logo

26 Eylül 2020

İlçemiz U L U D A Ğ


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

      Değerli Okuyucular,

      Kadirşinas  Dostlar;

     Adımızı veren “Castle”  Kale-Kalecik,  Doğu Roma imparatorluğun ihtişamlı zamanlarında, Şehrin doğu istikametinden gelebilecek tehlikelere karşı yapılmıştır. Kestel ilçemizin ilk oluşumudur. Anlaşılıyor ki kuruluşumuz oldukça eskidir. Adınıda Casthal-Kale kelimesinden almıştır. Artık Castle KESTEL olmuştur. 

      Cumhuriyetimin kuruluş yıllarında Kestelimizin nüfusu 100 hane gibi, beşyüz kişi civarında. 1938 Erzincan büyük depreminden sonra ciddi olarak bir göç alıyor. Mayıs 1990 da 3644 sayılı kanunla İlçe ilan ediliyor. Nüfusu ise 15239 kişi. Şimdilerde ise Altmış bini geçmiş görünüyor. 

     Kestel Yunan işgalinden 10 Eylül 1922 günü birinci Türk tümeninin sabah saatlerinde ilçeye gelmesiyle kurtarılmıştır. Hürriyetine kavuşmuştur. İlk  Mülki amir olarak atanan, Kaymakam Kadri Öner ,İlk kaymakam Kadri bey 10 Eylül 1991 de  göreve başlamış. 

      Benim doğduğum zaman Ağustos 1957 de henüz ilçemiz Nahiye bile değil köy, köy. Mülki olarak köy statüsünde. İdari olarakta Gürsu nahiyesine bağlı. Her türden resmî işlerin görülmesi için Gürsu’ya gidilmesi gerekiyordu. 

       Ben Ak-parti yi temsilen  Kestel ve Büyükşehir belediye meclis  üyesi olarak 2004-2009 döneminde seçildim ve sorumluluk aldım. Kestel ilçemizin problemlerini gördüm. Beni derinden üzen bazı detayları farkettirmeden, yaşadım. Ancak katkı koymak pek mümkün olmadı. Hatta mevcut ilçe başkanı ve belediye başkanlarına Karapınar mahallesinin Kestel’e bağlanmasını hiç anlatamadım, izah edemedim. Çünkü sahip oldukları iktidar gücünü kaybetmekten korktular. Bence Karapınar mahallesi Kestel e dahil edilmeli ruhsatsız ve çarpık yapılanmanın önü alınmalıydı. 

      Üç dönem yani onbeş yıl geride kaldı. Zaman su gibi akıp gitti. Hala kamuoyu bu konuda yönlendirilmiyor. Bölgedeki iki İlçe Kestel ve Gürsu’nun birleştirilmesi konuşulmuyor. Kestel ve Gürsu ilçeleri arasında anlamsız bir çekişme var. Bu çekişme kanaatimce iki ilçeyede zarar veriyor. Ancak gelecek bir gün mutlaka gelecek. 

       Bölgemizi iyi tanıdığımı düşünüyorum. Bu topraklarda doğmuş, yaşamış ve doğal yaşamın insanı mutlu edeceğine inanan bir birey olarak bu çekişmeyi hiç kabullenemedim. 

      Zaten Yıldırım ilçemiz ile Kestel, Gürsu   ilçelerimiz doğal tabii bir sınır olarak Deliçay deresi veya Balıklı deresi İle ayrılmamalarını anlamış değilim. Var olan dere yatakları yerine sınır hattı olarak mahalle aralarındaki sokaklar kabul edilmiştir. Buna bağlı olarak Karapınar mahallesi Kestelden, İsabey mahallesi de Gürsu’dan koparılmıştır. 

        Ben şahsen,  belediye başkanına Karapınar mahallesinin Kestel’e  bağlanması konusunu açtım. İktidarı kaybederiz,  daha doğrusu gene Akparti seçimi alır   Ancak Doğu ve güneydoğulu insanlar seçilirler dedi. Ben de ne olmuş onlar da insan değilmi ? Diyerek cevapladım ve Karapınar mahallesini sahiplendim. Çünkü o insancıklar pazarlarını Kestelden düzerler. Çoçuklarını okula Kestelde gönderirler. Eylenmek için Kestel’e gelirler. 

       Ayrıca ben bu konuyu bütün detaylarıyla zamanın Yıldırım belediye başkanı olan Özgen Keskin beylede konuştum. O da Bursalı olan parti büyüğümüze aktaracağını ve takipçisi olacağını ifade etti. Bir hayli umutlanmıştı. Fikrim kendisine çok doğru ve gerçekleştirilebilir gelmişti. 

         Şimdi anlıyor farkediyorum ki, Ne muktedir parti büyüğümüz, ne de Belediye başkanı olarak Özgen Keskin konuyu çalışmamışlar, sümen altı etmişler. Bizim  belediye başkanı Yener Acar ve Gürsu belediye başkanı Orhan Özcü de makam ve koltuklarını kaybetmekten korktukları İçin zaten topa hiç girmemişlerdi. Çok soğuk davrandılar. Taraf olmadılar.

         İşte U L U D A Ğ  ilçesinin görüntüsü…

Bu  birleşmenin nasıl bir güçlü Sinerji oluşturacağı ise ayrı bir yazı konusu. Bölgeye ne fayda sağlayacak. Sırası geldiğinde yazacağım. 

       Kestel ve Gürsu bu anlamsız kıskançlığı terk etmeli ve behemâl ( mülki anlamda ) güç birliği yaparak yeni bir cazibe merkezi haline gelmelidir, gelebilir. Adı’da U L U D A Ğ olabilir

       U L U D A Ğ ilçesi bölge insanına hayırlı olsun, İş, Aş,Bereket getirsin. 

       Sağlıcakla kalın Mutlu olun. 

       Gününüz keyifli bereketli olsun. 

Share
101 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Avrupa’daki Kestel’liler

    29 Kasım 2021 Yazarlar

        Kıymetli Okuyucular,      Değerli Can Dostlar.      Herkes gibi bende seyahat etmekten keyif alıyorum. Fırsat buldukça da imkanlarımı kullanıyorum. Kendimi yeniliyorum. Dağarcığımda yeni ufuklara yelken açıyorum. Yeni yeni şeyler öğreniyorum. Pandemi dolayısı ile uzun bir süredir bu imkanı bulamadık.  Esasen Mimarlık öğrencisi kızımla 29 Ekim Cumhuriyet bayramı tatiline odaklanmıştık.   İstanbul da okuyan kızımızın online eğitimi sonlanınca ev, yurt vs. d...
  • Neden yok edilmeli

    29 Kasım 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Şu anda Türkiye çok ciddi anlamda tarihi bir maddi ve manevi kriz yaşıyor. Bu kriz, her geçen gün hayatımızı daha güçlü bir şekilde etkiliyor. Bu beladan nasıl kurtulacağımız konusunda her hangi bir çare bulmuş değiliz. Şu anda ülkede topluma siyasi öncülük yapan kurumların başvurduğu yöntemler ve kullandığı argümanlara baktığımızda var olan krizi çözmeleri mümkün değil, benim kanaatim böyle. Zira kimse sorunu neden sonuç ilişkisi babında ele almıyor, dolayısıyla sorunu çözmeleri de mümkün değil. ...
  • KESBELTAŞ’TA USULSÜZLÜK..!….. İŞLER YOLUNDA…

    27 Kasım 2021 Yazarlar

         AKP; Ülkeyi yönetemediği gibi, onun uzantısı olan Kestel Belediyesi de iyi yönetilemiyor.      Geçtiğimiz günlerde, Kebeltaşı ve belediyeyi incelemek üzere ilçemize bir müfettiş gelir. Hatta, aldığım duyumlara göre de, bu müfettişin Menzil tarikatıyla bağlantısı olduğu bile söyleniyor.      Hazırlamış olduğu raporda, Kestel Belediyesinin yan kuruluşu olan Kesbeltaş’ta yaklaşık 2 milyonluk usulsüzlük tespit eder.      Bende bu duyum sonrası, bazı mec...
  • DÜŞÜNCENİN ANLATILMASI

    16 Kasım 2021 Yazarlar

    Ruh kavramı, Aristo’ya aittir. Aristo, diyaloglarında, bir aleti insanın kullandığını, yönettiğini belirtir. İnsan vücudunu, bir alete benzetir. İnsan vücudunu kullananın, yönetenin ruh olduğunu belirtir. Tıp bilgisine göre, insan vücudunu, beyin organı yönetir. Hareket ettirir. Beyin, elektrik üreterek vücudun her yeriyle iletişim kurar. Tıp bilgisi, dünya bilgisi olur. Yaratılış teorisine göre, canlı-cansız varlıkları ve insanı Allah yarattı. Ruhlar, Kalübela’da Allah tarafından yaratıldı. Kalübela, ruhların yaratıldığı zaman olur. All...