logo

13 Haziran 2026

HERKES PAYINA DÜŞENİ ALIR!


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım;

     Geçtiğimiz günlerde, mahkeme CHP hakkında  mutlak butlan kararı verdi, neden verdiği konusu günlerdir Türkiye kamuoyunda tartışılıyor, bu nedenden dolayı herhangi bir şey söylemeye gerek yok.

     Ben, bu gibi olayları bilimsel bakış açısıyla irdeliyorum. Zira, siyasal olaylar bilimsel verilere göre ele alınmadığı müddetçe, çözmek mümkün olmadığı gibi dedikodu, fitne, küfürbazlık alır başını gider, var olan sorun iyice kangrenleşir .

     Bu bağlamda, bütün siyasal krizleri çözüp, sağlıklı bir örgütlenme yapmanın yolu, ilmin ışığında, bilimsel çalışmanın ürünü olan programsal düzeyde seçenek sunulması icap eder.

    Yaşadığımız coğrafyada, yaşayan topluluklar finans kapitalizmin global krizlerinin faturasını en ağır şekilde ödüyorlar. Bu beladan kurtulmamız için, Türkiye solu boşuna enerjisini tüketen, boş işlerle uğraşmayı bir kenara bırakmalı, var olan örgütlenme biçimlerini terk edip, geçmişin birikimlerini de baz alarak,  bütün etnik kimlikleri kapsayan, alternatif program etrafında birleşecek şekilde bir örgütlenme modeli geliştirmesi gerektiğine inanıyorum.

     İlk etapta, mili kurtuluşun kazanımı olan CHP’nin altı oku ve doktor Hikmet Kıvılcımlı’nın işçi sınıfının asgari programı birlikte, veri tabanı olarak başlangıç noktası olabilir. Sol geçmişini reddetmeyen, geçmişinden ilham alan bir başlangıç yapmalı, benin düşüncem böyle.

     Bu minvalde gelelim CHP içindeki kısır döngüye. Bu bozuk düzende, herkes payına düşeni alıyor, kurunun yanında yaşta yanıyor, vallah kusura bakmayın bu düzen kökten değişmeden, bu iş bağırma çağırmayla olmaz. Herkes bir şekilde payına düşeni alır, yani mesele kişi meselesi değil, düzen meselesi. Bu bozuk düzenden nemalandığımız vakit gıkımız çıkmıyor, ne zaman kuyruğumuza basıldı o zaman ciyak ciyak bağırıyoruz.

     Baştan söyleyeyim; ben Türkiye de yaşanan sorunları kişiye bağlamıyorum. Zira, kişilerin o makamlara gelmesini olanak veren bir devlet nizamı var, bu nizam bu şekilde devam etiği sürece, o makamlara biri gider onun benzeri başka birisi gelir.

     Birde son günlerin moda söylemi; Kemal Kılıçdaroğlu 13 seçim kaybetti  söylemidir. 

     Sahi, 1950’den beri sol kaç tane seçim kazandı ki, Kılıçdaroğlu zamanında 13 seçim kaybetti. Ben CHP üyesiyken Kestel Yöre de defaatle; eğer ilkerimize uygun örgütlenme biçimine geçiş yapmaz isek sonumuz hüsran olur  diye yazdım, bu  günde sözümün arkasındayım. 

     Bu konudaki son sözüm bilimsel metodla, ilkeli, programsal örgütlenme biçimine  geçiş yapılması en doğru yol olduğuna inanıyorum.

Share
1932 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KUL  HAKKI YİYORLAR

    10 Ekim 2026 Yazarlar

    Anayasayı geçtik, Hukuku, utanmayı geçtik, Demokratik kuralları geçtik, Demokrasiye atılan kazığı da geçtik bu kişiler birde bize dindarlık üzerinden ahlaki üstünlük taslıyorlar. Peki bu dindarlık bunlara millet iradesini çalmayın büyük bir haram, büyük bir günah olduğunu öğretememiş, Ak partili duymuyor, umursamıyor, tehditle, yargı kararı ile, valilik operasyonu ile, mahkeme operasyonu ile bir çok ilçeyi ele geçirdik, 86 milyon bizi izliyor, biz ne yapıyoruz demiyorlar. İnanç meselesi de çok sorgulanır hale geldi, inanç bu insanlara en...
  • Sabrın Ölçüsü 

    09 Ekim 2026 Yazarlar

         Değerli  Okuyucular,       Kadirşinas Dostlar.        Sabır, insanın sahip olduğu en kıymetli nimetlerden biridir. Yaratıcının bize verdiği bu nimeti yalnızca zorluklar karşısında dişimizi sıkmak için değil, hayatımızı ve ruh sağlığımızı korumak için de kullanmalıyız. Ancak zamanımızın, enerjimizin ve gücümüzün sınırlı olduğu gibi sabrımızın da bir sınırın vardır. Bu nedenle sabrı da ölçülü kullanmayı öğrenmeliyiz.       Her şeye, herkese ve...
  • Aynı tas, aynı hamam

    08 Ekim 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir ülke düşünün bağa, bahçeye, fidan dikmeye, bakliyat ekmeye elverişli bereketli toprağı  olsun, üç tarafında deniz olduğu için bol miktarda deniz ürünleri bulunsun, insanları çalışkan eğitimli ve becerikli olsun, bu ülkede  yaşanan kronik ekonomik ve sosyal krizlerden dolayı toplum mağdur olsun.       Türkiye de, insanların açlık ve yoksulluk sınırının üstüne çıkması için ne olması gerekiyor. Yani, neyimiz noksan anlamış değilim.     &nb...
  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...