logo

01 Haziran 2019

İNSAN VE KURUM


İnsan, fani-ölümlü- bir varlıktır. İnsanın örgütlenmesi sonucu kurum oluşur. Kurum, kalıcılık demektir. Geçici bir varlık olan insan, kurum oluşturup kalıcı olur. Devlet örgütlenmesi, millet örgütlenmesi de kurumlaşmaktır.
Hegel, idealizm-materyalizm bütünlüğü, tüm bilgidir, demiştir. Karl Marks, alt yapı kurumları ve üst yapı kurumları bütünlüğü, tüm bilgidir, demiştir. Hem Hegel hem Karl Marks düalisttir. Düalizm, farklı iki kavramın bir bütün oluşturmasıdır. Hegel’de tüm bilgi, üst kavramdır. İdealizm ve materyalizm, alt kavramdır. Tüm bilgi, bütün özelliği taşır. İdealizm ve materyalizm, parça özelliği taşır. Karl Marks’ta tüm bilgi, üst kavramdır. Alt yapı kurumları ve üst yapı kurumları, alt kavramdır. Tüm bilgi, bütün özelliği taşır. Alt yapı kurumları ve üst yapı kurumları, parça özelliği taşır.
Laiklik, din işleri ve devlet işlerinin ayrılmasıdır. Laiklik de düalizm özelliği taşır. Farklı iki kavram olan din işleri ve devlet işleri bir bütün oluşturur. Adına laiklik denir. Laiklik, üst kavramdır. Din işleri ve devlet işleri, alt kavramdır. Laiklik, bütün özelliği taşır. Din işleri ve devlet işleri, parça özelliği taşır. Laiklik de tüm bilgidir. Bilgi bütünlüğüdür. Bilgi bütünlüğünün, ikiye ayrılmasıdır.
İnsan ve kurum, itibarlı ise kimse onlara zarar veremez. Bir insan veya bir kurum, itibarını ancak kendisi, yerle bir edebilir.
“Zamanın Ruhu” kavramı, toplumdaki ortamı, durumu anlatır. Dini bilginin ibadet kuralları, inanarak öğrenilir. Şekillenmeye başlayan maddi her şey karşısında eleştirel düşünmek, bu düşünceleri paylaşmak, bir kuraldır.
Yapmak kelimesi, özneyi etkinleştiren, süreci onun yaratıcı eylemine tabi kılan bir duruma işaret eder. Olmak kelimesi, kendiliğindenlik, edilgenlik, pasif izleme özelliği taşır. Düşünceyi etkin fiillerle-hareket bildiren kelimelerle- ifade etmek gerekir.
Reklamcı, mesajını ve malın ambalajını, toplumun beğenilerinin en düşük ortak paydasındaki değerleri ve biçimleri bir araya koyarak hazırlar. Bu tarz üretilen reklam nesnesi, sanat ürünü değildir. Düzeni eleştirmez, pekiştirir.
Siyasette, basit “edinilmiş düşüncelere” iyimser beklentilere, karşı tarafa yönelik önyargılara dayanan sloganlar, halkın tercihlerini düşünmeden yapmasını amaçlar. Bir ülkenin kültürel durumunun belli bir homojenliğini koruduğu durumlarda, bu yöntem, yalan söylemeyi, ahlak sınırlarını zorlamadan kullanılabilir. “Her şey çok güzel olacak” sloganının içini doldurmak, “nasıl” sorusuna, olacak demekten öte, “kim, nasıl yapacak” sorusuyla birlikte cevap vermek gerekir.
Her şey çok güzel olacak, sloganı ölçü bildirmiyor. Düşüncenin, ölçü ve hareket bildiren kelimelerle anlatılması gerekir. Metre, kilogram, litre, sayı, para miktarı gibi ölçü bildiren kelimelerin kullanılması gerekir.
Ülke ekonomisinin, yeniden üretim süreçlerine göre sürdürülmesi gerekir. Yeniden üretim için, tasarruf edilmesi ve tasarrufun yatırıma dönüşmesi gerekir.
İnsana yaşama isteği etkisi yapan kelime, umuttur. Devlet, vatandaşların örgütlenmesidir. Yöneticiler, vatandaşa hizmet ile görevlidir.
Samsun’dan Ankara’ya-Anıtkabir’e- yürüyüşler, kendi içinde anlam taşır. Dış ilişkilerde, Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurallarına göre, bütün dünya ülkeleri ile iletişim kurulmasıdır. İçerde, demokrasinin kurallarına göre bir yönetim oluşmasıdır.
Akvaryumda yaşayan balıkların suyunda, oksijen olması gerekir. Oksijenli temiz su ortamında, balıklar yaşar. Toplum da akvaryuma benzer. İnsanlar da balıklar gibi aynı oksijenli suda yaşamaya çalışır. Demokrasinin kurallarına göre işlemesi, oksijenli su demektir.
Toprak, üretilemeyen bir üretim aracıdır. Hem toplum hem birey için toprak vazgeçilmezdir. Toprağın işlenmesi, tarım ürünlerinin üretilmesidir. Tarım ile uğraşan toplum, tarım ürünlerini piyasaya gönderir. Tarım toplumunda oluşan fazla nüfus, şehir toplumuna gönderilir. Tarımda, aile işletmeleri etkindir. Topraktan-tarımdan- sanayiye kaynak aktarılır. Toprak ve tarımdan şehirlere ucuz gıda, ucuz işgücü gönderilir.
İnsan, bütüne ait olma, bütünün parçası olma duygusu ile yaşar. Allah bütün, kul parçadır. Peygamber bütün, ümmet parçadır. Toplum bütün, birey parçadır. Millet bütün, vatandaş parçadır. Allah’ın kulu, emir kulu, kapı kulu tamlamaları, ayrıntıyı belirtir.
Tarikat, cemaat örgütlenmesinde, mürit-mürşit beraberliği vardır. Mürit, bir ölünün yıkayıcısına teslim olması gibi, mürşide teslim olur. Mürşidin sözlerine göre mürşit hareket eder.
Allah-kul, peygamber-ümmet bütünlüğü, ibadet kurallarına göre bir durumdur. Mürit-mürşit bütünlüğü, ibadet kurallarının dışında bir durumdur. Bu durumun farkında olmak, vatandaşlık görevidir.

Share
666 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HUKUK  –  SİYASET – ADALET 

    16 Temmuz 2026 Yazarlar

         Değerli okuyucular, Kıymetli dostlarım. Sizi bilmem, ama ben şaşkınım. Ülkemin, Milletimin yaşadıklarını Vatandaşların idrakine bırakıyorum.       Kişisel kanaatim olarak söylüyorum, bir bilinmeyen güç, düşünce, yapı, sistem, siyaset, yönetim ne derseniz deyin. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bizimle oynuyorlar. Bizi bize düşman etmek için aramıza nifak tohumu ekiyorlar. Bir iki konuya değinelim mi?       Örneğin iş gören emekçi, üretici bir insanımız asgari ücret maaş alıyorken...
  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaşadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiğimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler değil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiştir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...