logo

28 Eylül 2026

DUMLUPINAR’DAN CUMHURİYET’E; BU MİLLETİN İRADESİ YIKILMAZ


Hayrettin BULUT
bhayrettin063@gmail.com

     Dumlupınar sadece bir meydan savaşı değildir.

     Dumlupınar; bir milletin esareti kabul etmediğinin, vatanından vazgeçmediğinin ve kendi geleceğine sahip çıkacağının dünyaya ilanıdır.

     26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da büyük bir zaferle sonuçlandı. Bu zaferin başında ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardı.

     O gün mesele yalnızca düşmanı topraklardan çıkarmak değildi. Mesele, Anadolu’da bağımsız ve egemen bir milletin geleceğini kurmaktı.

     Atatürk ve silah arkadaşları, yokluklar içinde bir milletin yeniden ayağa kalkabileceğini gösterdi. Çünkü onların mücadelesinin temelinde teslimiyet değil, bağımsızlık iradesi vardı.

     Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan o büyük yürüyüş, kısa süre sonra Cumhuriyet’e uzanan bir devlet kurma mücadelesinin de önünü açtı.

     Ve Cumhuriyet kuruldu.

     Ama mücadele burada bitmedi.

     Asıl büyük görev, savaş meydanlarında kazanılan bağımsızlığı; eğitimde, hukukta, ekonomide, bilimde ve toplumsal hayatta güçlendirmekti.

     Atatürk ilke ve inkılapları işte bu anlayışın eseridir.

     Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık; çağdaş, bağımsız ve egemen bir ulus devletin temel taşları olarak ortaya konuldu.

     Bugün Dumlupınar’ı anmak, sadece geçmişte kazanılmış bir zaferi hatırlamak değildir.

     Bugün Dumlupınar’ı anmak; bu ülkenin hangi bedeller ödenerek kurulduğunu hatırlamaktır.

     Şehitlerimizin kanıyla savunulan bu toprakların kıymetini bilmektir.

     Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, egemenliğine ve çağdaşlaşma hedeflerine sahip çıkmaktır.

     Şunu açıkça söylemek gerekir:

Bu millet, bağımsızlığını savaş meydanlarında kazanmıştır. Cumhuriyetini büyük fedakârlıklarla kurmuştur. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti sıradan bir devlet değildir.

     Dumlupınar’ın bize bıraktığı en büyük miras da budur:

     Vatan varsa millet vardır.

     Millet varsa bağımsızlık vardır.

     Bağımsızlık varsa Cumhuriyet vardır.

     Ve Cumhuriyet, gelecek kuşaklara bırakılacak en büyük emanettir.

     Bugün bize düşen görev, geçmişin kahramanlıklarıyla övünüp kenara çekilmek değil; onların bıraktığı emaneti daha güçlü, daha çağdaş ve daha demokratik bir Türkiye’ye taşımaktır.

     Dumlupınar’da verilen mesaj nettir:

     Bu millet boyun eğmez.

     Bu millet teslim olmaz.

     Bu millet kendi kaderini kendi elleriyle yazar.

     Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, şehitlerini ve gazilerini saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

     Dumlupınar’dan Cumhuriyet’e uzanan bu büyük yürüyüşün ışığı hiç sönmeyecek.

     Çünkü o ışık, bir milletin bağımsızlık iradesidir.

     “Ya istiklal ya ölüm”

     Ne mutlu Türküm diyene!

Share
2195 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KUL  HAKKI YİYORLAR

    10 Ekim 2026 Yazarlar

    Anayasayı geçtik, Hukuku, utanmayı geçtik, Demokratik kuralları geçtik, Demokrasiye atılan kazığı da geçtik bu kişiler birde bize dindarlık üzerinden ahlaki üstünlük taslıyorlar. Peki bu dindarlık bunlara millet iradesini çalmayın büyük bir haram, büyük bir günah olduğunu öğretememiş, Ak partili duymuyor, umursamıyor, tehditle, yargı kararı ile, valilik operasyonu ile, mahkeme operasyonu ile bir çok ilçeyi ele geçirdik, 86 milyon bizi izliyor, biz ne yapıyoruz demiyorlar. İnanç meselesi de çok sorgulanır hale geldi, inanç bu insanlara en...
  • Sabrın Ölçüsü 

    09 Ekim 2026 Yazarlar

         Değerli  Okuyucular,       Kadirşinas Dostlar.        Sabır, insanın sahip olduğu en kıymetli nimetlerden biridir. Yaratıcının bize verdiği bu nimeti yalnızca zorluklar karşısında dişimizi sıkmak için değil, hayatımızı ve ruh sağlığımızı korumak için de kullanmalıyız. Ancak zamanımızın, enerjimizin ve gücümüzün sınırlı olduğu gibi sabrımızın da bir sınırın vardır. Bu nedenle sabrı da ölçülü kullanmayı öğrenmeliyiz.       Her şeye, herkese ve...
  • Aynı tas, aynı hamam

    08 Ekim 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir ülke düşünün bağa, bahçeye, fidan dikmeye, bakliyat ekmeye elverişli bereketli toprağı  olsun, üç tarafında deniz olduğu için bol miktarda deniz ürünleri bulunsun, insanları çalışkan eğitimli ve becerikli olsun, bu ülkede  yaşanan kronik ekonomik ve sosyal krizlerden dolayı toplum mağdur olsun.       Türkiye de, insanların açlık ve yoksulluk sınırının üstüne çıkması için ne olması gerekiyor. Yani, neyimiz noksan anlamış değilim.     &nb...
  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...