logo

HER ŞER DE BİR HAYIR VARDIR

     Sevgili okurlarım; İstanbul seçimini İmamoğlu’nun kazanması malumun ilanıdır. Sonucun böyle olacağı konusunda, benim herhangi bir tereddütüm yoktu. Zira, Türkiye halkının kırmızı çizgileri ihlal edildiği vakit birleşir ve kazanır.

     Ulusal kurtuluş devrimiyle bu hakikatini bütün dünyaya ispatlamıştır. Bazı kalın kafalılar halkın kendilerine verdiği krediyi, gösterdiği sabrı istismar etmekteler, bize aptal ve enayi muamelesi yapmaya yelteleniyorlar, bizde birleşiriz haddini aşanlara hadlerini bildiririz. 23 Haziran seçiminin özeti budur.

     23 Haziran seçiminde Türkiye’de devrim niteliğinde iki olay yaşandı. Birinci hadise yıllardır CHP’de hakimiyetini kurmuş olan devletçi, bürokratik, Atatürkçülerin hakimiyeti kırıldı, yerine sivil halkçı, demokrat Atatürkçüler ikame etmeye başladı. Bugüne kadar devletin oligarşik yapısından, ideolojik olarak beslendikleri için sürekli devleti halktan koruma refleksi ile hareket ediyorlardı, onların zihniyetine göre, devrimciler ve aleviler yıkıcı, Kürtler bölücü, dindarlar şeriatçı, ülkücüler faşist. Yani halkın bütün siyasal örgütlenmeleri, devleti ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuş, tehlikeli yapılardır. Onların paranoyalarından dolayı yıllardır Türkiye’de sağ iktidar oldu ve Amerika’nın ılımlı İslam projesini hayata geçirmesine ortam hazırladı.

     2002’den bugüne kadar Ak Parti bunların üzerinden dozer gibi geçti, hepsini yerle bir etti. CHP’yi bunlardan kurtardı, Atatürkçü, sivil, demokrat, halk güçlerinin CHP’de birleşmesinin kanalları açıldı. Yeni sürece uygun liderler doğmaya başladı. İstanbul’daki seçim başarısı yeni dönemin ürünüdür. İmamoğlu da liderlerindendir.

     İkinci hadise; Amerka’nın Ak Parti ve Fethullah Gülen koalisyonu aracılığıyla uygulamaya çalıştığı ılımlı İslam modelinin bitmesidir. Türkiye halkının Ak Partiyi iktidar etmesi tamamen akıl ve zeka işidir. Aklını kullanarak bir taşla iki kuşu vurdu. Bir yandan CHP’deki bürokratik hegomanyadan kurtuldu, öte yandan ABD’nin ılımlı İslam projesinin nemenem şey olduğunu herkesin görmesine olanak sağladı. Diğer Müslüman ülkelerdeki gibi, kavgaya döğüşe fırsat vermeden aklını kullanarak sorunu çözdü. Atatürk, “Türk Milleti Zekidir” sözünü boşuna söylememiştir.

     Sevgili Ak Partili kardeşlerim, partinizi eleştirdiğim için herhalde bana kızıyorsunuz size bu konuyu biraz izah edeyim. Muhalefet partileri yaptıkları yanlışların faturalarını kendileri ödüyor. Ak Parti iktidarda olduğu için onun yaptığı yanlışların faturasını 82 milyon olarak hepimiz ödüyoruz. Dolayısıyla, Ak Partinin yanlışlarına tavizsiz karşı durmak zorundayım. Biz uyarmazsak onlar yanlış yapmaya devam ederler, acısını hepimiz çekeriz. Şimdi bize çok pahalıya mal olan bazı hatalarını izah edeyim.

     Ekonomi, deyince onların anladıkları tek şey Yol, köprü, tünel, saray, villa, bina hepsi bu kadar. Sanayide, tarımda, hayvancılıkta üretim yapmak, üretimi geliştirmek diye bir şey düşünmedikleri gibi, varolanların da yavaş yavaş yok olmasına vesile oluyorlar. Olan hepimize oldu Türkiye milyonlarca aç, sefil, işsiz güçsüz insanların ülkesi oldu.

     Demokrasi alanında, 15 Temmuz’da duvara tosladılar. Ortağıyla ikiye bölündüler. Bu olayı bahane ederek, bütün bireysel hak ve özgürlükleri askıya aldılar, toplumun nefes boruları olan demokratik kanalları tıkadılar. Halka zulüm eden zorbalık düzeni kurdular. Fethullah Gülen hareketiyle işbirliği yapmaları büyük bir yanlıştı. 82 milyon Türkiye halkının çok acı çekmesine sebep oldular.

     Dış Politika da, Amerika’nın gazına gelip, devletler arası hukuku hiçe sayacak şekilde bölge devletlerinin iç işlerine müdahalede bulundular. Hatta, işi o kadar ileri götürdüler ki, Suriye’de ÖSO diye bir ordu kurdular. Sevgili okurlarım, Suriye’deki bu girişimin doğru olup olmadığına biraz empati yapalım ondan sonra karar verelim. Varsayalım ki, Türkiye’de devlet ile halk arasında sorun çıktı, iç karışıklık oldu, Yunanistan bizim rejimimizi beğenmediği için bu karışıklığı bahane ederek, Türkiye’de ÖTO(Özgür Türkiye Ordusu) kurdu. Szö sizde bu işe ne dersiniz. Benim söyleyeceğim; size yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapmayın. Ayrıca anlaşma yaptığını toplumlar, anlaşmayı bozmadıkça siz bozmayın. Bu ilke devletler için de geçerlidir. Bende, bizim hükümetimiz hata yapmasaydı, Suriye’deki ve bölgedeki durum daha hayırlı olurdu. Ne yapalım, her şerde bir hayır vardır diyeyim teselli olayım.

Share
27 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?