logo

DİSK Emekli-Sen “Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz”

DİSK Bursa Emekli Sen Bursa Şube Başkanı Sacit Çam, Kestel Meydanında yaptığı basın açıklamasında, emeklilerin bundan böyle susmayacağını ve gereken dersi, sandıkta AKP’ye vereceklerini ifade ederek bir basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasına çok sayıda emekli vatandaş katıldı. Basın açıklaması şu şekilde:

“Bizler Türkiye emeklilerinin sesi, on yıllardır emekli haklarının tanınması mücadelesinde bayrağı omuzlamış DİSK Emekliler Sendikası’yız. Kurulduğu günden bu yana hakkında defalarca kapatılma kararı alınan ve fakat daha büyük bir örgütlülük ve kararlılıkla tekrar yola çıkan Sendikamızın kapatılma kararı geçtiğimiz ay bir kez daha temyiz yolu açık olmak onandı.

Bugün üç asır öncesine geri dönüşün provası niteliğindeki bu kararı verenler; Avrupa Sosyal Şartı’nı, Avrupa Konseyi Sosyal Haklar Avrupa Komitesi ve İLO Sendika Özgürlüğü Komitesi’nin kararlarını, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nı, İnsan Hakları Evrensel Beyannemesi’ni çiğnediler. Yetmedi; uluslararası sözleşmelerin hükümleri ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda uluslararası sözleşme hükümlerinin uygulanacağını hükme bağlayan Anayasamızın 90. maddesini de çiğnediler.

Onlar sendikamızın kapatılmasıyla uğraşırken veriler ülkemizde işçi, emekçi, emeklilerin ekonomik ve sosyal koşullarının her geçen gün kötüye gittiğini gözler önüne seriyor:

Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri içinde asgari ücretle çalışanların oranının en yüksek olduğu ülke konumundayken 3,5 milyon işçi asgari ücrete dahi erişemiyor. Ortalama ücretler asgari ücretten daha az artıyor ve giderek daha fazla işçi asgari ücrete yakın düzeylerde ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor. Türkiye’de asgari ücret, ortalama ücrete dönüşüyor.Diğer bir deyişle bugün Türkiye’de kişi başına gelir en alt ücret seviyesine iniyor.

Nüfusun 13,5 milyonunu oluşturan emekliler ve hak sahipleri, işçilerden sonra ülkenin en büyük toplumsal grubu konumunda. Diğer bir deyişle, ülkede yaklaşık her 7 kişiden birisi emekli veya hak sahibi.

Ancak emekli aylıkları 19 yıl boyunca kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla artışının altında kaldı. Diğer bir deyişle emekliler her yıl biraz daha yoksullaşıyor.

Özellikle 2008’de reform adı altında yapılan düzenlemelerle emekli aylık bağlama oranları düşürülmüş ve emekliye milli gelir artışından verilen pay ortadan kaldırılmıştır., Emekli aylıkları alt sınırı kaldırılmış ve emekli aylık artışlarının enflasyona endekslenmesi sonucu emeklilerin eline geçen aylıklar giderek erimeye başlmıştır..

Geçtiğimiz ay açıklanan verilere göre 4 kişilik ailenin açlık sınırı 3 bin 93, yoksulluk sınırı 10 bin 76 lira iken hem asgari ücret ve hem de ortalama emekli aylıkları yoksulluk sınırını bir kenara bırakın; açlık sınırının altında kalmış durumda. Diğer bir deyişle emekliler açlık sınırının altında, en alt ücret seviyesinden de aşağıda maaşlarla yaşam mücadelesi veriyor.

“Memura, işçiye, emekliye müjde” manşetleriyle çıkan haberler, TÜİK’in dört işleme takla attırarak açıkladığı “resmi enflasyon” rakamları şöyle dursun, asgari ücretlinin geçen seneki kadar sebze alabilmesi için ücretinin 3.150 lira, salatalık alabilmesi için ücretinin 5.314 lira olması gerektiği gerçek enflasyonu ve gerçek enflasyon karşısında eriyen ücretleri gözler önüne seriyor.

6 milyona yakın SSK emeklisinin aylık ücreti 2.206 lira, 3 milyona yakın Bağ-Kur emeklisinin ortalama aylık ücreti 1.684 lira ve 3 milyona yakın memur emeklisinin ortalama aylıkları 2.735 lira. Bugün ülkemizde 6 milyon emekli ikinci bir işte çalışmakta ya da iş aramakta. Bugün Türkiye’de emeklilerin yüzde 70’i asgari ücretin dahi altında maaş alıyor. Diğer bir deyişle, işçi,bağ kur ya da memur emeklisi fark etmeksizin emeklinin aldığı maaş zammı; bırakalım refah düzeyinin artmasını, bir günlük market alışverişini dahi karşılayamıyor.

BU KARA TABLO KARŞISINDA NE YAPMALI?

  • Emekli aylıkları insan onuruna yaraşır yaşam koşullarına uygun hale getirilmelidir.
  • Emekli aylıklarının alt sınırı asgari ücretle eşitlenerek en az asgari ücrete uyumlu bir biçimde artış sağlanmalıdır.
  • Aynı koşullarda emekli olanların aylıkları arasındaki uçurum; acilen bir intibak yasası hayata geçirilerek, kapatılmalıdır.
  • Emekli aylıkları iyileştirilmeli; aylık bağlanma oranları eski düzeye çekilmeli, güncelleme katsayısında milli gelir artışının tümü dikkate alınmalıdır.
  • Emeklilikte yaşa takılanlar adı altında yaratılan sorun çözülmelidir.
  • Temel gıda ve tüketim mallarına yapılan zamların önüne geçilmelidir.
  • Sağlıkta katkı payı kaldırılmalı, başta emekliler olmak üzere tüm toplum nitelikli, kamusal sağlık hizmetinden ücretsiz şekilde faydalanmalıdır.
  • Emekli aylıklarının belirlenmesinde hükümet, emekli sendikalarıyla müzakere etmelidir.
  • Emeklilerin sendikal haklarını kullanmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  • Emeklilerin toplu sözleşmeli sendikal örgütlenmesi önündeki engellerin kaldırılması yönünde yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir.

Tüm bu haklı taleplerimiz için ülkemizdeki 13,5 milyon emekli ve hak sahibin, sendikası DİSK-Emekliler Sendikası’nda örgütlenmeye, mücadelemize ses olmaya çağırıyoruz.

Ve  Kestel meydanından bir kez daha sesleniyoruz:

İktidar 13,5 milyon emekliye topyekûn saldırırken; emekliler iktidara direniş olmaya devam edecek, bu iktidarı meydanlarda da sandıkta da yenecek!

Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz  

Demokrasi Mücadelesinden Emekli Olmayacağız

Yaşasın Disk!

Yaşasın EMEKLİ-SEN!

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”

Share
205 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+6 = ?

#

DİSK Emekli-Sen “Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz”” için 1 yorum

  1. Şeref coşkun : diyor ki:

    Halkın sırtında kolayca boza pişirilmesinin nedeni örgütsüz olmasından, çaresizlik psikolojisiyle hiç bir itirazı olmadan sadece bir köşede şikayet ederek yaşamasından, korkaklığının kendisine baskı olarak geri döndüğünün farkında olmamasından kaynaklanıyor. Soygun düzeninde, bunun siyasi himayesini üstlenen iktidar örgütlü halktan çok korkmaktadır. Ezilenlerin tek çaresi örgütlü olmaktır.
    Yaşasın Disk Emekli Sen ve demokrasi güçleri.