logo

12 Temmuz 2021

İsraf haramdır


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Her kişinin kendi açısından, bir başkasıyla ilgili başarılı olma konusunda bir kriteri var.

     Bugün,  ülkemizde çok kazanç elde eden veya yüksek makama yükselen insanlar, herkes tarafından başarılı olarak  görülür.

     Öte yandan çok yetenekli bir işçi, bir çiftçi, bir zanaatkar veya bir usta eğer maddi bir güç elde etmemiş ise, veyahut bir makam sahibi değilse, kimse onu başarılı görmez. Bu gibi kişilerin, ülkeye ve topluma verdiği katkı insanlar tarafından kaale alınmaz, onun için bu kişiler başarısız kabul edilir. Ailesinin çocuklarının nazarında dahi beceriksiz ve başarısız olarak  kabul görülür.

     Daha doğru bir ifadeyle, konuyu açıklarsak alın terine, emeğe dayalı yeteneğin  kimsenin gözünde bir kıymeti harbiyesi yoktur. İnsanların başarılı olma olayına böyle çarpık bir bakış açısı, emeğin önemini yok etmektedir ve toplumu giderek üretimden  uzaklaştırıp, üretime yabancılaşmaktadır.

     Bilindiği gibi, dünyada doğal  bir yaşam ve doğal düzen vardır. İnsanda bu doğal düzenin diyalektik olarak bir parçasıdır. Bu manada bir kişinin başarılı olma ölçüsü var olan hak düzene uygun  davranma, konumuna göre kıyaslanmalı şayet kişi doğal canlı yaşamı tahrip etmeden, kendi yaşam alanını oluşturuyorsa, sorun yok ve o kişi başarılıdır.

     Eğer, başka insanlara veya canlı türlerine zarar verecek şekilde kendisi için yaşam alanı oluşturuyorsa, ona başarılı demek hakkı inkardır.

     Bu kapsamda, doğayı yağmalamadan ihtiyacımıza uygun üretim yaparsak, başarılı olmamız söz konusu olabilir. Kendi egomuzu tatmin etmek için, doğadaki canlı yaşama verdiğimiz zarar, yaptığımız gereksiz  israf asla başarı olarak kabul edilemez.

     İsraf haramdır gerçeğini hiç bir zaman aklımızdan çıkarmayalım.

Share
677 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...