Son Dakika


Biz, Kestel’de doğmuş büyümüş o dönemin gençleri olarak, işimiz hep spor yapmak oldu. Siyasete hiç bulaşmadık diyebilirim, mükemmel bir arkadaş grubumuz vardı, sevgi, saygı, dostluk hepsi vardı, kaybettiklerimiz oldu ışıklar içinde uyusunlar, onları hiç unutmadık bu grubun yaşları bu gün 60 ile 72 arasıdır. Gerçekten, Kestel de bizden sonra gelen nesile çok iyi örnek olduk diyebilirim, bu gün hala bir araya geldiğimizde sarılırken, kemik sesi gelir.
Bunları niye yazdım çok güzel günlerdi, bizler içinde olmasak ta bu gün ki gibi çirkin siyaset yoktu, insanlar dürüst ve namusluydu, sözünün eriydi. 23 yıl önce 45 yaşlarımda Kestel de meclis üyesi olarak seçilip, siyasete girdim, bir dönem yaptım benim için yeterliydi daha sonra ikamet ettiğim Nilüfer ilçesin de iki dönem CHP İlçe başkan yardımcılığı görevim oldu, siyaset bana göre değildi, hiç sevmedim ama girdiğiniz zaman çıkması da kolay olmuyor, hala bir ucundan tutmaya çalışıyoruz.
Bir çok Belediye Başkanı, Milletvekili, İl ve ilçe başkanı, Genel Başkan ile çalıştım, Kemal Kılıçdaroğlu da bunlardan biriydi, onunla çok umutlanmıştık, ‘arkasında o Ağustos sıcağında Düzce’den Adapazarı’na kadar yürüdük, inanmıştık ona, ta ki İsveç’te ki CİA – ABD nin Orta Doğu projelerini yürüten ve uygulayan İpek Yolu Enstitüsünün belgelerini okuyana kadar, şok olmuştum inanamadım. Kılıçdaroğlu, bir proje olamazdı ama maalesef doğru çıktı ve onlar onun daha hiç tanınmadığı bir dönemde 2007 de Deniz Baykal’ın gönderilip Kılıçdaroğlu’nun Başkan olmasına karar vermişlerdi, bu mazbatasız sinsi hain iktidarlarını kaybetmemek ve CHP’yi bölmek için düğmeye basanlara hizmet ederek ve Genel Merkezimize polis ve bar fedaileri ile kapıları kırdırarak, biber gazı sıktırarak girdi, asla affetmeyeceğiz, CHP’yi bölen kişi olarak tarihin çöplüğünde yerini alacaktır.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi başına yapacağı tasarruflar Mazbatası olmaması nedeniyle geçersizdir, trafiğe ehliyetsiz çıkan sürücü konumundadır. Özgür Özel ve ekibine YSK tarafından verilmiş olan Mazbatalar geri alınmadığı için geçerliliğini korumaktadır, alınan bu karar yasal ve Anayasal dayanaktan da yoksundur. Seçim hukuku bakımından Mazbata kimde ise Genel Başkan’da odur yani aslında değişen hiçbir şey yoktur.
Gelelim Koltuktar Oğlu veya bir başka deyişle Kayyumdar oğluna sn. Can Dündar’dan biraz kopya alalım çok doğru tespitleri var keyifle 2-3 kez okudum, sizlerin de beğeneceğinden şüphem yok.
Bir kaptanın en büyük amacı gemisini korumak olsaydı, sonsuza dek limandan çıkarmazdı. Özgür Özel için söylenmiş sanki, Özel, iyi bir kaptan olduğunu gemisini ne pahasına olursa olsun limanda tutarak değil, gerekirse yeni bir gemiyle yola devam edeceğini söyleyerek gösterdi, cesaret bazen vaz geçmeyi bilmektir, cesaret sil baştan başlamayı göze alabilmektir, cesaret güvenli limandan fırtınalı denize açılabilmektir.
Lider, kriz anında test edilir, Özgür Özel, polisin kapısını yıktığında arabasına binip binayı garajdan terk etseydi bu gün Türkiye başka bir yer olabilirdi, bu gün Türkiye’nin hala bir umudu varsa bu kritik anda yenilgiye beş kala yürüyoruz arkadaşlar deme cesaretini gösterebildiğindendir, o yürüyüş tam bir meydan okumaydı. Yıkılmış bir kapıyı, yırtılmış bir ültimatonu, sarayın hizmetine girmek üzere olan bir partiyi geride bırakıp beyaz bir gömlekle kuşatmayı yarıp, yürüyüş başlatmak, o an yılgınlığa düşmüş halka verilecek en iyi moral aşısıydı.
Oradaki kitle hızla aşılandı ve liderin peşine düştü, polis engelini yıktı, Özgür Özel, her adımıyla büyüyen bir kitle ile yağmur ve dolu altında yürüdükçe operasyonuna liderlik etmeye korkan Kılıçdaroğlu, ise saklandığı evinde temelli küçüldü. İstanbul ’da da Gürsel Tekin il Başkanlığı’na beş bin polis ve bar fedaileri ile girmişti ama hiç olmazsa orada olabilme cesaretini göstermişti.
Kılıçdaroğlu, oturduğu yerden polisi ve bar fedailerini CHP’ye sürünce destekçileri bile desteğini çekti, Özel’in yanı başında yumruğu sıkılı halde gözleri yaşlı slogan atan gençlerin gözündeki yaşı ya da sırılsıklam halde onunla Meclise yürüyenlerin yüzündeki tebessümü görmüşsünüzdür. Özgür Özel on binleri arkasına takıp korkusuzca yürüyüp Toma’nın üzerinden kitlesine slogan attırarak durduğu yeri miting alanına çevirerek, mikrofonu çalışmadığından çıplak sesle seslenerek, yeni Türkiye’nin lideri benim diyordu. 77’lik’Kılıçdaroğlu’nun, 78’lik Bahçeli nin, 72’lik Erdoğan’ın karşısına 51 yaşında çıkarak ve onların kurduğu tuzakları birer birer aşarak sadece gelecek seçimi değil, gelecek nesilleri kazanıyor, yolu açık olsun.
MAZBATASIZ SİNSİ
K. Kılıçdaroğlu aslında kimdir dersek şöyle bir tarifi de yapılabilir, Futbol ile ilgisi olanlar iyi bilir rakip kaleye tehlikeli olabilecek bir faul atışı vardır adı frikik olarak geçer, bu atışın kaleye girmesini engellemek için 5-6 oyuncu baraj kurar, bu atışı kullanacak olan takımda bu barajı bozmak için kendi adamını barajın içine sokar, ama bu kişi o baraja ait değildir, barajın içindeki rakip takımın oyuncusu K. Kılıçdaroğlu dur.
Bu mazbatasız sinsinin peşine takılanlara şöyle bir bakıyorum daha doğrusu Bursa il yönetimine çökenlere 31 kişi içinde 11-12 tanesi tanıdığım birlikte siyaset yaptığım arkadaşlar, bunca yıldır Chp’de yönetim kadrolarında siyaset yapan biriyim iyide diğerlerini hiç mi hiç tanımıyorum beni bırakın diğer arkadaşlarda tanımıyor, ilk il yönetim toplantısı diye resim atıyorlar 15 kişi var, ilk toplantıda görev bölümü yapılır ve eksiksiz katılım olur 31 kişi ile güzel birde resim verilir oda yok, il kadın kolları başkanı diye isim açıklıyorlar, ne yazık ki o arkadaşı da hiç tanımıyoruz iyide bu arkadaşın yönetimi nerede, ne isim ne de yine bir resim yok.
Şunu söylemek istiyorum yapayalnızlar, bu yalnızlıkları zannetmeyin ki bitecek her geçen gün artacaktır ve yaptıkları hatanın farkına varacaklar ama tarihin sayfalarına CHP’yi bölmeye, Erdoğan’ı iktidarda tutmaya çalışan hainler olarak geçecekler bu sadece onları etkilemeyecek ne yazık ki ailelerine, çocuklarına kadar sirayet edecektir.
Seçilmeden kolayca makam sahibi olabilmek adına o kadar gözleri kör olmuş ki bu arkadaşların bu operasyonun CHP’nin bir iç meselesi olmadığının bile farkına varamamışlar, ülke Monarşiye sürükleniyor, Tom Barack denen biri var açık açık söyledi duymadınız mı, ABD ve İsrail BOP projesi kapsamında Türkiye’ye yeni bir sistem inşa etmeye çalışıyorlar sizlerde ana aktörler oluyorsunuz, memleketin kalbine kazık oluyorsunuz, Atatürk Cumhuriyetine yapılan bu saldırıya ortak oluyorsunuz, tek adam rejiminin piyonu sunuz, orada olduğunuz sürece tüm bunları sindirip kabullenmiş oluyorsunuz, bu bir.
Söylendiğine göre Birleşik Arap Emirliklerinden den svap olarak borç para istenmiş, onlarda borç değil de bize bazı şirketlerinizi satın demişler, bunların başında sn. Erdoğan’ında yıllardır dilinden düşürmediği 100 adet iştirak şirketi olan İş Bankamız geliyor fakat % 28 hissesi Atatürk’e ait CHP’nin denetiminde, % 38.66 hissesi de İş bankası çalışanları ve emeklilerine ait olan sandık vakfındadır, o nedenle bu satış gerçekleşemiyor, Koç holdingde Y.Kredi Bankasını tüm baskılara rağmen vermedi, buda bu operasyonun bir parçası olabilir mi bekleyip göreceğiz, bu da iki, sizler hala bu operasyonun CHP’nin bir iç meselesi olduğunu düşünüyorsanız gerçekten kutlamak lazım.
Unutmayın gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi pis bir huyu vardır!!!
Bu yazımızı şöyle bitirelim seçilmiş mazbatası hala elinde olan YSK’ya göre CHP Gen. Bşk. nı Özgür Özel K.Kılıçdaroğluna bir teklif yaptı, 2 milyon üyemiz var onların oyları ile bir Genel Bşk. seçimi yapalım 1.8 milyonun altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum dedi, cevap yok, K. Kılıçdaroğlu için ne aciz bir durumdur bu, ne rezalettir, üyelerin ve halkın karşısında hiçbir karşılığı yok, o koltukta bir dakika bile oturmamalıdır.
Bu mazbatasız sinsi K. Kılıçdaroğlu birde bakın ne dedi, ( kim partiyi bölmeye çalışıyorsa Erdoğan’a hizmet ediyordur !! ) bu kişi sanırım yaşı nedeniyle bir bunama dönemi yaşıyor büyük ihtimalle de hepimizle alay ediyor, bunca yıldır siyasetin içindeyiz yaşımızda ona göre çok daha iyi durumda, kendimizi senin gibi akıl yoksunu birine aptal yerine koyduracak değiliz, kendine gel o kişiye kimin hizmet ettiğini on yaşındaki çocuk bile biliyor.
Sevgili dostlar Kestel’imizde yine hepimizin sevgisini, saygısını kazanmış, pırıl pırıl bir yüreğe sahip, Bursa Spor sevdalısı İmparator lakaplı kardeşimiz Ali Akbaşı kaybettik, mekanı cennet olsun, ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyorum, hepimizin başı sağ olsun,
Kalın Sağlıkla
Osman Fahri Ünal
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
13 Ağustos 2026 Yazarlar
13 Ağustos 2026 Yazarlar
03 Ağustos 2026 Yazarlar
02 Ağustos 2026 Yazarlar