logo

İNSAN VE TOPLUM


Kestel Yöre Gazetesi
kestelyore@gmail.com

Bir Mayıs’ların kutlanma ortamlarına ve etkinliklere bakılarak, toplumların “hak, hukuk, demokrasi” durumları anlaşılır. Kuralsızlıkların olduğu toplumda, kuralsızlığa tepki olarak kuralsız davranışlar sergilenir. Protesto denilen tepkiler gösterilir. Protesto etkinliği yapanlar da eleştirilir. Burada dikkat edilmesi gereken, toplumdaki ekonomik ilişkilerin ve yardımlaşmanın kayıt altına alınmasının gerekliliğidir. Kayıtlı ekonomi ve kayıtlı yardımlaşma, kuralsız davranışları azaltır.

Planlı kalkınmayı, kamusal üretim ve atılımı denemiş, fabrikalar, tarım işletmeleri kurmuş, okullarını açmış, örgütlenmelerini gerçekleştirmiş, insanlarına iş bulmuş, sosyal güvenliğe kavuşturmuş gibi tecrübeleri yaşamış bir toplumuz. Küçük tasarruf sahiplerinin, üretici ve tüketici kooperatiflerde örgütlenmesi ile ekonomik etkinliklere katılalım. Kooperatif, demokratik bir örgütlenmedir. Herkesin bir oyu vardır.

İnsan, “aklına, vicdanına, iradesine” göre ve toplumdaki kurallara göre yaşamak ister. Vicdan, öğrenilen bilgi ile oluşur. Akıl ve irade ile vicdan birbirini tamamlayınca, insan karar verir. Burada, toplumdaki kurallara bağlılık, topluma uyumu belirtir. Kurallara göre yaşamak, toplumu geliştirir. Toplum hayatı, kurallara göre yaşanır.

Halk, “toprakta karınca, suda balık, havada kuş” olarak belirtilir. Umutsuzluk umuda, baskılar özgürlük ve bağımsızlığa, karanlıklar aydınlığa dönüşür.  Toplumdaki insanlar, bir ağaç gibi hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşar.

İktisadi bağımsızlık, “sanayi, tarım, bankacılık” gibi yatırımların toplumun tasarrufları ile yapılmasını gerektirir. Gayri Safi Milli Hâsıla, milli emek ve milli sermaye ile oluşur.

Bir insanın gözlemlerini anlattığı yazı türüne, anı denir. Anılar belirli bir zaman dilimini anlattığı için, tarihi özelliği vardır. Bir edebiyat türü olan anılar hem tarihi belge hem edebi eserdir. Toplumun tarihi kişilerinin, tarihe tanıklık eden anıları ile toplum aydınlanır. Değişik meslek sahiplerinden, değişik anılar okuruz.

Bir-çok, bütün-parça yöntemiyle mantık yürütülür. Hegel, Karl Marks, laiklik üzerine inceleme yapalım.

Hegel, idealizm ve materyalizm bütünlüğü, tüm bilgidir, demiştir. Bilgi bütünlüğünü ikiye ayırmıştır. Tüm bilgi, üst kavramdır. İdealizm ve materyalizm, alt kavramdır.

Karl Marks, alt kurum ve üst kurum bütünlüğü, tüm bilgidir, demiştir. Bilgi bütünlüğünü ikiye ayırdı. Alt kurum, üretim araçları ve üretim ilişkileridir. Üst kurum, üretim ilişkilerine bağlı, din, hukuk, eğitim gibi kurumları anlatır. Tüm bilgi, üst kavramdır. Alt kurum ve üst kurum, alt kavramdır.

Farklı iki kavram olan din işleri ve devlet işleri bir bütün oluşturur. Buna laiklik denir. Laiklik, bilgi bütünlüğünün ikiye ayrılmasıdır. Laiklik, üst kavramdır. Din işleri ve devlet işleri, alt kavramdır.

Devlet, vatanı ve milleti ile bir bütündür, denir. Devlet, üst kavramdır. Vatan ve millet, alt kavramdır.

Hazreti Muhammet, “hiç ölmeyecek gibi dünya için, yarın ölecek gibi ahret için çalışınız” demiştir. Bilgi bütünlüğünü ikiye ayırmıştır. Dünya ve ahret çalışması bilgi bütünlüğünü oluşturur. Dünya ve ahret çalışması bilgisi bütünlüğü, tüm bilgidir. Tüm bilgi, üst kavramdır. Dünya ve ahret çalışması bilgileri, alt kavramdır.

Dinimizdeki, sevap-günah, helâl-haram kavramları da bilginin ikiye ayrılmasını anlatır. Sevap-günah ayrımı, bilgi bütünlüğüdür. Helâl-haram ayrımı, bilgi bütünlüğüdür.  

Bir-çok, bütün-parça, sistem-olgu kavramları benzerdir. Bir, bütün, sistem benzerdir. Çok, parça, olgu benzerdir.

Tanımdaki anlam bütünlüğüne bağlı fikir yürütmek, bizi kavram karışıklığından, kulaktan dolma bilgilerden korur. Tanım yapmak suretiyle, düşüncemizi tanım ile sınırlayıp anlatırız. Tanım için sözlüklere, ansiklopedilere başvurulur.

Eğitim, bir felsefeye, bir sisteme göre yapılır. Tam insan yetiştirmek, insanın manevi ve maddi yönünü dengelemek, bütünleştirmek istenir. İnsanı merkeze alan bir eğitim sistemi… Eğitim sistemleri, evrenseli ve yereli kapsar. Her eğitim sistemi, içinden çıktığı toplumun bir aynasıdır, denir.

Bir toplum, bireylerinin kavramları içselleştirmesi, günlük yaşamda uygulaması ile gelişmiş toplum olur. Hak, hukuk, demokrasi kavramlarını bireylerin hem içselleştirmesi hem günlük hayatta uygulaması beklenir. Hak, hukuk, demokrasi kavramları, vatan ve anayasa kavramları ile birbirini tamamlar.

Share
628 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...