logo

30 Ocak 2018

HAYATIN İÇİNDEN


Seçimlerde, yalanı dolanı önlemek, halkın kendi iradesiyle oy kullanmasına katkıda bulunmak gerekir. Davranış bilimlerine göre insan hayatında bütünlük ve devamlılık ister. Toplumsal ilgi kavramıyla birey, içinde yaşadığı topluma, katkı yapmak ister. İnsan, toplumsal bir varlıktır. İnsanın kişiliği, toplum kurallarına göre, toplum içinde oluşur.
İki türlü belgesel vardır. Birincisi mağdurların anlatıcı olduğu belgeseldir. Mağdurlar, çektikleri sıkıntıları, acıları anlatırlar.
İkincisi suçluların anlatıcı olduğu belgeseldir. Görevini, hiçbir yüzleşme, sorgulama, şüphe yaşamadan harfi harfine uygulayan suçlular, coşkulu bir şekilde yaptıklarını anlatırlar. Kendilerine göre kendilerini haklı gösteren bir gerekçe bulurlar.
Yazarın yazdıklarına bakarak eleştiri yapmak gerekir. Eleştirel bir yaklaşım, yazarın yazdıklarını anlamaya çalışmaktır. Yazarlar, toplumun ortak duygularını dile getirirler.
Ütopya romanları, olanı değil olması gerekeni anlatır. Ütopya romanlarında anlatılan “eşitlik, kardeşlik, özgürlük” kavramları, daha sonra günlük hayatımızda uygulanmaya başladı.
Etik değer ile ahlaki norm birbirinden farklıdır.
Etik değerlere, “sevgi, anlayış, insan hakları” örnektir. Etik değerler, insanın onurunu oluşturur. Etik değer başarısı ve bilinç birbirini tamamlar. Etik değerler, evrenseldir.
Ahlaki normlara, “dürüst olmak, doğruluk” örnektir. Ahlaki normlar belirli bir topluma, kişiye ait olabilir. Ahlaki normlar, “yasaların yapılmasında, meslek kurallarının belirlenmesinde” kullanılır.
Demokrasi ve insan hakları, çatışmaların panzehiridir. Farklılıklarımızı koruyarak bir arada yaşayalım. Gelişmenin nimetlerinden, vatanın güzelliklerinden eşit, kardeş, özgür bir biçimde faydalanalım. Siyaseti, “sevgi, yardımlaşma” kavramları ile yapalım. Davranış bilimciler, “annenin babanın çocuğuna bakabildiğini” belirtir. Yetişkin insanın anasının babasının,” içinde yaşadığı toplum” olduğunu belirtirler. Yetişkin insanların bakımı için toplumun örgütlenmesi gerekir.
İnsan “doğa-kültür” bütünlüğü içinde yaşar. Dünya, doğa “birinci” doğamızdır. Kültür, insanın ikinci doğasıdır.
Zorunluluk, rastlaşma “doğa” yasasıdır. Zorunluluk ile harekete geçen canlılar, rastlaşma ile birbirleriyle karşılaşırlar. Zorunluluk ve rastlaşma kaderimizi de etkiler.
İdeoloji, insanın insanla iletişimi sonucu oluşur. Teknoloji, insanın doğa ile iletişimi sonucu oluşur.
Din, siyasi düşünce “ideolojiye” örnektir. Buluşlar, keşifler “teknolojiye” örnektir. Her iki kavram da insanın hayatını etkiler.
Günümüzde, Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurallarına göre, dünyada yaşayan insanlarla çıkar ilişkisine göre iletişim kurmak gerekir. Çıkar ilişkisine öncelik verip doğa, toplum, ideoloji, teknoloji kavramlarına da önem vermek gerekir.

Share
166 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...
  • DEPREM VE YAĞMACILIK

    13 Kasım 2020 Yazarlar

             İnsan özünde iyi midir kötü müdür sorusu, felsefenin sağlam tartışma alanlarından biri. Bu soruya belki herkes yaşadıkları üzerinden zaman zaman farklı cevaplar verebilir. Ülkemizin gerçeği olan deprem, her tekrar ettiğinde insanların enkaz altından canlı çıkmasına, hayatlarına geri dönebilmelerine dair umudumu 1999 depreminden kalan yağma hikayeleri gölgeler. Bu yağmacıların varlığı da insanın özünde iyi falan değil rezil bir yaratık olduğu fikrine iter beni.      &...
  • Suçlu onların batıl cahiliye düzenidir

    13 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir aydan fazla zamandır Tunceli ili Ovacık ilçesinin Yaka tarla köyündeyim. Köyde elektrik olmadığı için Elektrik ihtiyacını güneş paneli aracılığıyla karşılıyoruz. Bir kaç gündür hava yağmurlu olduğu için elektriksiz kaldık, onun için telefon, televizyon gibi araçlarımız devre dışı olmuş durumda ve Türkiye’deki önemli olaylardan haberdar değilim.      İzmir’de deprem olduğunu duydum. Fakat, ne derece bir tahribat yarattığı, can ve mal kaybı konusunda bilgim yok. Önemli oranda...