logo

11 Eylül 2021

İşgal ve Kurtuluş


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

      Kadirşinas  Okuyucular,

      Değerli Can Dostlar. 

      Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir. 

      Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yunanlılara bırakılmıştı.  

      18 Mayıs 1920 de Yunanlıların İzmir’e çıkarma yapıp başlattıkları işgal, ilimiz Bursa ve ilçemiz Kestel için, tam tamına iki yıl, iki ay, iki gün sürdü.

      İngilizlerin kışkırtmaları ve desteği ile, Yunan işgal güçleri Anadolu içlerine doğru ilerleyerek işgal alanlarını genişlettiler.                                    8 Temmuz 1920 de, Yunan işgal güçleri, Bursa’nın ve tabii aynı gün de ilçemiz Kestel’in işgalini gerçekleştirdiler. 

      Balıkesir, M.Kemalpaşa Karacabey üzerinden ilerliyorlardı. 56. Fırka komutanı Albay Bekir Sami beyin komutasındaki 56. Fırkanın  İnegöl civarına çekilmesi üzerin 8 Temmuz 1920 de, Yunan işgal güçleri, Bursa’nın ve tabii aynı gün de ilçemiz Kestel’in işgalini gerçekleştirdiler. Yunan işgal güçleri Bursa yı ve doğu tarafını ilçemiz Kestel’i de işgal etmiş oldular.  Bursa’nın ve Kestel’in işgalini 56. fırka komutanı Albay Bekir Sami bey ve  Bursa Valisi Hacim Muhittin bey Ankaraya bildirirler. 

       Bilahare işgalciler bölgede bir hafta dinlendikten sonra 15 Temmuzda da İnegöl düştü. Düşman Mezitler üzerinden Bozüyük’e yöneldi. Ankara’ya hedeflenmişlerdi. 

        Aynı günlerde Bursa Milletvekili Muhittin Baha (pars) bey gözyaşlarıyla kürsüde Namık Kemal’in 

“ Vatanın bağrına dayamış hançerini,

   Yok mudur kurtaracak bağrı kara mahderini”

dizelerini okuyarak üzüntüsünü paylaşmıştır. Otuz arkadaşının ortak imzası ile bir takrir verirler. 

“Riyaset-i Celileye

Birinci makarrımız olan Bursa’nın, sefil Yunanlılar tarafından işgali ve bu işgal neticesiyle din ve vatan kardeşlerimizin duçar olduğu mezalimin tesiratına iştirak ettiğimizin bir nişanesi olmak üzere celsenin 20 dakika tatili ile riyaset kürsüsünün puşude-i siyah ile örtülmesini teklif eyleriz.

Takrir kabul edilir. 

Bursa’nın kurtuluşuna kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde Puşude-i siyah ( siyah örtü ) utanç levhası olarak kalır. 

      Yunan İşgalinin beni ziyadesi ile ilgilendiren ve duygusal olarak üzen, bir diğer yönü ile de onurlandıran tarafı var. Büyük dedem Ragıb Kadem efendi Yunanlılar tarafından hunharca, vahşice eziyete maruz kalmış bir şehit. Genç bir delikanlı olan dedem Kadem İbrahim geceleri ani baskınlar yaparak Yunan askerlerini öldürürmüş. Dedemi yakalayamayan Yunan, ona ulaşabilmek için köye gelir, babası Ragıb Kadem efendiye eziyet eder, zalimce davranır. İşgalciler kendisini urganla beygirin terkisine bağlayıp, köyümüz Baydın’dan (Sayfiye’den)yaya olarak Aksu’ya karakollarına götürmek isterler. Bitap düşen büyükdedem Kadem efendiyi, bir müddet yerlerde süründürürler, sürüklerler. Dayanamaz şehit olur. Naaşını Kazancı ( Şükrüye )’nın oralarda bir yerlerde yol kıyısına atıverirler.  Oğlu dedem Kademlerin İbraham şehit edilen babasının naaşını bulduğu yere defin ediverir. Arsız defineciler mezarı talan ederler.  Şehit mezarını sürekli açarak olmayan defineyi nafile yere ararlar.     Ben hatırlarım her hafta sonu Kozluören köy arabası ile köyümüze giderdik. Rahmetli Anam otobüsü tam yerinde durdururdu. Araçtaki tanıyan köylülerle birlikte iner, dağıtılmış mezar taşlarını toparlar, yeniden düzenlerdik. Ayda bir mutlaka kendini bilmezler, define saikiyle şehit mezarını takan ederlerdi. Biz köyden uzaklaşınca mezarımız kayboldu. Bu vatan topraklarının her karışında şehitlerimizin bir anısı yaşamaktadır. Unutmayalım herbir isimsiz kahramana minnet, şükran borcumuz vardır. Ruhları şadolsun. 

        26 Ağustos 1922 de Başkumandan Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı büyük taarruz 30 Ağustos zaferi ile taçlandırıldıktan sonra hızla işgalcilerin tasfiyesi başlamıştır. 

       9 Eylül 1922 de Kazancı sırtlarında, Aksu da konumlanan Düşmanla şiddetli karşılaşma olmuştur. Sabahına 10 Eylül de ilçemiz KESTEL kurtarılmıştır. 3. Kolordumuz karargahını Kestel’in tepelerine kurmuş ve Bursa’nın Doğu mahallelerine baskınlar yapılmıştır. Gece vakitlerinde Yüzbaşı Rüştü (Dinçer) bey şehre girmiş, beyaz bayrak dikilmiştir. 11 Eylül günü sabah saatlerinde ise Bursa belediye binasına resmi törenle şanlı bayrak çekilmiştir. Şehir kurtarılarak, teslim alındı ve esaret sonlandırdı. Aynı gün Meclis kürsüsündeki Puşude i siyah heyecanlı sevinçli bir toplantı yapılarak kaldırılmıştır. 

       Bursa’nın kurtuluşu 11 Eylül günü kutlandığı için ilçemizin kurtuluşu fark edilmemektedir.

Aksudaki ilgili şehitlik bile maalesef Kestellilerce bilinmemektedir, gölgede kalmıştır. Hatırlanmalı, yaşatılmalıdır. Kim Kestel’in 10 Eylül 1921 günü kurtarıldığını biliyor. Farkındamıyız?

      Gününüz keyifli bereketli olsun. 

      Sağlıcakla kalın.  Huzurlu olun. 

Share
137 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • AKP’DEN İSTİFA EDEN EDENE…

    25 Eylül 2021 Yazarlar

         Türk siyaseti, tarihinde hiç olmadığı kadar içine düştüğü çıkmazı kendi siyasi döngüsü içerisinde yol bulmaya çalışsa da, maalesef toplumun beklentilerine hala çözüm bulabilmiş değildir. Ülkenin uzun süre iktidarında olan siyasetçiler şunu çok iyi öğrendiler; “Bu ülkede, halkın beklentilerine cevap bulamayan siyaset hiçbir zaman iktidarda kalamayacak, halkın beklentilerine cevap veremeyenlerde kendilerini siyasetin dışında bulacaktır.      Ülkede yaşanan siyasi ve ekonomik krizi dış güçlere veya...
  • AŞISIZLARA GETİRİLEN KISTLAMALAR HUKUKA UYGUN MU?

    21 Eylül 2021 Yazarlar

                Aşı olmayanlara getirilen yasaklar sadece Türkiye’de değil, dünyada da tartışma konusu. Şehirlerarası yolculuklarda, okullarda, işyerlerinde ya aşı ya da PCR testi zorunluluğu insanları hem aşıya zorlamak için, hem de toplum sağlığını korumak adına yapılan bir uygulama.             Son dönemde yoğun bakım istatistiklerinden de açıkça anlaşıldığı üzere Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda yatan hastaların çok büyük bir kısmı...
  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...