logo

19 Ağustos 2021

Geleceğimizi birlikte kuralım


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Deprem ,sel baskını, yangın ve benzeri, bize çok ağır zararlar veren olaylar başımıza geldiğinde yetkili, yetkisiz herkes sonuçları üzerinde bir sürü laf eder, bir kaç gün sonra unutulur. Aynı olayla yine karşılaşıldığında, sanki ilk defa başımıza gelmiş gibi daha önce tartıştığımız şeyleri tekrar tartışırız, bu yöntemin ülkeye ve topluma hiç bir faydası olmuyor. O vakit bize hiç bir yararı olmayan şeyleri niye konuşuruz, her seferinde ülkede ilim irfan sahibi bilgili insan olarak kabul edilen kişiler medyaya çıkar günlerce konuşur sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır.

     Yine aynı senaryo, aynı manzara, yine büyük yıkımlar ve çok acı mağduriyetler. Sayın ilim irfan sahibi bilgili kişiler, gayrı faydası olmayan konuşmalar yapılmasın, gayrı derdimize çare olmayan sözleri duymak istemiyoruz, sizden istediğim, bu gibi afetlerin yıkımını, tahribatını ve mağduriyetini nasıl en az düzeye indiririz bunu söyleyin, Yani olayların sonuçlarını değil nedenleri üzerinde konuşalım, mesela yangınların bu kadar büyük ölçekte olmasını nasıl önleriz, ne gibi tedbirler alınması lazım, egede ve Akdeniz de eş zamanlı olarak birden çok yangının aynı zamanda çıkmasının sebepleri nelerdir, bu gibi felaketlerle karşılaştığımızda onların mağduriyetini nasıl asgari düzeyde tutarız, konuşulması gereken konu budur.

     Faydası olmayan soyut şeyler yerine sorunları çözecek somut fikirler ileri sürmek icap eder. Bu saatten sonra yapılması gereken “sen onu yapmadın, ben bunu yaptım” gibi geçmişle ilgili şeyleri konuşmayı bir kenara bırakalım geleceği konuşalım, Türkiye insanlarının gelecekle alakalı çözmesi gereken bir yığın ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel gibi maddî ve manevi sorunları var. İnsanımız bütün enerjsini şu anda var olan ve gelecekte karşısına çıkması olası sorularını çözme yönünde harcamalı, aklı başında olan, düşünen hiç bir kişi vaktini gereksiz şeylere harcamaz.

     Ben diyorum ki, gelin hep beraber el ele verelim geleceğimizi birlikte kuralım. Türkiye insanı, dünya insanlığı ve dünyadaki bütün var oluş için en hayırlı yol ve yöntem budur.

Mehmet Güler

Share
612 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...