logo

03 Ekim 2021

Irkçılık ve yobazlık illeti


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Türkiye’yi yönetenlerin açıklamalarını dinlediğinizde, zannedersiniz  insanların bütün sorunları çözülmüş, hiç kimsenin bir derdi yok, ülke güllük gülistanlıktır.

     Toplumun yaşadığı maddi ve manevi krizler hiç  yokmuş gibi, sürekli doğru olmayan beyanlar yapılıyor. Maalesef bu beyanların  doğru olduğunu kabul eden çok büyük bir kitle var. Ak Partili yöneticiler sürekli, Türkiye’nin durumunu kendilerinin iktidar olduğu  2002 öncesiyle kıyaslayarak, aradaki farkı  o kadar  abartılı bir şekilde söylüyorlar ki, zannedersin çok sorunlu bir ülkede iktidar olmuşlar, sanki  bu gün bütün sorunları çözmüşler.  Yahu biz ne başka bir ülkede ne de başka bir gezegende yaşıyoruz. Türkiye de yaşıyoruz, 2002 öncesinin Türkiye’sini de biliyoruz, ondan sonraki sürecinde biliyoruz.  Eğer bugünün Türkiye’siyle, 2002 öncesi Türkiye’yi kıyaslarsak emin olun  bugün, o dönemden çok daha kötü durumdayız.

     Ak Parti halka üç  Y ile yani yoksullukla, yolsuzlukla ve yasaklarla  mücadele edeceğini vaat ederek iktidar olmuştu. Peki, vaadini yerine getirdi mi? Görünen köy meydanda fazla söze hacet yok. Türkiye tarihinin en büyük yolsuzlukları bu süreçte yapıldı, ülke mafya ve tarikatların gayrı nizami faaliyetlerinin ülkesi oldu.

      Bütün kamu malları serbest piyasa yağmacılarına peşkeş çekildi. Yol, köprü yapıp satmanın dışında insanları iş güç sahibi olmasına vesile olacak, ülke ekonomisine katkı sağlayacak bir tek çivi çakılmadı. Anlayacağınız hükümet kara yolları genel müdürlüğünün yapacağı işleri yaptı. Toplumun ¼’ü açlık sınırında, yarısı yoksulluk sınırında  milyonlarca insan işsiz .

     Türk kökenli olmayan toplumlar,  devletin içine yuvalanmış, ırkçıların, alevîler, gayrı müslimler dinci yobazların ve kadınlar barbarlarmış erkeklerin  zulmünden dolayı temel haklarını kullanamaz durumdalar. Zira, ırkçılık ve yobazlığa tanınan imtiyazdan dolayı  ırkçılık ve yobazlık hastalığı pik yapmış durumdadır, bu hastalık toplumun hücrelerine yayılıyor, giderek yozlaşmaya ve çürümeye vesile oluyor dolayısıyla insanlığın  temel hakları  yok sayılıyor. “Temel haklar”ın altını kalın şekilde çiziyorum, zira temel haklar  insanlığın karanlıktan kurtulup, aydınlığa çıkmasının, sömürücü zalimlerden kurtulup eşit olmasının kutup yıldızıdır .

     Şayet çocuklarımıza eşitlikçi, adaletli, barış içinde yaşayan insanların olduğu bir ülke bırakmak istiyorsak, ırkçılık ve yobazlık illetinden kurtulmanın çaresine bakalım.

Aksi taktirde hiç bir maddi ve manevi sorunumuzu çözemeyiz ve daha beter duruma düşeriz.

      Sonuç olarak ak partinin çözeceğini iddia ettiği  3  Y  bu gün katlanmış olarak devam ediyor.

Mehmet Güler

Share
537 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaşadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiğimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler değil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiştir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...
  • Babam Küçük Ağa

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Memleket insanın yuvası mahallesi evi gibidir, her köşesinde yaşayan insanları insanın ailesinden biri gibidir. Derdi de, sevinci de ortaktır, derdi babam ve bizleri bu insanı felsefeyle yetiştirdi .      Erzurum'un Olur ilçesine bağlı(galo) Yeşilbağlar Mahallesi'nde, namı diyar "Küçük Ağa" denildiğinde herkesin yüzünde bir tebessüm belirir. Çünkü o isim, sadece bir insanı değil; merhameti, yardımseverliği ve insan sevgisini anlatır.      Küçük Ağa Ahmet Bulut... &...