logo

DPS/HÖH Partisinden Basın Açıklaması

1990 yılının başlarında, Bulgaristan’ın Demokrasiye geçişiyle birlikte Bulgaristan Türkleri için yeni bir sayfa açıldı. 93 harbinden sonra beklide ilk kez kendi partileri, kendi liderleri oldu.
04 Ocak 1990 yılında kurulan Hak ve Özgürlükler Hareketi, kısa bir süre içinde Bulgaristan’da yaşayan tüm Türk ve Müslüman topluluklarını bir çatı altında toplayarak muazzam bir güç haline getirdi. Yüz binlerce insan için daha iyi bir gelecek için umut kapısı oldu. Kısa bir süre zarfında da bu birliktelik meyvelerini vermeye başlandı.
İlk olarak kutsalımız olan değerlerimiz geri alındı. İsimler iade edildi, camilerin kapıları açıldı, cenazelerimiz kendi örf ve adetlerimize göre defnedilmeye başlandı, kimseden çekinmeden kurban kesmeye başladık, törenlerle sünnet yapabilir hale geldik, Türkçe okumak isteyene engeller kalktı, yüzlerce kanallı Türkçe televizyon izleyebiliyor isteyen. Türkçe gazete, dergi, dernek, tiyatro, folklor ekipleri kurulmaya başlandı.
Bulgaristan, Balkanlarda en fazla Türk ve Müslüman nüfusa sahip bir ülke olmasına rağmen DPS/HÖH’in akılcı politikaları sonucu Bulgaristan’daki geçiş süreci çok şükür kan dökülmeden sağlandı. Türklerin Bakanları oldu, milletvekilleri oldu, valileri ve belediye başkanları oldu. Sayısız muhtarlığı, meclis üyeliği ve üst düzey bürokratları oldu.
DPS/HÖH bir siyaset akademisi oldu, kendi bünyesinden 3 tane daha parti ve parti başkanı da doğurdu. Yine DPS’nin kurduğu üçlü koalisyon hükümeti sayesinde Bulgaristan Avrupa Birliğine girdi, Ekonomisi düzlüğe çıkıp Türkiye’den Bulgaristan’a çalışmaya gitmeye başlamıştı gençler (2008 öncesi). DPS/HÖH sayesinde Türk bölgelerine devlet ve özel sektör sayesinde azımsanmayacak yatırımlar da yapıldı. Hak ve Özgürlükler Hareketi birtakım nafile çabalara rağmen 27 yıldır gücüne güç katarak yoluna emin adımlarla devam etmektedir.
DPS/HÖH’in 27 yıldır yaptıkları, yapamadıkları ve yapacakları ortada.
1. Öncelik Birlik ve Beraberliği korumak (Birlikten Güç Doğar).
2. Önemli öncelik Balkanların olmazsa olmazı olan Hoşgörü kültürünü yaşatmak (Balkanların bir Barut Fıçısı gibi olduğunu unutmamak gerek).
3. Öncelik ise İstihdam arttırıcı önlemler alıp topluma iş aş sağlayıp insanımızın refah seviyesini arttırmak (Gençlerimizi Avrupa’dan geri getirmek).
Neden yeni oluşumlara sıcak bakmıyorum. DPS/HÖH’in yapamadığı neyi, nasıl ve kimlerle yapacaklar? Somut ve gerçekçi projeleri nedir bu oluşumların? Her iki oluşumda toplumumuza danışılmadan birtakım laboratuarlarda meydana getirildi ve önümüze konuldu. Bu deney laborantlarının dış politikadaki başarıları ortada, sürekli kandırılıyorlar, bu yüzden onların sunduğu ürünlere hiç itimadımız yok. Popülist siyaset Bulgaristan Türklerine acıdan başka bir şey getirmez. Bunu yapan siyasiler sıkıştıklarında köşelerine çekilirken, pirincin taşlarını ayıklamak benim cefakâr insanlarıma kalır.
Vakıf Malları, Kütüklerden Bulgar İsimlerinin silinmesi, Zorunlu Türkçe Eğitim, ‘’Soya dönüş’’ sürecinin sorumlularının cezalandırılması gibi süregelen ve çözüm bekleyen konularımız da var. Ama bu sorunlar birilerinin de desteği ile çözülebilir, maalesef 27 yıldır bu sorunları çözebileceğimiz, bize destek verebilecek bir Bulgar partisi göremedik. Maalesef T.C. bile Bulgaristan’ın NATO üyeliği sürecinde bu sorunlardan herhangi birini ön şart olarak koşmadı.
Son söz olarak; DPS/HÖH gerçekçi politikaları ile Bulgaristan Türkleri için Tek Alternatiftir, gerisi maceradan ibarettir.

Share
201 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?