logo

03 Haziran 2019

GÜNDEM İSTANBUL


Her ne kadar Bursa’da yaşasak da, gündemimiz İSTANBUL..
Sadece bizim gündemimiz de değil, tüm Türkiye’nin gündemi İstanbul..,
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2019 yılı bütçesi 23 milyar 800 milyon olarak onaylandı..
Orta çaplı bir ülkenin bütçesine denk bir belediye haliyle kimsenin kolay kolay vazgeçmeyeceği kadar büyük bir pasta..
Ancak değinmek istediğim konu işin maddi boyutu değil. Değineceğim konu işin ADALET kısmı.
Adalet kelimesi arapça; ‘denk olma’ ‘ölçülü olma’ anlamına gelen adala fiilinden türemiş. Yani adalet olabilmesi için en az iki şey olmalı ve bu iki şey arasında denge sağlanmalı. Tek bir odak varsa burada adalet olmuyor.
Roma Adalet Tanrıçası Justitia elinde boşuna terazi taşımıyor. İki tarafı dengelemeye çalışıyor. Ama bunu yaparken de gözlerini kapatıyor ki taraf olup hak geçirmesin. Kör olsun ki kimseyi üstün görmesin ve kimseyi kayırmasın..
İşte adalet miteolojilere konu olacak kadar eski bir kavram.
Eski ama vazgeçilmez bir kavram.
Adaleti ile ünlü Hz. Ömer boşuna ‘Adalet, mülkün temelidir.’ dememiş.
Boşuna duruşma salonlarında ‘ Adalet, mülkün temelidir.’ Yazmıyor.
Adalet mülkün temelidir; çünkü tüm meşru devletler gücünü halkının kendisine olan güveninden alır. Devlet ne kadar adaletli ise içinde yaşayan halk da o kadar kararlara uyar o kadar var olan hükümetin meşruiyetini korur.
Kaldı ki ülkemiz Anayasasının 2. maddesinde hükmünü bulduğu üzere Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir.
Hukuk devleti derken sadece hukuk yapan devleti kastetmiyor. Yaptığı hukukla kendisini bağlı gören devleti kastediyor. Hukuk devleti olmak, devletin gerçek bekası için, devletin, Justitia’nin yaptığı gibi gözlerini kapatıp konulan kurallara gerekiyorsa kendi aleyhine olsa bile uymasıdır.
Her ne kadar YSK henüz gerekçeli kararını açıklamamış olsa da seçimlerin iptal sebebi olarak oluşturulan sandık kurullarının başkan ve üyelerinin memur olmayan kişilerden oluştuğundan bahisle İstanbul seçimlerini sadece Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi ile ilgili kısmını iptal etmiştir. Eğer yeterli memur sayısı yoksa memur olmayan kişilerden de sandık başkanı atanabilir görüşünü yok saydığımızda geçerli bir sebep olabilir. Ancak bu Cumhurbaşkanlığı seçimini de şaibeli hale getirir. Her ne ise derdim YSK’nın kararını sorgulamak değil.
Gerçekler herkesin vicdanında, biz ne kadar vicdanımızın sesini susturmak istesek de, vicdanımızın sesi, sessiz birer çığlık olup durur. Benim bazı öngörülerim vardır. Şu an için öngörülerim biraz karamsar ancak lütfen vicdanımızdaki sessiz çığlıklar feryat figan olarak ağzımızdan dökülmeden önce artık kararlarımızı çıkarlarımız doğrultusunda değil vicdanımız doğrultusunda alalım.
Çünkü; Vicdanımız, biz onu öldürmedikçe yanılmaz bir yargıçtır. (Balzac)
Belki bu yazımı İstanbul’da oy kullanacak seçmenler de okuyacaktır. Belki vicdanları oy kullanırken onlara benim vesilemle yol gösterici olur. Çünkü Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimleri ile ilgili iptal kararı her ne kadar kesin hüküm niteliği taşısa da Türkiye’nin önde gelmiş hukukçuları bakımından yanlış bulunmakta.
24 Haziran seçimleri sonunda ister her şey çok güzel olsun, ister her şey daha güzel olsun ama mutlaka ve mutlaka ülkemiz için en güzeli olsun. Gerçekleri bir gün tarih yazacak. O gün geldiğinde bugün susturduğumuz vicdanlarımızın, bizim yargıcımız olmaması dileğiyle..

Share
742 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...