Son Dakika


ŞAHİN “Üyenin sözünün değerli olduğu bir parti kültürü yaratacağız”
Bursa da 1126 personel, 439 araç görev başında
Eğitim İş Bursa Şubesi “Eğitimde şiddete boyun eğmeyeceğiz”
TKP: Halk TV’ye atanan kayyum iç ve dış politikada süren çaresizliğin son göstergesi, kontrolü kaybettiler
Bursa Büyükşehir Belediyesinden kış öncesi alt yapı mesaisi
Derelerde kapsamlı temizlik çalışması
Sevgili okurlarım;
Geçtiğimiz günlerde, mahkeme CHP hakkında mutlak butlan kararı verdi, neden verdiği konusu günlerdir Türkiye kamuoyunda tartışılıyor, bu nedenden dolayı herhangi bir şey söylemeye gerek yok.
Ben, bu gibi olayları bilimsel bakış açısıyla irdeliyorum. Zira, siyasal olaylar bilimsel verilere göre ele alınmadığı müddetçe, çözmek mümkün olmadığı gibi dedikodu, fitne, küfürbazlık alır başını gider, var olan sorun iyice kangrenleşir .
Bu bağlamda, bütün siyasal krizleri çözüp, sağlıklı bir örgütlenme yapmanın yolu, ilmin ışığında, bilimsel çalışmanın ürünü olan programsal düzeyde seçenek sunulması icap eder.
Yaşadığımız coğrafyada, yaşayan topluluklar finans kapitalizmin global krizlerinin faturasını en ağır şekilde ödüyorlar. Bu beladan kurtulmamız için, Türkiye solu boşuna enerjisini tüketen, boş işlerle uğraşmayı bir kenara bırakmalı, var olan örgütlenme biçimlerini terk edip, geçmişin birikimlerini de baz alarak, bütün etnik kimlikleri kapsayan, alternatif program etrafında birleşecek şekilde bir örgütlenme modeli geliştirmesi gerektiğine inanıyorum.
İlk etapta, mili kurtuluşun kazanımı olan CHP’nin altı oku ve doktor Hikmet Kıvılcımlı’nın işçi sınıfının asgari programı birlikte, veri tabanı olarak başlangıç noktası olabilir. Sol geçmişini reddetmeyen, geçmişinden ilham alan bir başlangıç yapmalı, benin düşüncem böyle.
Bu minvalde gelelim CHP içindeki kısır döngüye. Bu bozuk düzende, herkes payına düşeni alıyor, kurunun yanında yaşta yanıyor, vallah kusura bakmayın bu düzen kökten değişmeden, bu iş bağırma çağırmayla olmaz. Herkes bir şekilde payına düşeni alır, yani mesele kişi meselesi değil, düzen meselesi. Bu bozuk düzenden nemalandığımız vakit gıkımız çıkmıyor, ne zaman kuyruğumuza basıldı o zaman ciyak ciyak bağırıyoruz.
Baştan söyleyeyim; ben Türkiye de yaşanan sorunları kişiye bağlamıyorum. Zira, kişilerin o makamlara gelmesini olanak veren bir devlet nizamı var, bu nizam bu şekilde devam etiği sürece, o makamlara biri gider onun benzeri başka birisi gelir.
Birde son günlerin moda söylemi; Kemal Kılıçdaroğlu 13 seçim kaybetti söylemidir.
Sahi, 1950’den beri sol kaç tane seçim kazandı ki, Kılıçdaroğlu zamanında 13 seçim kaybetti. Ben CHP üyesiyken Kestel Yöre de defaatle; eğer ilkerimize uygun örgütlenme biçimine geçiş yapmaz isek sonumuz hüsran olur diye yazdım, bu günde sözümün arkasındayım.
Bu konudaki son sözüm bilimsel metodla, ilkeli, programsal örgütlenme biçimine geçiş yapılması en doğru yol olduğuna inanıyorum.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
10 Ekim 2026 Yazarlar
09 Ekim 2026 Yazarlar
08 Ekim 2026 Yazarlar
02 Ekim 2026 Yazarlar