logo

“EŞİTLİK BİR HAK, MÜCADELE BİR MİRAS, GELECEK İSE ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR”

Kadına Seçme ve seçilme hakkının verilmesinin üzerinden tam 91 yıl geçti. Bir çok kendisine Avrupalıyım diyen ülkeler henüz bu hakkı tanımamışken, Ulu Önder Mustafa Kemal’in bu hakkı kadınlara verdiğinden dolayı kendisine minnettarız diyen İyi Parti Kadın Politikaları Başkanı Sibel Efe, yapmış olduğu yazılı basın açıklamasında şunları dile getirdi.
“Takvimler 5 Aralık 1934 tarihini gösterdiğinde, Türkiye’nin yakın tarihinde bir dönüm noktasını hatırlıyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu İlk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, o tarihlerde İsviçre, Belçika ve Fransa gibi bir çok Avrupa ülkesinde henüz daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmamışken, O Türk kadınının bu hakka sahip olması gerektiğini savundu. 1934 yılından bu yana yaklaşık üzerinden geçen 91 yıla rağmen bugün hala şu soruyu soruyoruz.
Gerçekten eşit miyiz?
Kadının sesi yeterince duyuluyor mu ?
Ben ve benim gibi birçok kadın, kadınların sesinin yeterince duyulmadığını düşünüyor. Cumhuriyet tarihinde kadınların ilk seçime katıldığı 1935 seçimlerinden bu yana, 17 kadın milletvekili ile başlayan bu süreç 2023 seçimlerinin ardından kadınların temsiliyeti tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaşmakla birlikte, 600 milletvekilinin yalnızca %20’sinin kadın olduğu bir noktaya gelmiştir. Geçmişten bugüne bir artış görülmekle birlikte, cinsiyet eşitliği açısından hala ideal seviyeden uzaktır. Seçilmiş kadınların sayısının artması iyidir, ama kadınların karar alma süreçlerinde, parti yönetiminde, üst kadroların temsilinde istenilen düzeyde olmadığını görüyoruz. Bunun yanında bugün hala milyonlarca kadının eğitim, güvenlik, ekonomik özgürlük, temsil hakkı ve adalet talebini duyuyoruz. Kadın hakları birkaç yönetmelikle, birkaç iyileştirme ile tamamlanacak bir başlık değildir. Bu ülkenin gerçek medeniyet ölçüsü, ancak kadınlarına sunduğu yaşamın niteliğiyle belirlenir. Tam da bu nedenlerle bir kadın, bir eğitimci ve kadın politikaları başkanı olarak diyorum ki ;
1- Kadınların iş hayatında, eğitimde, siyasette ve günlük yaşamda yaşadığı eşsizliklere karşı hukuki önlemler alınmalıdır .
2- Kadın destek merkezleri arttırılmalıdır.
3- Kadınların çalışabileceği alanlar genişletilmeli ve iş yerlerinde cinsiyet ayrımcılığına ve farklı ücret politikasına son verilmelidir .
4 -Kadınların miras hakları boşanma süreçleri nafaka ve çocukların bakımına dair hakları gibi konularda yasal düzenlemeler eşitlik ilkesine uygun yapılmalıdır.
5 -Kız çocuklarının eğitimde kalma oranı artmış olsa da yoksulluk, bölgesel eşitsizlik, çocuk yaşta evlilik riski devam etmektedir .
Bütün bunların ışığında maalesef şunu görmekteyiz ki, Türk kadınının istihdama katılımı OECD ülkelerinin altındadır. Bu bağlamda eşitlik bir hak, mücadele bir miras, gelecek ise ortak sorumluluğumuzdur. Kadınlarımızı iyi eğitir onları hayata iyi hazırlarsak onların her meslekte ve her alanda başarılı olacaklarına dair güvenim sonsuzdur.
Bugün 5 Aralık tarihini kutlarken, bir teşekkür borçluyuz..Cesaretiyle tarihin yönünü değiştiren Cumhuriyet kadınlarına, 1935 seçimlerinde sandığın başına gidip kendi geleceğine sahip çıkan ve aday olan kadınlara, güzel Türkiye’mizin her noktasında görev yaparım şiarıyla hareket eden köylerde görev alan kadın öğretmenlere, kadın fabrika işçilerine, kadın akademisyenlere, kadın yazar ve sanatçılara, bilim kadınlarına, iş hayatının her kademesinde görev yapan sorumluluk alan kadınlarımıza ve hala hak mücadelesi veren tüm kadınlara.
Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü kadınlarımıza verilen değeri açıkça anlatmaktadır ‘Ey kahraman Türk kadını !Sen yerlerde sürünmeye değil ,omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’. Kadın aile ve toplum arasında bir köprüdür. Erkeklere düşen ise, kadınlarımızın değerine ve statüsüne saygılı olmaktır. Aksi halde bir toplumun yükselmesi mümkün değildir. Sözlerimi bitirirken şunu söylemek istiyorum galiba bugünün özeti olacak bir cümle; KADINLARIMIZIN GÜCÜNÜ ASLA KÜÇÜMSEMEYİN. YANILIRSINIZ!
Saygılarımla…”

Share
3592 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?