logo

18 Temmuz 2026

Katiller Yüceltilmemeli!


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım;  Geçen hafta NATO toplantısı Türkiye de yapıldı. NATO’ya üye ülkelerin, hükümet ve devlet başkanları toplantıya katıldı. Hükümet yanlısı medyada sadece Trump manşet yapıldı. (Vücut dili, sayın Erdoğan’la çok içten dost olduğu, Vücut temasları, göz göze gelişleri, gülüşleri, elbiseleri, kravatları, yürüyüşleri, oturuşları, yemek yemeleri, mimikleri) analiz edildi ve yorumlandı. Sonunda, Trump ile Erdoğan’ın birbirini çok iyi anladıklarını, sağlam dost olduklarına karar kıldılar ve Trump, Erdoğan’ın istediği her şeyi vereceğini ballandıra ballandıra anlattılar.

     “Allah sizi ıslah etsin” diyorum başka ne diyebilirim. Filistin de, Lübnan da, İran da kardeşlerimizin evlerini barklarını yıkıp, her gün yüzlerce masumu katleden katil ABD’nin katil başkanına bu kadar methiyeler dizmek, gerçekten akıl alır gibi değil.  Gelen konuklar arasında değer verip, yüceltilmeye layık olan liderlerin başında İspanya başbakanı geliyor. Müslüman olmadığı halde, katillerin katliamlarına karşı sonuna kadar Filistin halkının yanında oldu, adeta insanlığın merhamet ve vicdanının sesi oldu. Benim açımdan Netanyahu neyse, Trump odur. Okul bombalayıp, İranlı kardeşlerimizin 163 kız çocuğunu katleden bir katile bu kadar önem vermek demek onun cinayetlerini onaylamak demektir. Bu gün kardeşlerimize yapılan zulme göz yumarsak, yarın kendimizi zulme karşı koruma şansımız yok ederiz.

     Ayrıca, devletler arası ilişkilerde hatır gönül diye bir şey yoktur, realite vardır.

     Bizim yaşadığımız coğrafyanın realitesi,   önce bölge halkları arasındaki çatışmaları sonlandırmak, sonra ekonomik ve sosyal sorunlarımızı çözmek için el ele vermektir.

     Kısacası, kendi sorunlarımıza emperyalist devletlerin müdahale etmesine izin vermeden, kendimiz adalet ve eşitlik temelinde çözelim,  kurtuluş çaremiz ve barış içinde birlikte yaşamanın bundan başka yolu yoktur.

     Anlacağınız; Trump, gibi katillerin yaptıklarını ödüllendirecek şekilde yüceltmek daha büyük felaketlere davetiye çıkarmaktır.

     Kahrolsun Amerikan emperyalizmi ve İsrail siyonizmi.

     Yaşasın mağdurların ve mazlumların birliği ve kardeşliği.

Share
2657 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...