logo

KESTEL ZEHİR SOLUYOR

Açık havaya çıktığınızda hissediyorsunuzdur, genizlerinizin bazen de gözlerinizin yandığını, amaçsız öksürmeleriniz ve ses tonunuzun değişmesi, bunların hepsi soluduğumuz zehirli havanın etkileridir.
Hava kirliliği, kış aylarının gelmesiyle Kestel’de önemli ölçüde artış gösterdi.
Çağımızın en önemli sorunlarından hava kirliliğinin yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle ülkemizde her yıl binlerce kişi yaşamını yitiriyor.
Uzmanlar hava kirliliğinin KOAH, astım, akciğer kanseri ve cilt hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu bilimsel olarak duyuruyor.
Plansız sanayileşme, orantısız büyümenin sonunda olacağı buydu.
Hatta bugünler iyi günlerimiz.
Her canlının sağlıklı çevrede yaşamasının Anayasal bir hak olduğu ne yazık ki, Kestel Belediye Başkanı Yener Acar’ın umurunda değil.
İlçe halkı adeta zehir solarken, hiç bir sorumluluğu yokmuş gibi topu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne atıyor.
Halbuki her lafında, “Halkımızın doğumundan ölümüne kadar biz sorumluyuz” diyerek Kestel halkından oy isteyen Acar, söylediği sözlerin arkasında duramayacak kadar basiretsiz bir durum sergiliyor.
Başkan Acar’ın bu vurdum duymazlığı yetmemiş gibi hava kirliliği adeta devlet eliyle yapılıyor olması, işi daha da vahim hale getiriyor.
Nasıl olduğunu çok basit olduğu kadar da düşündürücü iki örnekle aktarmak istiyorum.
Yaz aylarında görmeye alıştığımız binlerce ton kömür, Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma Vakfı aracılığıyla dar gelirli vatandaşlara dağıtılıyor.
Vatandaş da kapısına kadar gelen kömürü kışın ısınmak için sobasında yakınca, zaten kirli olan havamız daha da kirleniyor.
İkincisi ise, geçmişte Kestel’i yönetenlerin iş bilmezliği yüzünden verdikleri izinlerle bugün şehir içinde kalan sanayi kuruluşlarında doğalgaz olmasına rağmen daha ucuza mal ettikleri kömür yakmaları sonucudur.
Sanayiciler ucuz maliyet, siyasetçiler siyası çıkarları için halkın sağlığını hiçe sayıyorlar.
Bilimsel verileri defalarca bu sütunlardan aktarmaya çalıştıysak da somut önlemler alınmayıp her canlının sağlıklı çevrede yaşama hakkı gasp edilmektedir.
Halk olarak, sessiz ve de duyarsız kaldığımız sürece gelecekte daha fazla çevre kirliliği kabusuyla yüzleşmeye ve çevremizde sevdiklerimizin kanser hastalığından öldüklerini duymaya hazır olmalıyız.
Belki de bu siz ya da çocuğunuz da olabilir.

Share
297 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?