logo

13 Aralık 2020

Haddinizi bilin


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım.

     İnsan öldürüp, cinayet işlemekten başka hiç bir vasfı ve mesleği olmayan zat vatanı milleti seven ve bu uğurda savaşan  milliyetçi ülküsüymüş. Bu sözü söyleyen Türkiye’yi yönetmeye talip olan ve şu anda fiilen  iktidar ortağı konumundaki  MHP’nin Genel başkanı Devlet Bahçeli’dir.

     Eğer yanlış anladıysam siz okurlarım düzeltin, benim anladığım şudur sayın Bahçeli, bütün Türkiye halkının mafya lideri olduğunu bildiği kişiye “ülküdaşım  dava arkadaşım” diyor, böylece dünya tarihinde bir ilke imza atmış oldu.

     Bir düşünün; yasalara göre kurulan bir partinin genel başkanı bir çete reisinin dava arkadaşı ve ülküdaşı olduğunu itiraf ediyor. Emin olun  dünyada yasalara göre  kurulmuş, halktan gücünü alan hiç bir partinin böyle bir beyanda bulunması söz konusu  değil. Zira, bu açıklama Bahçeli’nin Alaattin Çakıcı’nın suçlarına ortak olduğunun beyanıdır. Sayın Bahçeli’nin ne yapacağı, kiminle dava arkadaşı olacağı, kendisinin bileceği iştir beni ilgilendirmez,  Benim ağrıma giden, mafya lideriyle dava arkadaşlığını milliyetçilikle yani millet severlikle ilişkilendirmesi.

    Yani Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti devleti  kendisini meşru yoldan  korumaktan aciz, Güvenliğini çete reislerine emanet etmiş.

     Kusura bakmayın, Hiç kimsenin Türk milletini bu kadar aciz gösterip aşağılanmaya hakkı yoktur, yok öyle bir dünya mevkiniz  makamınız, konumunuz ne olursa olsun  lütfen haddinizi bilin. Bu millet, bağımsızlık savaşının en ağır koşullarında bile erdemi elinden bırakmamıştır, ne kadar doğru yoldan çıkarsanız çıkın o sizin  bileceğiniz iş. Ama, bu milletin tarihi değerlerini kirletmeyin. Zira bizim kendimizi korumak için çetelere, katillere ihtiyacımız geçmişte yoktu, bu günde yok, inşallah gelecekte de olmayacak.

     Aslında bu olay Türkiye’de siyaset kurumunun ne kadar  yozlaştığının göstergesidir. Bu anlamda siyasetin sorunlarını çözmek için en ufak  bir olumlu  rolü olmadığı gibi, üstelik birde kendisi sorun olan bir kurum olmuş, hal böyle olunca devletin bütün hayati kurumları islevsizleşmiş durumdalar. Böylece devlet bir bütün olarak doğal görevini yapma vasfını kaybetmiş, son derece sorunlu bir kurum durumdadır.

     Bu kadar  hayati bir sorunu, bu kadar yozlaşmış, islevsizleşmiş  kuru gürültüden başka en küçük bir çözüm  üretemeyen siyasilerden umut beklemek ham hayal olur.

     Türkiye’nin bilgi sahibi, hakkı bilen, adaletten, eşitlikten, barıştan, birlikten, beraberlikten  yana aklı selim insanları elini taşın altına koyup, sorumluluk almak mecburiyetindeler.

     Aksi takdirde gelecek kuşaklara  Miras olarak, çok sorunlu bir ülke bırakırız, böyle kötü bir miras bırakmaya hakkımız yok.

Share
3483 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSAN HAYATI

    03 Aralık 2021 Yazarlar

         İnsan hayatını, hareket ederek devam ettirir. Hareket ederek, almak ve vermek gerçekleşir.  Yaşam boyu hareket ederek denge kurmaya çalışılır. Hayat, bir öğrenme sürecidir. Hatalardan ders alınıp yaşantı sürdürülür. Sorunu eleştirmek yerine, sorunun çözümüne odaklanılır.      Kibir, diğer insanların yaklaşmasını engelleyen bir savunma mekanizmasıdır. Alaycılık, huysuzluk, kabalık, küstahlık, utangaçlık, gevezelik birer savunma mekanizmasıdır.      İnsan, sevgi ve korku...
  • ŞEHİDE SAYGI

    01 Aralık 2021 Yazarlar

         Geçenlerde Bingöl’de tatsız bir olay yaşandı. İyi parti milletvekili Lütfü Türkkan Genel Başkanı Meral Akşener’e küfreden şehit abisine küfür etti diye ülke karıştı. Tükenmiş olan iktidar en ufak bir olayı bile ki böyle hassas bir konuda gündeme oturtup buradan kendine çıkar sağlamaya çalışıyor, ilerleyen bölümde şehitlerimize ne sıkıntılar yaşattıklarını ne hakaretler ettiklerini de yazacağız. Türkan, yanlış yapmıştır siyasetçi hele böyle bir zamanda bu tuzaklara düşmemelidir. Neticede, partideki görevinden alınıp özü...
  • ÇOCUK HAKLARI

    01 Aralık 2021 Yazarlar

    20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. 1989 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile çocukları hakları yasalar ile de güvence altına alınmaya başladı. Haklarını koruyamayan, bilmeyen, buna gücü de olmayan, ama dünyanın da en güzel varlıkları olan çocukların haklarını güvenceye almak ve çocukları korumak elbette yetişkinlerin sorumluluğunda. Özellikle toplumsal krizler ve savaşlarda en büyük yarayı alan kesim çocuklar olur. Atatürk’ün meşhur “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözü anne...
  • Avrupa’daki Kestel’liler

    29 Kasım 2021 Yazarlar

        Kıymetli Okuyucular,      Değerli Can Dostlar.      Herkes gibi bende seyahat etmekten keyif alıyorum. Fırsat buldukça da imkanlarımı kullanıyorum. Kendimi yeniliyorum. Dağarcığımda yeni ufuklara yelken açıyorum. Yeni yeni şeyler öğreniyorum. Pandemi dolayısı ile uzun bir süredir bu imkanı bulamadık.  Esasen Mimarlık öğrencisi kızımla 29 Ekim Cumhuriyet bayramı tatiline odaklanmıştık.   İstanbul da okuyan kızımızın online eğitimi sonlanınca ev, yurt vs. d...