logo

İTİBARDAN  TASARRUF OLMAZ


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Böyle demişti, AKP Genel Başkanı  Erdoğan yıllar önce. “itibardan tasarruf olmaz” Ama, vatandaşa sürekli tasarruf etmeleri için tavsiyede bulundular. Hatta son günlerde bir şehircilik bakanımız var 2+1 eve sahip olabilmek için, bakın neler dedi hatırlayın. “Fazla mesai yapın” dedi, “yakınlarınızdan ödünç alın” ve “dişinizi sıkın” dedi. Dalga geçer gibi. Bakın dostlar, bunları hiç utanmadan söyleyenlerin bir yaşantısına ve altındaki bindikleri araçlara bir bakın en başta sn.Erdoğan ve bakanlar biraz örnek olmalı insanlarımıza, Sayıştay raporlarına göre sadece sarayın günlük harcaması 10 milyon TL. 18 milyon diyende var. Yanlış duymadınız 10 milyon veya 18 milyon TL. günlük gideri, son üç Cumhurbaşkanına bakıyoruz, görev süreleri içinde A. Necdet Sezer (7 yıl) 167 milyon TL.,  Abdullah Gül  döneminde( 7 yıl)  916 milyon TL. Harcama yapılmış sn. Erdoğan döneminde ise (8 yıl) lütfen geriye yaslanın 18 milyar TL. Şaka gibi ve inanılır gibi değil.

     Bu tarihten itibaren çalışan insanlarımızın ev ve araba alma şansı kalmadı. 20 yıldır yapmayıp, seçime az bir süre kala başlattıkları konut kampanyası bence tam bir hayal satışı, bu günkü asgari ücretle hiç harcamadan yarısı ile ödeme yapsanız, bir eve sahip olmanız için 41 yıl ödeme yapmanız gerekiyor, tabi ayrıca % 10 da peşinat vereceksiniz bu taksitlerin dışında ödemelerde ev teslim edildiğinde değil, hemen başlayacak, kimse kusura bakmasın hiç bir dar gelirli bu ödemeleri yapamaz ve onlara birde tasarruf etmeleri tavsiye ediliyor.

Sn. Erdoğan itibardan tasarruf edilmez diye bir şey yok, itibardan tasarruf olur, yazmıştım Almanya başbakanı 16 yıl görev süresince babasından kalma iki katlı evin ikinci katında yaşadı, giriş katında da kiracısı vardı, bir koruma ile gezdi alış verişini kendi yaptı, hatta çamaşırını ve ütüsünü de eşi yapıyordu, Almanya başbakanından bahsediyoruz bir dünya devi, sn. Erdoğan’da hatırlayın bir yüzük ile gelmişti, peki sonuç.

     KADER NEDİR

     Maalesef yine bir maden kazası ve 41 vatandaşımız hayatını kaybetti, bizleri yönetenler işi yine kadere bağladılar. Bakın dostlar; Kader kaçınılmaz olan kötü bir talihtir, yazgıdır, alın yazısı da diyebiliriz, Kuran’da ölçü ya da kapasite anlamında bir Kader ibaresi bulunmaktadır, ancak İslam da Kadere iman diye bir hüküm bulunmamaktadır. Asırlardır bizlere öğretilen kader Bakara suresi 104. Ayetin tam tersine sürüleşmiş bir toplum yaratmak isteyen saltanat sahiplerinin kitleyi uyuşturmak için oluşturdukları Kuran dışı bir anlayıştır, zaten Anayasa ve yasalar, kader diye bir şey olmadığı için var.

     Bu yaşanan felaketler asla kader değildir, Yaradanın işi yokta o masum işçilerin ölümünü mü planlıyor, böyle saçma sapan bir şey olabilir mi. Grizu patlamaları işin fıtratında var diyerek, bu işten kurtulamazsınız iyide bu fıtrat niye Almanya’da ve Amerika’da yok sormazlar mı insana, suçu Allah’a atarak vicdanlarınızı rahatlatmaya mı çalışıyorsunuz.  Bakınız ABD’de 1 milyon ton taş kömürü üretimi başına düşen işçi ölüm sayısı 0,02.., Çin’de 1,27.., Türkiye de ise 7,22.. yani ABD’nin 7, Çin’in ise altı katı fazla olay bu kadar basit.

Aslında bu faciaların gerçek sebepleri ortada liyakatsiz kadrolar ve işi ehline vermemekten kaynaklanıyor, işçiye fazla üretim için yapılan baskı, denetimsizlik, taşeron mantığı, ihmal edilen gaz sensörlerinin şüpheli durumu yıllardır yaşanan bu faciaların tek nedenleri bunlarken işi kadere ve fıtrata yüklemek olacak iş değildir. Rahmetli Yaşar Nuri bir kitabında şöyle diyor Kuran, Allah ile aldatmayın! İhtarında bulunmasına rağmen Türk halkı, dinine olan derin saygısı yüzünden Allah ile aldatılıyor diyor haksız mı.

     Kimi yeni baba olmuş eşleri hamile olan ve bir sürü hayalleri olan bu 41 emekçi güzel insan nurlar içinde yatın, mekanınız cennet olsun kederli ailelerine sabırlar diliyoruz ama şu asla unutulmasın bu işin fıtratında böyle bir ölüm yok ve sizin başınıza gelen bu acı olayda asla kaderiniz değildir.

     DEZENFORMASYON YASASI

     Çıkarılan bu yasa ülkemize hiç yabancı değil, Abdülhamit zamanında çıkarılmış Osmanlı döneminde yani. Cumhuriyet döneminde ise, Adnan Menderes hükümeti nerdeyse kelimesi kelimesine aynı yasayı çıkarmıştı. Seçimler yaklaşırken kaybetme riski fazlaysa bağımsız medyayı ve internetteki aykırı sesleri susturmak için başvurulan bir yöntem, daha doğrusu halkın haber almasını engellemek, bu yasa bu modern çağda Türkiye’yi çok gerilere Demokrasinin olmadığı ülkeler arasına götürmektir, ne yazık ki Avrupalılar bizden hukukun olmadığı ülke diye söz ediyor ne acı değil mi..?

Kalın sağlıcakla…

Share
523 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YİĞİT ve ONURLU İRAN’A SELAM OLSUN!

    09 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Bütün İslam ülkelerinin insan haklarının gaspı konusunda, son derece kötü yönetim biçimleri vardır. Dolayısıyla, bu yönetim biçimlerinin değişmesi zorunlu bir durum arz ediyor. İslam ülkelerinin halkları olarak, kendi ülkelerimizde insan haklarını esas alan adaletli bir düzen kurmadan, şu anda yaşanan kaos ve kargaşayı engellemek mümkün değil. Yapacağımız şey kendi dinamiklerimizi kullanarak, öz gücümüzü esas alıp, insan haklarına dayalı adaletli düzene geçiş yapmaktır, bunun dışındaki seçeneklerin bize...
  • Yakın bölgemiz

    08 Mart 2026 Yazarlar

    Kıymetli okuyucular, Değerli dostlarım. Ocak 2025’te yazmış olduğum, gazetemiz Kestel YÖRE’de yayınlanan “Ortadoğu öngörüsü” başlıklı yazımda Mercidabık savaşını müteakiben Osmanlı hakimiyeti altına alınan Suriye’de bugün yaşananları kendi penceremden gördüklerimle anlatmaya çalıştım. Sykes-Pıcot (Sykes, İngiliz diplomat -Picot Fransız diplomat) antlaşması emperyalist devletler İngiltere ve Fransa tarafından imzalanmıştır. Akabinde güneydoğu Anadolu bölgemiz mutabakat gereği Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. B...
  • BÖYLE BİR DÜNYA YOK

    07 Mart 2026 Yazarlar

    Yeni iç işleri bakanımız adı Mustafa Çiftçi; 1970 Konya Çumra ilçesinde doğmuş, 1995 Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler mezunu, Kaymakam adaylığı ve birçok ilçede kaymakamlık görevi yaptıktan sonra 27. TBMM. Başkanı İsmail Kahraman’ın özel kalem müdürü olmuş, 2007 yılında kamu yönetimi, 2011 de de ilahiyat fakültesini bitirmiş. 2018- 2023 Çorum, 2023- 2026 Erzurum valisi olarak görev yaptıktan sonra 10 Şubat 2026 da İç İşleri Bakanı oldu, sanırım sn. bakanımızı iyi bir şekilde tanıtmış olduk siz okuyucularımıza. Gazeteci Rahmi Turan, köş...
  • Zafer Partisinden Heybeli de İftar

    06 Mart 2026 Yazarlar

    1 Mart 2026 Pazar günü, Kestel Zafer Partisi İlçe Başkanı Kazım Özçar’ın daveti üzerine, Genel Başkanları Ümit Özdağ’ın da katıldığı iftar programına Atatürkçü Düşümce Derneği Kestel Şubesi yönetimi olarak katılım sağladık. Mudanya yolu Heybeli otelde verilen iftar yemeğine katılımın beklenenden fazla olması sebebiyle, neredeyse bir izdiham yaşandı. Sonuçta, herkes iftarını açabildi. CHP’li Nilüfer ve Mudanya Belediye başkanları da iftara katılanlar arasındaydı. İftar öncesi bir konuşma yapan Zafer Partisi Genel ...