logo

03 Şubat 2021

GELEN GİDENİ ARATIYOR


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Sevgili okurlar, hazine ve maliyenin başına hala ortalarda görünmeyen damadın yerine Lütfü Elvan getirildi. Geçenlerde bir açıklaması var evlere şenlik, evet bu konuları iyi bilmeyenler bunu anlamayıp, güzel bir şey zannedebilirler. Ama, biraz anlayanlar yemez kimse insanımızı bu kadar aptal yerine koymamalı ayıptır.

     Bütçe açığı nedir, nedir biliyor musunuz yönetememektir, hesapsızlıktır, başarısızlıktır, çok özel durumlarda yaşanabilecek  mesela deprem, su baskını gibi doğal afetler olur ki, hesapta olmadığı için açık verebilirsin, gerçi bunlar için bile bütçede kenarda bir para tutulur vardı da kefen parası gibi bir şey. Kıbrıs savaşında bile el sürülmemişti o paraya, oda uçtu gitti.

     Bütçe açığını şöyle anlatırsak aslında çok daha kolay anlaşılacak. Bir aileniz var, baba ve anne çalışıyor yıllık gelirleri, atıyorum 100 bin tl. oturup hesap yapıyorlar, kiramız yıllık 20 bin tl, çocukların eğitim giderleri 10 bin tl., elektrik, su, gaz gibi sabit gideri  10 bin tl., gıda, temizlik, kıyafet gideri 50 bin tl. ne yaptı toplamda 90 bin tl. kalan 10 bin.tl.de tatildi, eğlenceydi dersek, 100 bin denk geldi. Yani bütçe açık vermedi, denk bütçe oldu ama eve her hangi bir eşya alamadınız koltuk takımı, buzdolabı, tv. gibi eğer alsaydınız bütçe açık verecekti o zaman, devlet gibi para basma veya vergi koyma gibi şansınız olmadığı için kredi çekip veya bir tanıdıktan borç alıp borçlanacaktınız.

     Aslında bu kadar basit gelişmiş ülkeler asla bütçede açık vermezler. Çünkü, hesaplarını iyi yaparlar ve o nedenle gelişmişler ve zengin olmuşlardır. Şimdi gelelim sn. Elvan’ın söylediklerine 2020 yılında hedeflenen bütçe açığı 239 milyar idi. Fakat, yine yapılan yanlış hesaplar sayesinde 172 milyar olarak gerçekleşti sn. Elvan, “66,5 milyar lira tasarruf sağladık” dedi inanılır gibi değil. Demek ki bütçe açığı 239 milyar değil de 439 milyar olarak açıklansaydı bu defa 266,5 milyar tl. tasarruf sağlamış olacaktık her halde ne tasarrufu kardeşim bütçe açığından bahsediyoruz tasarruf harcamamakla olur mesela sarayın yıllık gideri 100 TL’dir sen 80 tl. Harcayıp 20 TL. arttırıp hazineye iade edersen bunun adı tasarruftur.

     Borçlanma limitleri ’de aşıldı kanuna göre hükümetler daha fazla borçlanamaz, bunun için meclisten onay alınması gerekiyor ne yazık ki meclise soran bile olmadı kanunmuş, hukukmuş hepsi hikaye kimseye sorma, kafana göre borçlan…

     Böyle bir yönetim şekli olmaz öyle bir hale geldi ’ki denetleme mekanizması diye bir şey kalmadı, hiç kimse bu olanlar  beni ilgilendirmez diyemez bütün bu farklar bizlerin cebinden çıkıyor bütçeden son model lüx araçlara, yapılan ve yapılmakta olan saraylara,  geçmediğimiz köprüye, yola, tünele, gitmediğimiz hastanelere, uçmadığımız hava meydanlarına millet bahçelerine bunlar gibi bir çok şeye ayrılan para bu vatandaşın cebinden çıkıyor, toplanan bu kadar paranın nereye harcandığının hesabı mutlaka verilmeli..

ADALET VE EŞİTLİK

Dostlar bu Adalet ve hukuku denen şey tabi’ki hepimize lazım ama inanın en fazla onu yok sayıp çiğneyenlere lazım oluyor sonunda neyse konumuz AŞI’da adalet ve eşitlik. Sekiz milyon Suriye’li vatandaş dahil 176 milyon doz aşıya ihtiyacımız var şu ana kadar gelen aşı 3 milyon yani 1,5 milyon kişi aşılanabilecek, ülkenin nüfusu 88 milyon.

Aşı takvimine göre ki aslında böyle bir takvimde açıklanamadı bizim yaptığımız hesaplara göre desek daha doğru olacak biz 60 yaş grubuna sıra eylül sonu gibi gelecek diye düşünüyorum, neyse ölen ölür kalan sağlar bizimdir diyeceğiz, yaşasın maske ve kolonya….

Bu AŞI’yı kimler öncelikli olacak kimler daha sonra olacak işin eşitlik ve Adalet bölümü burada başlıyor bakın görün ne gariplikler yaşanacak. Tabi’ki en öncelikli fedakar ve risk altındaki sağlıkçılar sırasıyla huzur evlerinde kalan yaşlılarımız, madenciler gibi sıralanıyor gidiyor. Torpili olan adamını bulan  olacak bu AŞI yı, tabi’ki akşam üstü p.yerlerinde veya çöplerin içinde yiyecek toplamaya çalışanlar olamayacak, hayvan ,et, hububat ve saman ithal edenler olacak bu aşıyı ama bu ithalatlar nedeniyle malı para etmeyip  tarlasına, traktörüne, evine  haciz konulan çiftçi olamayacak, asgari ücretli işçi ve % 8 zam alan emekli ve memur olamayacak sırasını bekleyecek kusura da bakmayacaklar yani yıllardır söyleneni duymazdan, yaşananı görmezden geldin saf, temiz kalpli yurdum insanı acı ama yaşayarak öğreneceksin söyleyecek başka bir şey yok.

C.Bşk. nı aşı olmak için Şehir hastanesine gidiyor onlarca araçlık konvoy ve hafta sonu Ankara trafiği yine felç,ne gerek var buna anlamak mümkün değil, sarayında personeli ve cihazları ile eksiksiz küçük bir hastane olduğunu bilmeyen yok daha ekonomik olmazmıydı.Bir eleştiride herkesin önüne geçip başkalarının hakkını kullanması hiç hoş olmadı, böyle örnek olunmaz, yandaş medya halkı teşvik etmek için diyor geç onu kardeşim iyide diyelim teşvik olduk peki AŞI nerede.

İngiltere,Almanya,Rusya aşıyı ürettiler buna rağmen İngiltere kraliçesi ve başbakanı ,Almanya C.Bşk. nı ve başbakanı Merkel,Rusya devlet başkanı Putin ve bunların sağlık bakanları AŞI olmadılar ki nüfuslarına yetecek çok fazla aşıları olduğu halde nedenmi sıralarının gelmesini bekliyorlar da ondan, topluma böyle örnek olunur’da ondan.sn. K.Kılıçdaroğlu’da bu yolu seçtiği için onu’da kutlamak lazım.

Sn. Erdoğan hep der ya hepimiz ayni gemideyiz iyide tehlike anında gemiyi en son kaptan terk eder ama bu öyle olmadı bizim kaptan filikaya ilk binen oldu ne yazıkki.

HAMSİ YASAĞI

Karadeniz ve ülkemizde balık deyince Hamsi gelir aklımıza bir kültürdür hamsi bol ve ucuz olduğu için gariban dostu idi çorbası,böreği,yahnisi hatta reçeli bil var ama artık öyle değil 40,50 tl. civarı şu an kilosu artık lux oldu.Birde avlanması yasaklandı nedeni boyunun 9 cm. olması gerekiyor ama 6 cm. i geçemiyor yani büyüyemiyor nedenmi beslenemiyor Hamsi.Gündüzleri 60-70 mt.derinlere  inen Hamsi geceleri beslenmek için yukarı çıkar ve kıyılara yanaşır. Gözle görünmeyen planktonlarla  beslenir peki plankton neyle beslenir Karadeniz’e akan derelere sonbaharda dökülüp çürüyen ağaç yapraklarından yani ağaçtan, ormandan dereye, dereden planktona oradan’da Hamsiye kadar devam eden zincirin halkalarında gizlidir bu yaşam.10 Yılda Karadeniz derelerinin üstüne 200 ün üzerinde HES yapıldı toplamda 1700 HES için lisans verildi, bu HES ler yüzünden eko sistem felce uğradı derelerin önü kesildi akışı engellendi o yüzden planktonlar beslenemiyor,azalıyor Hamside yiyecek plankton bulamadığı için beslenip büyüyemiyor.

İlginç olanda HES lerin yapımına izin veren Tarım ve Orman bakanlığı Hamsi’leri korumak içinde yasak getiriyor, gel çık işin içinden..

Share
2100 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...
  • TEK BAŞINA İKTİDAR

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

                Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor....
  • ÜÇE ÜÇ VE BİTMEYEN DENİZ

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

         6 Mayıs 1972 tarihi, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idam sehpasında hayatlarını kaybettiği gün olarak tarihe geçmiştir. Ne yapmışlardır, suçları neydi, gerçekten idam edilmeyi hak etmişler midir şöyle bir bakalım.      Öncelikle neyin savaşını verdiler ne için ölüme gittiler, M. Kemal Atatürk, hayranıydılar onun Emperyalizme karşı verdiği savaşın, mücadelenin sonuna kadar arkasındaydılar. Yani tam bağımsızlık mücadelesi tek hedefleriydi. Osmanlı’nın son zamanlarını hatırlayın ülkeyi İngiliz’le Yunanlılar...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK

    29 Mayıs 2021 Yazarlar

         Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.      Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu ve...