logo

12 Ekim 2020

İlçemiz U L U D A Ğ(2)


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

        Değerli Okuyucular,

        Kadirşinas Dostlar;

        Geçen yazımda bu konuya bir girişte bulunmuştum. Doğrusu ben bu kadar ilgi duyulacağını sanmıyordum.  Ve hatta bu denli olumlu görüşün aksine olumsuz eleştirel tepkiler alacağımı düşünüyordum. Fakat gördüm ki…

        Artık gençleşen toplum, geleceğimiz olan gençler, çekişme çatışma yerine, daha olumlu, daha faydalı verimli birliktelikleri beraberliği önemsiyorlar.  “Küçük olsun, benim bizim olsun” mantığı yerine, “Beraber olalım, birlikte olalım, ortaklaşa gücümüzü, zenginliğimizi arttıralım, menfaatlerimizi daha da büyütelim” diyorlar ve kendilerini aşıyorlar. “BEN YOK, BİZ VARIZ” düşüncesini önemsiyorlar. Önce geleceklerini planlamayı arzu ediyorlar. Çünkü, Gelecek bir gün mutlaka gelecek, biliyorlar.

         Diğer yandan kendilerinden önceki yaşanmışlıkları ve ona bağlı olan, iki ilçe arasındaki tatlı rekabetin sürüklediği çatışma kültürün kimseye fayda getirmediğini görmüşler. Geçmişi önemsemiyorlar.

         Fakat mevcut iki ilçe KESTEL ve GÜRSU’nun birlikteliğinden, birleşmesinden doğacak yeni, güçlü (ULUDAĞ isimli olabilir) sinerji kaynağı büyük bir ilçenin, bölgede yapacağı dönüşümün bilincindeler, farkındalar.

      Düşünsenize, bir kere bu yeni ilçe ULUDAĞ isminin marka değeri ile ülke çapında tanınır olacak.

     Tabii ve doğal sınır olarak, batı taraftaki Deliçay veya Balıklı deresi İle, Yıldırım ilçesinden ayrılması söz konusu olacak Karapınar, İsabey belki Değirmenönü, Hamamlıkızık ve Cumalıkızık mahalleleri nüfusuyla 200 – 250 bin nüfuslu güçlü bir ilçe oluşacaktır.

      Yaklaşık 500 e yakın orta ölçekli sanayi işletmesi ile iş dünyasında önemli bir yeri olacak.

       İhracat gücü ile, Yine 50 bin civarında işgücü, 2000 civarında mavi yakalı tekniker, 1000 civarında beyaz yakalı mühendis ve yöneticinin istihdamı ile şehrimizin üretim lokomotifi konumuna yükselecek. Yaratacağı yeni işgücü pazarı ile  gençlerimizin işsizlik derdine çare olacaktır. Bu bile bölgemizin kalkınmasına zenginleşmesine olumlu katkı yapacaktır.  

      Güneyinde Uludağ, kuzeyinde Katırlı dağlarının eteklerinde doğal dokununun turizme kazandırılması ile yeni istihdam alanlarına ve sosyo kültürel dönüşüme zemin oluşturacaktır. Bugün için kullanılamayan bu imkanla, öncelikle İstanbul ve Uluslararası ölçekte bir turizm destinasyon ve çekim merkezi konumuna yükselecektir.

    Başarılı bir planlama ile kış sporları merkezi haline gelecek olan Alaçam köyü, Ulusal ve uluslararası kış sporları organizasyonlarına ev sahipliği yapacaktır. 2026 Dünya kış Olimpiyatlarına  Ev sahipliği yapılabilir.  Potansiyel mevcuttur. Buradan Belediyelerimize bir hedef göstermiş olalım. Geç kalınmamıştır, erken değildir.

      Bu amaçla yapılmış aynı tesislerde yaz aylarında ise çeşitli kongre, kültür, sanat, spor ve tatil organizasyonları yapılabilir. Dönüşümü, değişimi yeni iş alanlarının oluşumunu hayal edermisiniz? Sizce nasıl olur?

       Basiretsiz siyasi yönetimlerce henüz düşünüldüğü gibi yapılamayan Teknik Üniversitenin varlığı çok anlamlıdır. Behemal bölgede Teknik Üniversitenin kendisi için ayrılmış 2000 küsur dönüm arazide konumlanması için iktidar, muhalefet, STK lar siyaset üstü davranmalı ve gereğini yapmalıdırlar. Üniversitenin tüm personeli, öğretim kadrosu, Lisans ve doktora Öğrencilerinin sosyal Hayat’a katacağı dinamizm ve ekonomik katkı çok büyük kazanım olacaktır.

       Bütün bu hayal gibi görünen düşünceler ortak hedef olarak iki güzel ilçe Gürsü ve Kestel için ulaşılabilirdir, yakalanabilir. Gerekli potansiyel vardır. Vizyoner bir anlayışla yerel idaremiz bu hedefi önüne koymalıdır ve başarabilir.

       “Namazda niyeti olanın, Ezanda kuşağı vardır” Atasözümüzü bu vesile ile hatırlatalım ve soralım, sorgulayalım. Bizi yöneten anlayış böylesi bir Vizyona sahipmidir?

       Siz bu yazımı okurken ben uzaklardan selam gönderiyorum. Size yeni bir heyecan,hedef ve derinlik katabildiysem çok memnun olduğumu biliniz.

       Hepimizi derinden etkileyen, hayatımızı zorlaştıran Covid 19 virüsüne karşı verilen topyekün mücadelenin önemli olduğunu bilelim. Lütfen MMT kuralına uyalım,ihmal etmeyelim.  MASKE  MESAFE  TEMİZLİK..

       Gününüz keyifli bereketli olsun.

      Sağlıcakla kalın,  mutlu olun…

Share
6 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...
  • DEPREM VE YAĞMACILIK

    13 Kasım 2020 Yazarlar

             İnsan özünde iyi midir kötü müdür sorusu, felsefenin sağlam tartışma alanlarından biri. Bu soruya belki herkes yaşadıkları üzerinden zaman zaman farklı cevaplar verebilir. Ülkemizin gerçeği olan deprem, her tekrar ettiğinde insanların enkaz altından canlı çıkmasına, hayatlarına geri dönebilmelerine dair umudumu 1999 depreminden kalan yağma hikayeleri gölgeler. Bu yağmacıların varlığı da insanın özünde iyi falan değil rezil bir yaratık olduğu fikrine iter beni.      &...
  • Suçlu onların batıl cahiliye düzenidir

    13 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir aydan fazla zamandır Tunceli ili Ovacık ilçesinin Yaka tarla köyündeyim. Köyde elektrik olmadığı için Elektrik ihtiyacını güneş paneli aracılığıyla karşılıyoruz. Bir kaç gündür hava yağmurlu olduğu için elektriksiz kaldık, onun için telefon, televizyon gibi araçlarımız devre dışı olmuş durumda ve Türkiye’deki önemli olaylardan haberdar değilim.      İzmir’de deprem olduğunu duydum. Fakat, ne derece bir tahribat yarattığı, can ve mal kaybı konusunda bilgim yok. Önemli oranda...