Son Dakika


Sevgili dostlar, bu yazımız CHP’nin 38. Kurultayı ile ilgili olacak. O salonda bulunan biri olarak yaşadıklarımızı ve yaşananları çok net bir şekilde anlatmaya çalışacağım.
Cuma akşam saat: 01:00 gibi CHP Nilüfer ilçe başkanlığı önünden Ankara’ya hareket ettik, bizim gibi diğer ilçelerimizden ve farklı bir çok ilden yüzlerce otobüs için varış yeri Kurultay’ın yapılacağı Ankara spor salonu idi, bizim yolculuğumuz 6 saat sürdü ama diğer illerden gelenlerin 10 – 12 saat yolculukları oldu. Saat 08:00 gibi salona girmeye çalışıyoruz. B kapısını polisler bant çekip kapamış, görevli diyebileceğimiz kişiler bizleri bir oraya bir buraya yönlendiriyor, gittiğimiz hiç bir yerde açık kapı yok, sonunda bir yerden dalıp salonun köşesinde Bursa ekibinin bir kısmı olarak kendimize yer bulabiliyoruz ve gözlerimize inanamıyoruz karşı tribün yani kapalı olan B kapısından giriş yapılan yer ful dolu bu kadar kişiyi saat kaçta getirdiniz kardeşim ve kapıları kapattırdınız, akıl alacak gibi değil ve bu tribünün tamamı Kılıçdaroğlu, taraftarları ile doldurulmuş.
Dışarılarda, Özgür Özel ile ilgili pankartlar var ama salonun içinde tek bir tane bulamazsınız. Çünkü izin verilmemiş, salonun tamamı Kılıçdaroğlu ile ilgili pankart ve resimlerle dolu, tavanda bulunan dört taraftan izlenen dev ekranlarda ise kurultay başlayana kadar korkunç yüksek bir sesle Kılıçdaroğlu’nun yaptıkları izlettirildi tüm salona, o ses nedeniyle iki gündür işitme duyularım azaldı.
Birde, bundan sonraki kurultaylar 3 güne çıkarılmalı bunu teklif edeceğim, ilk gün sahne önünde bir araya gelenlerin sarılıp öpüşme ve sohbet töreni ayrıca kürsüde bireysel ve topluca resim çekilme törenleri yapılmalı, bu nedenle saat 10:00 da başlaması gereken kurultay 12.20 de başlayabildi, defalarca anons edilmesine rağmen o kalabalık o bölgeyi terk etmedi, insan şunu düşünür; bu kadar misafir saatlerce yol gelmiş, bizim gibi otellerden gelmiyor hiç uyumamış, yorgun binlerce insan var o salonda hayatımda bu kadar saygısızlık görmedim, organizasyon inanın sıfır bile değildi eksinin de eksisiydi, basın tribününü bile partililer doldurmuş o kadar uyarıya rağmen kımıldamadılar iyi mi.
Adayların salona girişleri ise adaletsizliğin tavan yaptığı andı. Özgür Özel’in salona girişi anons bile edilmedi. Ama, Kılıçdaroğlu’nun girişinde yapılan anonsu duyunca ben bir ara her halde ABD başkanı falan geliyor zannettim, yok böyle bir şey tam bir rezaletti.
Bakın dostlar, bu yapılan adaletsizlikten, saygısızlıktan çokta değer verdiğim sn. Kılıçdaroğlu’nun haberi yoktu gibi bir mazeret olamaz, asla böyle bir şeye onun gibi birisi izin vermemeliydi, bu olacak şey değil, aslında salonda Kılıçdaroğlu kazanacak gibi bir görüntü vardı. Ama delegeler bu yaşananları görünce ibre yer değiştirmeye başladı. Demokratız diyorsun, ama eşit şartlarda yarışmıyorsun, o zaman bu sonuca katlanacaksın.
Sn. Kılıçdaroğlu’nun hala bu yanlışları yapabilecek biri olduğuna inanmıyorum, ama etrafını öyle bir örümcek ağı sarmış ki, parçalayıp çıkması mümkün değildi, çıkamadı da, danışman olan biri bile doğru karar vermiş olan bu insanı çocuk gibi azarlıyor kimsiniz siz kardeşim birde Selvi hanımın hareketi çok tepki çekti, Kemal bey ilk turdan sonra etrafındakilere “Özgür partimizin evladı, partimizi ona emanet edelim” demiş ve salona doğru yola çıkmış bunu İmamoğlu’na da söylemiş Özel’in bulunduğu odanın önünde el sıkışıyorlar birlikte salona çıkacaklar ve Özgür’ün elini kaldıracak ki, olması gerekende buydu mükemmel bir birlik beraberlik mesajı olacaktı, ama Kemal beye sürekli o yanlışları yaptıran örümcekler devreye giriyor bağırıp, çağırıp engel oluyorlar, çok yazık oldu çok, Kemal beye yine de kızamıyorum, ama eğer bunu yapabilseydi zaten seviliyordu gönüllerde taht kuracaktı.
Kurultayın gerçek kazananı Ekrem İmamoğlu bana göre. Özel kaybetseydi, İmamoğlu’nun bir süre sonra siyasi hayatı bitirilirdi. CHP üyesi ve sokaktaki vatandaş Kemal beyle bundan sonra seçim kazanılamayacağına karar verdi, delegede onların sesine kulak verdi ve geleceğin liderinin İmamoğlu olduğunu gördü bu yüzden,
“İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” sözü doğru Erdoğan’ın, İstanbul’u kaybettikten sonra sanmayın ki, AKP kaybetmedi. MHP olmasa hükümeti kuramazdı yani oda kaybetti.
1 Kasım tarihli Sözcü gazetesinde İsmail Saymaz’ın bir yazısı var Arif Sağ’dan Kılıçdaroğlu’na mektup bir Alevi olarak Aleviler adına sesleniyorum, Aday olma diye başlıyor, Alevi toplumunda sadece büyük bir sanatçı ve halk ozanı değil, bir kanaat önderi olarak kabul edilen Arif Sağ’ın bu mektubuna keşke kulak verseydi Kemal bey, keşke.
Bu yazıyı mutlak okumanızı tavsiye ederim.
10 KASIM 1938
Bu tarih Türk ulusunun yasa büründüğü bir tarihtir, yine bu gün M. Kemal Atatürk’ün ölüm haberinin tüm dünyada duyulmasından sonra İtalyan radyolarından bir anons duyulur, Sezar, Napolyon ayağa kalkın, büyüğünüz geliyor, onu daha başka şekilde nasıl anlatabiliriz ki.
Son yüzyılın dünyadaki gerçek liderini bir kez daha anmaya hazırlanıyoruz, tabi ki onu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz ama dünyada böyle mükemmel bir lidere sahip olmanın da onurunu, gururunu yaşıyoruz.
Cumhuriyetimize, Demokrasimize ve laikliğe 29 Ekim’de nasıl sahip çıktıysak 10 Kasım’da da Atamıza öyle sahip çıkacağız.
Kalın Sağlıcakla…
Osman Fahri Ünal
BENZER HABERLER