logo

12 Kasım 2019

DİLEKÇE


İbrahim Sanalp
ibrahim@kestelyore.com

     Dilekçe, bir isteği dile getirmek için yazılan yazılı metne, denir. Toplumun sorunlarını dile getiren ve kamuoyuna seslenen bir dilekçe yazmaya çalışacağım.

     CHP iki parkurda koşturuluyor. Birincisi, laiklik inanç özgürlüğüdür, deniliyor. Dini bilgi ile her şeyi değerlendiren ilahiyatçılar, CHP üyesi yapılıyor. İkincisi, laiklik denilip, bilimsel bilgi, sanat, felsefe anlatılıyor.

     Laiklik, din işleri ve devlet işlerinin ayrılması yanında, bilgi bütünlüğüdür. Bilginin ikiye ayrılmasıdır. Laikliğin din işleri parçasının içinde, dinin ibadet kuralları var. İbadet kuralları, inanarak öğrenilir. İbadet kurallarında görünmeyene inanmak var.

     Laiklik, ibadet kurallarının inanarak öğrenilmesi ve bilimin, sanatın, felsefenin sorgulanarak öğrenilmesidir.

     CHP örgütlenmesinde “Bilim Kurulu” var. Bu kurullarda, bilimsel çalışma yapılıyor.   Bilim, bire indirgemedir. Slogan da bire indirgemedir. Bu kurulların isminin, “Bilgi   Bütünlüğü Kurulu” olması gerekir. Bilgi felsefesinde, altı bilgi türü var. Laiklikte, iki bilgi türü var.

     Tanımda, cümlede anlam bütünlüğü var. Anlam bütünlüğü ile mantık yürütülür. Laiklik, din işleri ve devlet işlerinin ayrılmasıdır, diye tanımlanır. Laiklik, din işleri, devlet işleri kavramları, tanımın içindedir. Laiklik tanımının içinde, din işleri ve devlet işleri ayrıdır.  Laiklik ayrı, din işleri ayrı olmaz.

     Bir-çok, bütün-parça kuralı ile mantık yürütülür. Bilgi üretilir, okuma yazma öğretilir. Laiklik, bir, bütün özelliği taşır. Din işleri ve devlet işleri çok, parça özelliği taşır. Laiklik, üst kavramdır. Din işleri ve devlet işleri alt kavramdır. Laiklik, ikiye indirgemedir. Din işleri ve devlet işleri bire indirgemedir.

     Akit Gazetesi’nde, Müslümanlar-laikler diye toplum ikiye ayrılıyor. Elif Şafak, Havva’nın Üç Kızı isimli romanında, toplumu dindarlar-laikler olarak ikiye ayırıyor.

     Laikliğin “din işleri” parçasının içinde, Müslümanlık ve dindarlık kavramları bulunur.  Dolayısıyla, Müslümanlık, dindarlık laikliğin parçasıdır. Bütün özelliği taşıyan laiklik kelimesi ile parça özelliği taşıyan Müslümanlar, dindarlar kelimeleri yan yana getirilerek algı cümlesi-kandırma cümlesi- oluşturuluyor. Laiklik, Müslümanlık ve dindarlık karşıtı gösterilmek isteniyor.

     Bir-çok, bütün-parça kuralına göre, Allah bir-bütün, kul çok-parça özelliği taşır. Peygamber bir-bütün, ümmet çok-parça özelliği taşır. Vatan bir-bütün, vatandaş çok-parça özelliği taşır. Millet bir-bütün özelliği taşır. Vatandaş çok-parça özelliği taşır. Devlet bir-bütün, vatandaş çok-parça özelliği taşır. Çok-parça arasında eşitlik olur.

     Laik ve Bilimsel Eğitim Platformu, ibaresi bir algı cümlesidir. Laik, laiklik kelimesi bir-bütün özelliği taşır. Bilimsel kelimesi çok-parça özelliği taşır. Sadece “Laik Eğitim Platformu” demek yeterlidir. Sadece” laik eğitim” demek yeterlidir. Uygulamada, bilimsel eğitim anlatılıyor. Dinin ibadet kuralları anlatılmıyor.

     Ümmet ve millet kavramlarını, tanım yaparak belirtmek gerekir. Ümmet, din ve peygamber kavramları ile beraber yaşayan topluma, denir. Millet, vatan ve anayasa kavramları ile beraber  yaşayan topluma, denir. Ümmetten millet olunmaz. Tanımları farklıdır. Ümmet kavramı, dinin ibadet kuralları ile devam ediyor. Millet kavramı, vatan ve devlet sınırları ile sınırlıdır. Ümmet kavramı, dünyadaki Müslümanlar ile sınırlıdır. Millet içinde farklı inançta vatandaşlar bulunur. Ümmet içinde herkesin inancı aynıdır. Ümmet ve millet kavramları, bireye bütüne ait olma, bütünün parçası olma duygusu hissettirir.

     Türk-İslam Sentezi, ırk ve din sentezi olduğu için, millet kavramına ve ümmet kavramına uymaz. Millet tanımının içinde ırk ve din kavramı yoktur. Ümmet kavramının içinde ırk kavramı yoktur.

     CHP üyesi vatandaşlar, bir-çok, bütün-parça, tanımda, cümlede anlam bütünlüğü kavramları ile mantık yürütmesini öğrenip, topluma zarar verenleri tanımalı…

Share
2823 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...
  • İşgal ve Kurtuluş

    11 Eylül 2021 Yazarlar

          Kadirşinas  Okuyucular,       Değerli Can Dostlar.        Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir.        Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yuna...