Son Dakika


ŞAHİN “Üyenin sözünün değerli olduğu bir parti kültürü yaratacağız”
Bursa da 1126 personel, 439 araç görev başında
Eğitim İş Bursa Şubesi “Eğitimde şiddete boyun eğmeyeceğiz”
TKP: Halk TV’ye atanan kayyum iç ve dış politikada süren çaresizliğin son göstergesi, kontrolü kaybettiler
Bursa Büyükşehir Belediyesinden kış öncesi alt yapı mesaisi
Derelerde kapsamlı temizlik çalışması
CHP’nin başına butlan olarak getirilen ve AKP’ye hizmet ettiğinden kimsenin şüphesinin dahi olmadığı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine verilen görevi oldukça güzel bir şekilde yerine getirmeye devam ediyor…
Seçilmişlerin görevden alındığı, kimsenin itibar göstermediği atamalar ile yol yürümeye çalışıyor.
Hiç dikkat ettiniz mi, CHP’nin başına tekrar geldikten sonra, hiç iktidarı eleştirdi mi, asgarî ücretliden bahsetti mi, Ankara’da parkta görev yapan gazilerden veya şehit yakınlarının taleplerinden bahsetti mi..
Elbette ki, Hayır
Çünkü, kendisine verilmiş görev o değil..
Onun görevi CHP’yi parçalamak, Tayyip Erdoğan’ı bir dönem daha Cumhurbaşkanı seçtirmek…
Bunu bile göremeyecek kadar kör olmuş gözler…
Hatta, Kılıçdaroğlu sabahın köründe uydurma operasyonlarla görevlerinden alınan bir belediye başkanına sahip çıktı mı.
Hayır…
Hakkını yemeyelim, Erdoğan’ın istediği şekilde ucundan azıcık diyebileceğimiz eleştirileri var tabi ki.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda CHP’ye Bursa da atanmış olan ilçe başkanlarını uzaktan da olsa takip ettim..
Gördüğüm, Yeni Parti ile birbirlerine düşmanca yaklaşım sergilediler…
Anıta hangimiz daha kalabalık gideriz yarışı vardı her ikisinde de.
Yeni Parti bu konuda açık ara öndeydi.
Hele, Kestel de protokol sonrası CHP’nin yaptığı alternatif program tam bir fiyaskoydu.
Körlerin sağırları ağırladığı programı andırdı.
Bu koltuk sevdası nedendir bilinmez. Ama, insanın hak etmediği bir yerde bulunması bana göre ikiyüzlülüktür.
Sizler; kendi içinizdeki küçük hırsları, delege oyunlarını ve koltuk kavgalarını bitiremediğiniz sürece Kestel halkına hiç bir umut veremezsiniz! Cumhuriyet Meydanı’nda bile yan yana durmaktan aciz olan, birbirine sırt çeviren bir muhalefet anlayışı; iktidarın paravanı olmaktan öteye gidemez.
Şu unutulmamalıdır ki; Atatürkçü Düşünce Derneği; hiç bir partinin arka bahçesi, hiç bir çıkar grubunun basamağı ve figüranı değildir.
Bizler; içi yanan şehit ailelerinin, sokakta ter döken emekçinin, tarlasında çaresiz kalan köylünün, hor görülen çiftçinin, geleceğini arayan gencin ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci mirasının yılmaz neferleriyiz.
Kestel Cumhuriyet Meydanı; şahsi ikballerin, yapay duruşların ve soğuk savaş pozlarının değil; doğrudan halkın ve Cumhuriyet erdeminin meydanıdır.
Herkes aklını başına alsın diyoruz…
Bu samimiyetsiz tiyatroyu, bu kurumsal saygısızlığı ve yapay küslükleri bir kenara bırakın; yüzünüzü artık Kestel halkının gerçek dertlerine dönün!
:Yazımı, Deniz Zyrek’in son zamanlarda çok ses getiren şu yazısıyla sonlandırayım da, belki aklı başında olanlar bir şeyler kendilerine çıkarabilirler:
Bakın ne yazmış Deniz Zeyrek;
“Çok güvendiğim bir kaynağım, Kemal Kılıçdaroğlu ekibinden birinin kendilerine söylediklerini aktardı.
Duyunca şok oldum.
Şöyle diyormuş:
“Yargı tamamen arkamızda. Hepsinin (Özgür Özel ekibinin) haddini bildireceğiz (burada daha argo bir cümle kurdu ama ben size aktaramadığımdan ‘haddini bildireceğiz’ diye yazdım) Ağızlarıyla kuş tutsalar hiç bir şey elde edemeyecekler. Bütün kapılar yüzlerine kapanacak.”
Bugüne kadar, Yargı AKP’nin elinde diye bağırıp, çağırmıyor muyduk.
Peki, Kılıçdaroğlu’nun “Yargı tamamen arkamızda” demesine ne diyeceğiz.
Özel ve ekibinden intikam almak için ellerinden geleni ardına koymayan Kılıçdaroğlu, zihniyetinin hangi noktaya evrildiğini daha anlatmaya gerek yok sanırım.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
10 Ekim 2026 Yazarlar
09 Ekim 2026 Yazarlar
08 Ekim 2026 Yazarlar
02 Ekim 2026 Yazarlar