

     Anlayacağınız, Depremzedeler, depreme dayanıklı olmayan bir binaya yerleştirildi. Sadece burasıyla da bitmiyor. Kestel Belediyesi tarafından “bina sağlam değil” denilerek, çıkartılan ve daha önce müftülüğe tahsis edilen, halı sahanın yanındaki binaya da depremzedeler yerleştirilmiş.

     Bu konuda bir de sayı vereyim.

     Halı sahanın yanında depreme dayanıksız diye boşaltılan binada 72 kişi kalıyor.

     Güçlendirme yapılacak diye boşaltılan Milli Eğitimin binasındaki öğretmenevi misafirhanesinde ise, 6 aile olmak üzere toplamda 29 kişi kalıyor.

     Öğretmenevinin lokal kısmı da öğretmenlere kapatılmış, depremzedelerin hizmetine dayanıksız binayı açmışlar.

     Bu nasıl bir zihniyet.

     Bu nasıl bir anlayış.

     Oysa ki, Kestel Belediyesinin tehlike arz etmeyen Sosyal Tesisleri var. Buraya ufak bir dokunuşla çok güzel konaklama yerleri yapılabilirdi.

     Bulundukları yerde, yatacak, barınacak, kalacak yer bulamadıkları için ilçemize gelen depremzedeleri nereye yerleştirdiklerini şimdi anladınız mı.

     Ne diyelim, Zihniyet meselesi…

Share
684 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BAĞIMSIZLIK BENİM KAREKTERİMDİR

    08 Eylül 2026 Yazarlar

         30 Ağustos 1922…      Bir ulusun kaderinin yeniden yazıldığı gün.      Anadolu’nun işgal altında olduğu, bağımsızlığımızın tehlikeye düştüğü, umutsuzluğun yüreklere çökmeye çalıştığı bir dönemde Türk ulusu, özgürlüğünden ve yurdundan vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya ilan etti.      Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, yalnızca bir ordunun kazandığı askerî zafer değildir. Bu zafer; tutsaklığı re...
  • İşgal ve Kurtuluş

    08 Eylül 2026 Yazarlar

    (11 eylül 2021’te yayınlanmış)                    Kadirşinas  Okuyucular,      Değerli Can Dostlar.      Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ziyadesi ile ilgilendirmelidir.         Çünkü, Yunan’lıların bölgemizde, birinci dünya savaşından sonraki, iki yıl iki ay iki gün süren işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, Bursa’mızın 11 Eylül de kurtuluşunu yaşa...
  • MAHALLE BASKISINDAN KURTULMALIYIZ!

    08 Eylül 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Günümüz Türkiye’sinde, çok acayip durumlarla karşılaşmak doğal olmuş. İnsanlarla, olguları  konuşmak imkansız denecek kadar zor bir konu olmuş. (Görünen köy kılavuz istemez) misalinde olduğu gibi, üzerinde hiç zorlanmadan mutabık olup anlaşacağımız  çok açık net konularda dahi anlaşamıyoruz ve her kafadan bir ses çıkıyor.      Zira, yaşanan olaylara bakış açımız olgulara göre değil, algılara göredir.      Olgu nedir ?     ...
  • KILIÇDAROĞLU’NDAN MEDET UMANLARA GELSİN..!

    07 Eylül 2026 Yazarlar

        CHP'nin başına butlan olarak getirilen ve AKP'ye hizmet ettiğinden kimsenin şüphesinin dahi olmadığı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine verilen görevi oldukça güzel bir şekilde yerine getirmeye devam ediyor...      Seçilmişlerin görevden alındığı, kimsenin itibar göstermediği atamalar ile yol yürümeye çalışıyor.      Hiç dikkat ettiniz mi, CHP'nin başına tekrar geldikten sonra, hiç iktidarı eleştirdi mi, asgarî ücretliden bahsetti mi, Ankara'da parkta görev yapan gazilerden veya şehit...