Bayram öncesi, bizlerde anane ve gelenektir.

     Büyükler gezilir, ziyaret edilir, hal ve hatır sorulur.

     Bu, işin olmazsa olmazıdır.

     Bir de bu işin riya kısmı vardır. Onu da, Belediye başkanı ve siyasetçiler yapar.

     Hiç tanımadığı görmediği, bilmediği birisine veya esnafa gidip, çarpık olan dişerini göstererek, “Selamun Aleykum, nasıl işler, nasıl gidiyor” felan diye sorarlar.

     Dikkat ederseniz, ne kadar samimiyetsiz olduğunu anlarsınız.

     Kimden bahsettiğimi sorarsanız; haliyle, selvi boylum Önder Tanır’dan bahsediyorum.

     Geçtiğimiz hafta, AKP Parti teşkilatı(Kendi kurmayları) ile birlikte sözde esnafı ziyaret ettiler.

     Ama, nasıl bir ziyaret…

     Samimiyetten uzak, lakayıt bir tutum ve ardında “Susun” dendiğinde “çıt” çıkmayacak bir ekip.

     Unutmadan, korumalar da cabası…

     Lafa geldiğinde, “Ben, Kestel’de doğdum, burada büyüdüm, buranın çocuğuyum” diyenleri, sokakta yalnız başına veya ailesiyle birlikte gezerken, görmemiz mümkün değil.

     Bu, selvi boylum daha bir yere girmeden önünden koruması girer, ortalığı şöyle ufaktan bir keser, daha sonrasında içeri girer.

     Bu giriş şekline toplumda, “ard korkusu” diyoruz.

     Geçtiğimiz gün, kendisini iyi tanıdığım, sevdiğim, abim diyebileceğim birisi beni telefonla aradı ve şöyle dedi:

     “Ramazan, biz başkanı bu şekilde olması için desteklemedik”

     Konuyu anlayamadım abi dediğim de;

     “Biz bu kardeşimizi adaletli ve dürüst olduğu için destekledik. Şu an dışarıdan seyrediyoruz, üzülerek yanıldığımızı görüyoruz. Bizim inancımızda ve düşüncemizde, kibir, kendini beğenmişlik, insanlara yukardan bakmak yoktur. Maalesef, desteklediğimiz Önder’de bunu görüyoruz ve üzülüyoruz” dedi.

     Bende; “İnsanoğlu işte kavun değil ki, dibini koklayasın” demem üzerine; “Yapma Ramazan, öyle deme gerçekten biz çok yanıldık. Onun hakkında iyi olan tüm düşüncelerimizi beynimizden sildi” deyince, haliyle cevap veremez duruma geldim.

      Anladığım kadarıyla, Önder Tanır’ı destekleyenler bile şimdiden pişman olmuş durumda.

     Kısa bir sürede, kendi destekçilerinin bile sert tepkisine maruz kalan Önder Tanır, kısa bir süre sonra yalnızlığın içerisinde kalırsa şaşırmam.

     Uzun yıllar tanış olduğum, yol gittiğim Önder Tanır’a arkadaşlarının da adına sadece şu iki şeyi söyleyebilir ve tavsiye edebilirim.

      Birincisi; Kişiye özel günü birlik çıkardığın turizm planları seni kurtaramaza.

     İkincisi; Daha fazla hem kendini hem de partini yıpratmadan istifa et.

     Hem Kestel, hem de sen kurtul..!

ATATÜRK BÜSTÜ NEDEN YERİNE KONMUYOR?

     Hayatımda, Olmazsa olmazlarımdan bir tanesi de; Mustafa Kemal’dir.

     O yüzdendir ki, Oğlumun adı; Mustafa Kemal’dir.

     Mustafa Kemal Atatürk’e son günlerde yine kendi çapını, değerini bilmeyen hadsiz, kişiliksiz, insan yerine konulmayacak tipler aklı sıra hakaret etmeye başladı.

     Ata’mıza laf eden bu insanların, Atamız tarafından kazandırılmış olan koltuklarda oturması içime, kanıma dokunuyor.

     Kendi fikrimi söylersem, Diyanet denen, Hıyanet işlerinin kapatılması gerek bence.

     Şimdi konuya neden böyle bir giriş yaptım ondan bahsedeceğim.

     İlçemizin köylerini, yaşam biçimini ve onlara etki edecek nedenlerin ne olduğunu gayet iyi bilirim.

     Her ne kadar seçimlerde AKP’ye oy verseler bile, neredeyse hepsi Atatürk’çüdür.

     Bilindiği üzere, aynı zamanda Kestel Atatürkçü Düşünce Derneği başkanlığını yürütmekteyim.

     Daha önceleri fazla dikkat etmezdim. Ama, dernekle birlikte daha çok dikkat eder duruma geldim.

     Nereye gitsem ilk baktığım; Atatürk resmi veya büstü var mı.

     Hatta, işyerinde Atatürk resmi olmayan işyerlerimize zaman zaman Atatürk posteri ve tablosu hediye ediyoruz.

     Şimdi gelelim esas konuya;

     İlçemizin en gözde köylerinden, yani mahallelerinden birisi olan Saitabat mahallesinde, Atatürk büstünün, bayrağın ve bayrak direğinin parke çalışması yapıyoruz diye kaldırıldığı ve çalışma biteli 4-5 ay olmasına rağmen ne bayrağın, ne de Atatürk büstünün yerine konulmamasına bir anlam veremiyoruz.

     Dünyanın her ülkesinde baş tacı edilen Atatürk’ümüzün turistik bir mahallemiz diye övündüğümüz Saitabat’da olmaması bizleri gerçekten üzmüştür.

     Öncelikle herkes şunu aklına soksun; Ülkemizin kurucusu bunu hak etmiyor.

     Herkes biran önce aklını başına almalıdır.

     Eğer, Bu büstü Kestel Belediyesi veya Saitabat muhtarlığı yerine dikemiyorsa, Biz; Atatürkçü Düşünce Derneği olarak bu büstü yerine dikmeye hazırız.

     Atatürk’ün büstünün böylesine güzide ve turistik bir yerde olmamasının hesabını kim verecek merak ediyorum.

     Bu ayıptan biran önce kurtulmak için, muhtarlığı ve yetkilileri göreve davet ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir